Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Türk Edebiyatının Sevgiyi Karın Tokluğuna Yaşayanları Bile Doyuracak 16 Şairinden 16 Şiir

-

1. Yılmaz Odabaşı

Gözlerini sil ve bu sevda kadar koyu bir çay tutuştur ellerime. 
Yok, gitme! 
Gitme, sen gidince sevmek yüreğimde düğümleniyor, 
Özlemeyi yutkunuyorum; 
Sonra pencerene ürkek kuşlar konuyor 
Şu gök var ya şu gök, birden üstüme çöküyor, 
Yok.. gitme! 
Gitme aç göğsünü ısınıp kalayım öyle.

2. Nazım Hikmet Ran

Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsin
sen ülkemin yaz geceleri gibisin
saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında
beni unutma
ah! saklı gülüm
sen hem zor hem güzelsin
şiirlerimin ılıklığında açılmalısın
sana burada veriyorum hayata ayrılan buseyi
sen memleketim kadar güzelsin
ve güzel kal.

3. Turgut Uyar

Şöyle bir içten öpmeni senin, 
Bin tane cennete değişmem... 
Varsın yatağımız ipek olmasın, 
Güzel vücudun danteller içinde değilmiş, 
Ne çıkar... 
O bütün tatlı saatlerinde gecenin 
Güneş perdelere gelene kadar, 
Kollarında bulutlarda gibiyim, 
Mehtap saçağımızdaki buzlarda 
Odamıza bir soğuk aydınlık dolmuş. 
Gözlerin gözlerimde, 
Boynumda sımsıcak kolların, 
Gündüz ki yorgunluğum kaybolmuş. 
Seni her an minnetle yad ederim 
Sen şimdi şarkılarla evimizdesin, 
Sahibem, efendim, ela gözlüm 
Gözlerinden öperim.. 
Boydan boya bekçi düdükleri sokaklarda 
Gecemiz huzur içinde ela gözlüm. 
Öpüşlerin öpüşlerin ardarda... 
Hem sevgi hem şefkat dolu ellerin 
Ne olur yine böyle yarında 
Binlerce şükrediyorum hayata geldiğime 
kollarında.. 
Bir başka lezzet var hayatta ela gözlüm, 
Öteki alemleri bilmek istemem. 
Şöyle bir içten öpmeni senin, 
Binlerce cennete değişmem... 

4. Ahmet Telli

Anısı biz olalım bu sokakların 
öpüşmediğimiz tek saçak altı 
hiçbir otobüs durağı kalmasın 
Biz yürüyelim kent güzelleşsin 
gürültüsüz sözcükler bulalım 
yeni sevinçlere benzeyen  
Biz gelince bir yağmur başlar 
yüzün çizilir buğulanan camlara 
bir uzun karartma biter 
akasyalar köpürür birdenbire 
ve her avluda adınla anılan 
çiçekler sulanır akşam üstleri  
Bir arkadaş evine uğrarız yolüstü 
bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi 
başını sessizce omzuma koyarsın 
gülüreyhan olur soluğun 
Biz kalırız kuşlar dönüp gelir 
her balkonda bir menekşe sesi  
Belki yeniden güzelleştiririz 
adları değiştirilen parkları 
perdeleri hiç açılmayan evlerde 
ışıklar yanar çocuk sesleri duyulur 
tanıdık sevinçlerle dolar yeniden 
kendi sesini kemiren alanlar  
Anısı biz olalım bu sokakların 
ve hiç durmadan yağmur yağsın 
Biz gürültüsüz sözcükler bulalım 
sarmaşıklar fısıldaşsın yine 
Gidersek birlikte gideriz 
yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen.

5. Özdemir Asaf

Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde,
Şarkılarımda, sözlerimde.
Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.
Sen göreceksin, duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.
Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.
Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.
Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.
Bir gün, tam anlatmaya..
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım..
Anlayacaksın.

6. Nihat Behram

Beni geçmişin dehşetiyle besle 
beni geleceğin özsuyuyla

Küpeler tak kulaklarıma kirazlardan 
mendilimi fesleğenlerle yıka

Bana çılgın bir gürleyiş bellet 
yankısıyla kapan üstüme geceleri

Benimle rüzgarları tanıştır 
gözlerimi boralara düğümle

Beni kan kardeşi bilsin gözyaşların 
beni umudunla büyüle

Bana ıssız gecelerden yıldız kaymaları sun 
beni ucu kıl birbirine sürtünen çakmak taşlarının

Koynuma başakları yıkayan yağmurunla yağ 
kasıklarımı zeytin yapraklarıyla yenile

Ben seni esir alayım şiirlerle 
Sen beni kul bil  kendine 

7. Şükrü Erbaş

Sen bende neleri öpüyorsun bir bilsen
Herkesin perde perde çekildiği bir akşam
Siyah bir su gibi yollara akan yalnızlığı öpüyorsun
Ağzında eriklerin aceleci tadı
Elleri bulut, gözleri ot bürümüş ekin tarlası
Bir çocuğun düşlerine inen tokadı öpüyorsun.
Yağmur her zaman gökkuşağını getirmiyor
Aralık kapılarda bekleyişin çarpıntısı
Bir kadının eksildikçe ömrüme eklenen
Uzun gecelerini, solgun gövdesini öpüyorsun.
Uzak dağ köylerine vuran ay ışığı
Kerpiçlerden saraylar kuruyor yoksulluğa
Ne suların ibrişimi ne gökyüzü ne rüzgâr
Sen bende gittikçe kararan bir halkı öpüyorsun.

Sakarya Caddesi'nde sarhoşlar
Rakıyla buğulanmış kaldırımlarına gecenin
Yüksek sesle bir şeyler çiziyorlar.
Yalnızlık her koşulda bir sığınak bulur, diyorum
Uzanıp dudağımdaki titremeyi öpüyorsun.
Örseler acıyla düştüğü yeri
Susarak büyüyen adamların sevgisi.
Ağzında pas tadıyla bir inceliği söylemek
Bir gülünç içtenliktir, gecikmiş ve ezik
Sen bende yanlış bir ömrün tortusunu öpüyorsun.
İnsanın zamana karşı biricik şansıdır aşk
Onca kapı onca duvar içinde bulur aynasını.
Sen bende neleri öpüyorsun biliyor musun
Herkesin simsiyah kesildiği bir akşam
Yıldızlarla yedirenk gökyüzünü öpüyorsun.

Sen bende, gözlerinin anne ışığıyla
Bir solgunluktan doğan kocaman bir çocuğu öpüyorsun.

8. Edip Cansever

Bütün iyi kitapların sonunda 
Bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda 
Meltemi senden esen 
Soluğu sende olan 
Yeni bir başlangıç vardır 
Parmağını sürsen elmaya, rengini anlarsın 
Gözünle görsen elmayı, sesini duyarsın 
Onu işitsen, yuvarlağı sende kalır 
Her başlangıçta yeni bir anlam vardır. 
Nedensiz bir çocuk ağlaması bile 
Çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır. 

9. Can Yücel

Ne kadar çok elimiz varmış meğer!
İlkin, senin elinle tutuşan benimki
Sonra çocuklarınki
Gençlerinki
Tekel İşçilerininki
Sonra, ellerin elleri...
Ne kadar çok elimiz oldu, baksana,
Tutuşa tutuşa
Bir orman yangını gibi.

10. Ahmed Arif

Seni, anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.
Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül- gürül akan bir
dünya...           
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana 
Bir bu yana...
Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.
Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamlardan,
Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini.

11. İbrahim Tenekeci

zar tutuyorsun ey hayat bu kaçıncı sevgili 
yanlış ata oynamışım gözlerim öyle dedi. 

pır pır diye ses çıkardı yürürken yüreğimden 
denizleri sulardım tozmasın diye deniz 
sporu çok severdim çiçeğe yem vermeyi 
kuşlara binerdim ve kaçardım basından 
bak buraya yazıyorum diye milyar kelimeyi 
ziyan eden de bendim hem de hiç sıkılmadan. 

güzeldim de galiba bunu nasıl söylesem: 
eline sağlık Tanrım leyla çok güzel olmuş 
Tanrım eline sağlık dünya da çok güzel olmuş 
keşke biraz ölmesem.

12. Ahmet Hamdi Tanpınar

Kime dokunsam sensin
Kimi çağırsa dudaklarım...
Başımın tacı, canım efendim.
Görünmez çığlıklarımı gören
Eğilmez başımı öpensin.
Sen bir deniz derinliğisin
Uslanmak bilmez kederler ülkesi...
Coşup yağan fırtına sessizliğim
Kül kedisi yorgunluğunda kalbim
Masalcı ninesini arıyor.

13. Metin Altıok

Bu yaşa geldim içimde bir çocuk hâlâ
Sevgiler bekliyor sürekli senden.
İnsanın bir yanı nedense hep eksik
Ve o eksiği tamamlayayım derken,
Var olan aşınıyor azar azar zamanla.

Anamın bıraktığı yerden sarıl bana.

Anılarım kar topluyor inceden,
Bir yorgan gibi geçmişimin üstüne.
Ama yine de unutuş değil bu,
Sızlatıyor sensizliği tersine.
Senin kim olduğunu bile bilmezken.

Sevgiden caydığım yerde darıl bana.

14. Cahit Sıtkı Tarancı

Desem ki vakitlerden bir
Nisan akşamıdır,

Rüzgârların en
ferahlatıcısı senden esiyor,

Sende seyrediyorum
denizlerin en mavisini,

Ormanların en kuytusunu
sende gezmekteyim,

Senden kopardım
çiçeklerin en solmazını,

Toprakların en
bereketlisini sende sürdüm,

Sende tattım yemişlerin
cümlesini.

 

Desem ki sen benim için,

Hava kadar lazım,

Ekmek kadar mübarek,

Su gibi aziz bir şeysin;

Nimettensin, nimettensin!

Desem  ki...

İnan bana sevgilim inan,

Evimde şenliksin,
bahçemde bahar;

Ve soframda en eski
şarap.

Ben sende yaşıyorum,

Sen bende hüküm
sürmektesin.

Bırak ben söyleyeyim
güzelliğini,

Rüzgârlarla, nehirlerle,
kuşlarla beraber..

15. Yılmaz Güney

hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu.
hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi.
güzel günler zorlu duraklardan geçer
sevdiğim.
damla damla birikiyor insan.
damla damla sevgili...
bir gün akıp gideceğiz hayata...
duvarlar yıkılacak,
açılacak bütün kapılar bilesin.
benim yüreğim sensin şimdi,
seni vurur durur...
ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.

16. Cemal Süreya

Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu  
                                                              kesmemeye
Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
                           Afrika dahil

Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
                           Afrika dahil

Senin bir havan var beni asıl saran o 
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
                           Afrika dahil

Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse  
                                                  değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna 
                                                            diziyorlar
Bütün kara parçalarında
                            Afrika dahil

Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
                           Afrika hariç değil

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
onedio-onediooglu

seni, anlatabilmek seni..

cakma-trakyali

akgün akova olsaydı diye bekledim

Başlıklar

FırtınaSakaryaŞarapaşkçaytatlı
Görüş Bildir