Görüş Bildir

"What is Matrix?" Değil "Why is Matrix?" - Matrix Resurrections'dan Neler Umduk Neler Bulduk?

Anasayfa > Iq > Sinema

Sinemanın altın yılı 1999'da gösterime giren 'The Matrix', sinemaya hem çekim teknikleri hem de senaryosu ile yön vermiş bir film evreni/serisi olmanın ötesinde, yaşadığımız çağda da öngörü niteliğinde önermesi olan bir başyapıttır.

BU İÇERİK BOL MİKTARDA SPOİLER İÇERİR!

Seneler sonra gelen fragman.

Seneler sonra gelen fragman.

Uzun bekleyişler sonrasında 9 Eylül'de yayınlanan fragman, ilk filmi izlediğim günkü heyecanımı adeta diriltti diyebilirim. Çoğu kişi Keanu Reeves'in trailerdaki John Wick karakterine benzeyen imajına, filmin ilk filmdeki gibi yeşil tonlarda değil de renkli tonlarda olmasına, filmin 'felsefesinin' olmayıp daha çok aksiyona boğulmuş bir film gibi bir imaj çizmesine ve ilk serideki karakterlerin bazılarını başka kişilerin oynuyor olmasına takılmış olsa da fragman benim için çok doyurucu ve heyecanlandırıcıydı.

Günlerden vizyon günü geldi çattı ve en büyük Matrix fanlarından biri olarak tabi ki de filmi büyük bir heyecanla izledim. Film bitti, peki ya sonuç? O kısım biraz karışık...

Dikkat, bu kısımdan sonrası filmi izlememiş olanlar için SPOILER İÇERİR!

Dikkat, bu kısımdan sonrası filmi izlememiş olanlar için SPOILER İÇERİR!

Film Nasıldı?

Film Nasıldı?

Serinin tüm filmlerini izlemiş olan büyük fanlar için çok büyük beklenti ile gidilirse, film özellikle ilk izlenildiğinde büyük hayal kırıklığı olacaktır. Neden mi? Çünkü Matrix'i filmden öte bir fikir olarak gören, ilk filmlerdeki kurgusunu, sanat yönetmenliğini, görüntü yönetmenliğini, müziklerini sanki tüm gezegenlerin doğru şekilde dizilmiş olması gibi bir ahenkle yerlerine oturduğu için seven hayranları için bu film bu noktalarda daha sıradan kalıyor. Günümüzdeki herhangi bir Hollywood filminde gördüğümüz kamera açıları ve hareketleri, alışılmış mavi ve turunculu 'Blockbuster Filmi' renk paleti, eski filmin karakteristik müziklerine göz kırpmaya çalışsa da günümüzün fabrikasyon yapısından pek öteye gidemeyen film müzikleri ile ortalama bir görsel ve işitsel doyum sağlıyor ne yazık ki. Fakat bana göre en önemli eksiklik senaryodaki yetersizlik...

Neo bu simülasyonda bir oyun tasarımcısı!

Neo bu simülasyonda bir oyun tasarımcısı!

Film başladığı andan itibaren ilk filmde hacker olarak bildiğimiz Neo'yu (yani Matrix'in içindeki adıyla Thomas Anderson'u)  bu yeni simülasyonda  bir oyun şirketinde oyun tasarımcısı olarak görüyoruz. Bizim izlediğimiz Matrix üçlemesini aslında oyun olarak yazmış ve bu oyunla da bir sürü ödül kazanarak fenomen olmuş bir Thomas Anderson var karşımızda. O anda anlıyoruz ki yeni simülasyon aslında bizim de içinde bulunduğumuz gibi bir evrende geçiyor. Herkes Matrix'i biliyor, bizim Matrix filmlerinden bildiğimiz sahnelerin figürleri Thomas'ın yaptığı oyunun figürleri gibi masasının sağında solunda duruyor.

Matrix'in yapımcısı Warner Bros'a yapılan gönderme.

Matrix'in yapımcısı Warner Bros'a yapılan gönderme.

Hatta senaryo filmin ilerleyen dakikalarında bu olayı daha da ileri götürüyor ve Thomas'ın patronunun, ortakları olan Warner Bros'un oyunun devamının çekilmesi için ısrar ettiği için Thomas'la konuştuğunu görüyoruz. Çok ironik değil mi? :) Filmin çekilme nedenini de böyle ironik bir şekilde entegre etmeleri seyirciyle aradaki duvarı kıran akıllıca bir hareket bence.

Neo'nun kafası yine karışık

Neo'nun kafası yine karışık

İlerleyen dakikalarda Thomas'ın yine gerçekliğini sorguladığını, oyun için yazdığı dünya ile yaşadığı dünya arasında gelip gittiğini ve bu yüzden terapi aldığını görüyoruz. Doktoru olan Neil Patrick Harris'in verdiği mavi haplar sayesinde bu sanrıları bastırdığını, yani bu sayede Matrix'te kaldığını vermeleri de güzel detay.

En büyük eksik???

En büyük eksik???

Gelelim senaryonun fragmanlar yayınlandığı andan itibaren merak ettiğim, 20 sene sonra  bu zaten başarılı olan üçlemenin devamının çekilmesine neden olacak en büyük yapı taşı olması gerekirken en özensizce oluşturulmuş kısmına. Neo'nun tekrar uyandırılışı...

Makineler ve insanlar artık dost!

Makineler ve insanlar artık dost!

Bu kadar zamandan sonra  gerçek dünyada (yani Zion'da) bir şeyler yanlış yada kötü gitmiş olmalı ve Neo'ya hunharca ihtiyaç duyulmuş olsun ki Neo tekrar uyandırılsın değil mi? Açıkçası ben bunu bekliyordum. Fakat görüyoruz ki makinelerin ve insanların barışı sonrası ortalık sessiz sakin, gerçek dünyada İo diye bir şehir daha kurulmuş ve burada insanlar ile makineler birlikte çalışarak orayı daha iyi bir yer haline getirmeye çalışıyorlar.

2. Rönesans'ta sağlanamayan barış sağlanmış.

2. Rönesans'ta sağlanamayan barış sağlanmış.

Matrix'in kuruluş nedeninin insanların, kendi yaptıkları ve kendilerinden daha da üstün seviyelere gelen robotlar ile birlikte yaşamak yerine, onları tehdit gördükleri için onlara savaş açması ve bununla birlikte dünyanın yok oluşuna neden olan fitili yakmaları olduğunu Animatrix serisini izleyenler bilirler...

Neo'nun geri getirilmesi için daha güçlü bir neden olmalıydı...

Neo'nun geri getirilmesi için daha güçlü bir neden olmalıydı...

Animatrix'in 2. Rönesans bölümünde sağlanamayan bu barış şu anda sağlanmışken ve her şey güllük gülistanlık giderken Neo'nun tekrar uyandırılma sebebinin Neo'yu efsane olarak gören ve kendisinin fanusta pil olarak kalmasına kıyamayan bir grup gencin macera araması gibi bir neden olması beni tatmin etmedi açıkçası...

Makine teknolojisi beee!

Makine teknolojisi beee!

Peki bunu da geçtik, Neo ve Trinity 3. filmin sonunda  ölmüştü. Nasıl ve neden geri geldiler? Bu da cevabını çok merak ettiğim ve filmin yapı taşı olan sorulardan bir diğeriydi. Nasıl kısmı makinaların muhteşem teknolojileri sayesinde bir sürü operasyonla iyileştirmeleri risk alınmadan tembelce yazılmış ve ucuz bir cevap oldu.

Birlikten kuvvet doğar...

Birlikten kuvvet doğar...

Neden kısmına gelirsek, Neo ve Trinity birlikteyken çok muhteşem bir enerji açığa çıkarıyorlarmış, Neil Patrick Harris'in canlandırdığı 'Analyst' karakteri de bunu çok güzel bir ekstra enerji üretim fırsatı olarak görmüş, buymuş... Fakat Neo ile Trinity ne birbirlerinden çok uzak olmalı ne de çok yakın olmalılarmış, Çünkü birbirlerinden çok uzak yani ayrı olurlarsa güçleri bir anlam ifade etmiyormuş, çok yakın olurlarsa da durdurulamıyorlarmış. Bu yüzden onları komşu apartmanların balkonları gibi birbirine bakan iki fanusa koymuşlar... Ne hikmetse  Matrix için en çok tehlike arz eden bu iki kişinin başlarına da hiç güvenlik koymamışlar...

En sıkıntılı gördüğüm noktalardan biri ise Ajan Smith...

En sıkıntılı gördüğüm noktalardan biri ise Ajan Smith...

Sebebi ne olursa olsun, sinema tarihinin belki en iyi yazılmış ve oynanmış kötü karakterini, Neo'nun zıt kontrastını Neo'ya sakin sakin yardım ederken görmek bende ayağımda çorapla ıslak bir yere basmışım gibi bir his yarattı. Kendisini oynayan Jonathan Groff ne kadar çabalamış olsa da olmamış... Ajan Smith Hugo Weaving'dir...

Tatmin edemedi...

Tatmin edemedi...

Senaryodaki bu boşluklar ya da yetersizlikler benim için çok önemli noktalar olduğu için film bittiğinde 'ne izledim ben şimdi?' dememe neden olan ana noktalar oldu ne yazık ki. Peki ben ne beklerdim? 20 senelik bir aradan sonra tekrar hayata döndürülen bir karakterin hayata döndürülmesi için çok güçlü bir neden olması gerekirdi diye düşünüyorum. Bunun makinalar ve insanlar arasında yeniden çıkmış bir savaş, beklenmeyen birinin ihanetiyle girilen zor bir durum gibi kurtarıcı olarak Neo'ya ihtiyaç duyulan bir senaryo olması beni tatmin edebilirdi mesela. Neo'nun bu süreçte tekrar eski gücünü kazanmaya çalışması, bunu yaparken zorlanması, yaşadığı zorlukları ve kayıpları görmek isterdim. Filmin sonunda her şey kötüye giderken  elinin altında seyircinin hiç beklemediği gizli bir kartı olmasını beklerdim. Onun yerine gücünü toplayamamış bir Neo ve uçan bir Trinity gördük...

Finali şaşırtmadı...

Finali şaşırtmadı...

Sonuç  olarak en önemlisi, beklentimi kırarak yüzüme tokat gibi vurulan ters köşeler beklerdim, çünkü serinin ilk 3 filmini izlerken bunu defalarca kez yaşadık ve Matrix izlerken şaşırmaya ve düşünmeye alışığız. Yine de seneler sonra bu karakterleri tekrar görmek ve az da olsa (filmin ilk 30 dakikasında falan) 'aaa ne değişik' hissi yaşamak fena değildi. Ama şu bir gerçek ki benim gözümde yeni film ne yazık ki ilk üçlemenin yerini tutamaz, tutamayacak...

Peki siz ne düşünüyorsunuz? Filmi beğendiniz mi? Görsel, işitsel ve mantıksal olarak tatmin olabildiniz mi? Filmle ilgili olumlu şeyler eksiklerini görmezden gelebilmeniz için yeterli oldu mu?

Haydi yorumlara!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
20
11
7
6
5
1
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Efe Kasap

Olmayacaktı olmadı da …

Emrah Koparmal

doğru zamanda saçma bir senaryo.

Eyüp Öz

Para için çekilmiş öylesine bir Matrix, adı yeter diye düşündüler ise demek ki...