Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Top Oynamadan 24 Yıl Profesyonel Futbolculuk Yapan Carlos Kaiser'in Sahtekarlık Dolu Hikayesi

-

Futbol düşkünü bir insansanız futbola dair hikayeleri okumaktan da keyif alıyorsunuzdur muhtemelen. Daha önce futbol üzerine, taraftarlık üzerine, tribün kültürü üzerine birçok hikaye okumuş veya dinlemişsinizdir. Ama bunun gibi bir hikaye ne gördünüz ne duydunuz...

Kaynak: http://fourfourtwo.com.tr/2016/08/27/sah...

Hikayenin kahramanı Carlos Kaiser, futbol oynamayı bilmeden 24 yıl profesyonel futbolculuk yaptı ve bu süre boyunca tabiri caizse ayağına top değmedi.

1963 doğumlu Brezilyalı futbolcu (!) ülkesinde Botafogo ve Fluminense gibi takımların yanı sıra Meksika, ABD ve Fransa’da da birçok kulüpte forma giydi. Dönemin en büyük oyuncularıyla arkadaşlık yaptı.

Peki bu nasıl oldu? Öncelikle Carlos'un ailesi, onun futbolcu olmasını istiyordu.

blog.playo.co

Carlos, Brezilyalı birçok çocuk gibi sokaklarda futbol oynayarak büyüdü. 10 yaşındayken bir scout tarafından keşfedildi ve ailesiyle anlaşma yapıldı. O yaştan itibaren Botafogo kulübünün altyapısında oynamaya başladı.

Ailesi, onun futbolcu olmasını istiyordu çünkü bu onlar için bir kurtuluş yoluydu. Carlos futbolcu olursa zengin olacaklarını düşünüyorlardı. 

Carlos ise o hayatı yaşamak istiyordu fakat futbol oynamak istemiyordu.

Annesi ve babası, o 13 ve 16 yaşındayken vefat etti. Carlos ise daha sonra Meksika’nın Pueblo kulübüyle sözleşme imzaladı.

Kulübü, Carlos'un iyi bir futbolcu olduğunu düşünüyordu. Güçlüydü ve sert şutlar çekebiliyordu. Ancak Carlos, Meksika’ya pek alışamadı. Yemekleri beğenmemişti ve futbol oynamaktan nefret ediyordu. Burada birkaç hazırlık maçında forma giydi ve hatta gol bile attı.

Ama onun istediği yaşam tarzı bu değildi.

O bir futbolcu olarak anılmak, tüm bu şaşaalı sahnenin bir parçası olmak istiyordu. Bunu yaparken de sorumluluk almak istemiyordu.

Kaiser kısa sürede buldu kurtuluş yolunu. Bir antrenmanda şut çektikten sonra yalandan kendini yere attı ve bacağını tutmaya başladı. Sakatlık yalanıyla futbol oynamaktan kurtulmuştu.

Daha sonra Carlos’un bu sakatlığı (!) kariyerinin geri kalanında da yakasını bırakmadı. Onu transfer eden bütün kulüpler, Brezilyalı oyuncunun sakatlığını atlatacağı günü iple çekti. Ama o gün hiç gelmedi :)

Bir keresinde oyuna girmesine ramak kalmıştı. Tesadüf ki bu sefer de ısınırken sakatlandı Carlos...

Ancak Carlos'un sakatlanma taktiği bir sefer işe yaramadı.

Bangu kulübünde forma giydiği dönem bitime 8 dakika kala takımı 2-0 gerideyken kendisi yedek kulübesindeydi. Hocası da bir gün önceden onu oynatmayacağına dair söz vermişti. Ancak kulübün başkanı ve sahibi Castor de Andrade, hocadan Carlos'un oyuna girmesini istedi. Kaiser ya 8 dakika da olsa oynayacaktı, ya da güzel bir plan yapacaktı. Tabii ki oynamadı.

“Isınırken arkadaki tribünde bulunan birkaç taraftarın bana bağırdığını fark etim. O an aklıma bir fikir geldi. Hemen tribüne çıktım ve taraftarla kavga etmeye başladım. Hakem de bana kırmızı kart gösterdi.”

Maçtan sonra soyunma odasına gelen başkan çıldırmıştı haliyle. Ancak Carlos'un savunması çoktan hazırdı. Başkana onu 13 yaşında kaybettiği babası gibi gördüğünü, tribündekilerin ona küfürler yağdırdığını fark ettiğini ve buna dayanamayıp kendini kaybettiğini söyledi. Başkan ise aniden sakinleşip Carlos'a sarıldı.

Sonuç: Ertesi gün Carlos Kaiser'in yeni sözleşmesi hazırdı.

Aradan yıllar geçmesine rağmen Carlos'un şanı Bangu kulübünde hala devam ediyor.

“Tüm hikayeleri biliyoruz” diyor kulübün pazarlama sorumlusu Pedro Nardelli. “O, dolandırıcılık sanatının en önemli temsilcilerinden biriydi. Kulüp bir keresinde ona yeni bir sözleşme teklif etti ama kabul etmedi. Başka ülkelere gidip başka kulüpleri dolandırmak istiyordu.”

Tüm futbolcuların hayali Avrupa'da futbol oynamaktır. Carlos'unki de öyle. Kaiser, hayalini gerçekleştirerek Fransa 2. Ligi'nde Gazelec takımına transfer oldu.

Carlos, Fransa’ya ilk geldiğinde yıldızlar gibi karşılandı. Kulübü, kendisine imza töreni bile düzenledi. Carlos, kendisine verilen bütün futbol toplarını tribündeki seyircilere yollamış, böylece basına poz vermek için her futbolcunun yaptığı top sektirme gibi hareketleri yapmaktan yırtmıştı. 

Törende kulüp başkanının eşine bir demet çiçek vererek takdir almış, bu hareketi sayesinde de kulüpte sekiz yıl daha kalmıştı.

Oyuncak telefonla soyunma odasında yöneticilerle konuşur gibi yapıp kendisine transfer teklifleri var izlenimi yaratırdı.

www.fourfourtwo.com

90’ların başında Botafogo’da oynarken kendine bir de iş arkadaşı edinmişti: Oyuncak bir telefon! Bununla soyunma odasında başka kulüplerin yöneticileriyle konuşur gibi yapıp kendisine transfer teklifi olduğu izlenimini vermeye çalışıyordu. Ancak bir gün antrenörlerden Ronaldo Torres, telefonun oyuncak olduğunu fark etti. “Kulüp başkanlarıyla konuşur gibi yapıyordum” diyor İmparator, gülerek. “Herkesi sinirlendirmek ve kovulmak istiyordum ancak bunu bir türlü başaramadım.”

Carlos zeki, yakışıklı ve hareketli biriydi. Kadınlar ona bayılırdı çünkü bir futbolcu gibi konuşup futbolcularla takılırdı ancak gerçek anlamda bir futbolcu değildi.

Carlos 24 yıllık bu yalanı nasıl sürdürdü peki? Kolay bir iş tabii ki değil ama o döneme göre imkansız da değil.

İnternet olmadığı için hakkında detaylı araştırma yapamıyor kulüpler. Kim bilir kulaktan duyma, şişirme bilgilerle kulüp yöneticileri yıllarca Carlos'un yalanına inanmış. 

Ayrıca Carlos iletişimi çok iyi birisiymiş. Antrenman tesislerinde kameralar belirdiğinde Carlos bir anda meydana çıkıyor ve muhabirlere poz veriyormuş. 

Birçok arkadaşı varmış ve işin şov kısmını başarıyla yapıyormuş.

Carlos şimdi kadın vücut geliştirmecilere eğitim veriyor.

Salona giren herkes onu selamlıyor ve yanına geliyor. O da bu ilgiye aynı şekilde karşılık veriyor. Kısacası burada herkes onu seviyor.

Belki iyi bir futbolcu değildi ama bu iletişim kabiliyetiyle istese çok iyi bir oyuncu menajeri olurmuş. Oyuncuyu şişirip şişirip milyon eurolara satar bu adam.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
saryaa

hahah uyanık olacaksın arkadaş; bak adam şan şöhret kazanmış hiçbir iş bilmeden :D

Gizli Kullanıcı

Çok iyi ama ya. :D

huseyin-demir1

neden böyle adamların filmi yapılmıyor ck güzel olmazmıydı :D

edo

Ülkemize çok geldi böyle adamlar.ali lukunku diye bir adam vardı mesela,çalım atarken kendini sakatliyordu.

berkin-oflaz

Hamit Altıntop (Temsili)

Görüş Bildir