Stranger Things'in Tadına Varabilmek İçin 2. Sezondaki Bu Göndermeleri Bilmelisiniz!

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

80'ler filmlerinin o müthiş atmosferini içeren sahneleri adeta kolajlayan Stranger Things, sadece bir sezonla efsaneler arasındaki yerini almıştı. Bu sezon da üstüne koyarak adından söz ettirmeye devam ediyor. Sadece orijinal hikayesiyle değil birbirinden şahane referanslarıyla da tadından yenmeyen bir diziye dönüştü. Peki bu referanslar neler derseniz, hemen bakalım; bazılarını herkes gibi fark ettiyseniz de bazılarını hiç fark etmediniz muhtemelen.

Henüz 2. sezonu bitirmeyenlerin keyfini kaçırabilecek sürprizler bulunuyor içerikte, baştan uyaralım!

1. Diziye yeni dahil olan, her ne kadar Eleven sevmese de bizim sempatimizi kazanan Max karakteriyle Mad Max'e açıkça bir referans vardı.

Bölümün ismi de Mad Max'ti.

2. 2. sezonun ilk görselleri yayınlandığında Hayalet Avcıları kostümleriyle görmüştük bizim dörtlüyü.

Bu bölümdeki saygı duruşu sadece kostümlerden ibaret değildi, bölümün sonu da Hayalet Avcıları müziğiyle bitiyordu.

3. Dizide tam bir Stephen King atmosferi var. Ayrıntılarda pek çok saygı duruşu var King öykülerine, bunlardan en bariz olanı "It" romanıydı.

Bisikletleriyle kasabada gizem-gerilim dolu anlar yaşayan erkek çocuklarına kızıl bir kızın dahil olması çok açık bir gönderme.

Görsel: It (2017)

Çocukların tünele inmeleri, "It"teki çocukların kanalizasyonun derinliklerine inerek Pennywise'ın mekanına gitmeleriyle benzerdi.

Demodog'ların hurdalıktaki sahnesinde King'in bir diğer romanı "Cujo"ya göndermeler vardı.

Cujo'daki kuduz köpek, bir arabaya tıkılı kalan aileye saldırıyordu. Dizideki sahnede ise bu yaratıklardan (demo"dog") diye bahsediliyordu ve kuduz köpekleri andıran demodog'lar hurda araca tıkılı kalan gruba saldırıyordu.

King'in "The Mist" romanıyla da benzerlikler bulunuyor. Sisin içindeki Gölge Canavar, "The Mist"teki devasa canavarı andırıyor.

Bunlar dışında King öykülerindeki isimlere, yerlere de pek çok gönderme var.

Çocuklar Maple Street'te buluşmak üzere anlaşıyorlar. "The House on Maple Street" ise Stephen King'in bir öyküsü.

Bob, Joyce’a Maine eyaletine taşınmaktan söz ediyor. Maine, King'in doğduğu ve hikayelerinin geçtiği yer olarak biliniyor.

4. Aliens'e de çok sayıda gönderme bulunuyordu. Bunlardan ilki, Aliens'te de benzer bir sahneyi canlandıran Paul Reiser'dı.

Her ikisinde de hasta yatağına gelen, güven vermeyen bir şirketin çalışanı rolünde.

Alien'in bu ünlü sahnesi de diziye aktarılmış. Dart'ın tehlikeli olduğunu sezen kedicik, tehlikeyi çok önceden haber veriyor.

Tıpkı Aliens'in meşhur kedisi Jonesy gibi. İki kedi de aynı renkte üstelik.

Yine Aliens'te olduğu gibi bir grup askerin yaratıkların tünellerine girdiğini görüyoruz ve ikisinde de ekranlardan izleniyor.

Son bölümde Aliens'teki kraliçe Xenomorph ve onun yaratıklarından esinlenmeler de vardı.

5. İlk sezonda Eleven sık sık E.T.'ye benzetilmişti, bu sezon tıpkı E.T. gibi hayalet kostümüne büründü.

E.T.'yi bulmak için Reese’in Pieces şekerleri kullanılıyordu, dizide ise Dr. Owens Will'e Reese's Pieces şekerlerinden veriyor.

Dustin de Dart'ı bulmak için E.T.'yi bulma sahnesinde olduğu gibi çiğ et bırakıyor.

6. Bu sezonun yenisi Billy, 1985 yapımı St. Elmo's Fire'daki karakterin kopyası.

O karakterin adı da Billy!

7. Cadılar Bayramı partisinde Nancy ve Steve'in kostümleri Tom Cruise'lu Risky Business filmindendi.

8. Jason ve Michael Myers gibi giyinmiş çocukların Will’i korkutmasıyla bu kült karakterler de unutulmuyor.

9. Detaylara inildiğinde John Hughes filmlerine pek çok gönderme görülebiliyor, en bariz olanlardan birisiyse Pretty in Pink filmiydi.

Filmdeki o sahne neredeyse birebir canlandırılmıştı.

10. Bu sahnede Winona Ryder'a özel bir gönderme vardı.

Winona Ryder ve Gary Oldman'lı Bram Stoker's Dracula'daki dans sahnesi canlandırılıyor.

11. Dizi müziklerinin John Carpenter atmosferi yarattığı ortada. Müzikler dışında yönetmenin The Thing'inden de esintiler taşıyor.

Canavarın Will'i ele geçirme şekli filmi andırıyor ve casuslukla da bu vurgulanıyor, ki iki yaratık da ateşle etkisiz hale getiriliyor.

12. Eleven'ın TV aracılığıyla iletişime geçmesi, Poltergeist'te küçük kızın hayaletlerle iletişimi TV aracılığıyla yapmasını andırıyordu.

13. Bu sezonun yenilerinden Sean Austin'i daha çok Yüzüklerin Efendisi'nden tanısak da sinema geçmişi 80'ler efsanelerinden The Goonies'e dayanıyor.

Bu film de bir grup çocuğun gerilim dolu bir maceraya karışmasını anlatıyordu, filmde Stranger Things havası vardı.

İşte o çocuk büyüdü ve yıllar sonra filmdeki korsan hazinesi mevzusuna bir selam çaktı.

The Goonies'te çocukların define haritası bulduktan sonra korsan hazinesi peşine düşmeleri anlatılıyordu.

14. Tabii ki Stand by Me referansları da vardı. İlk sezondaki sahne gibi bu sezon da tren raylarındaki yürüyüşlerle Rob Reiner filmine gönderme yapıldı.

15. En bariz referanslardan biri de The Exorcist'ti. İçine kötü bir varlık giren Will de Regan da annesinin boğazını sıkıyor.

Daha sonra Will de Regan gibi yardım istiyor gizlice.

The Exorcist'te vücuda "Help me" yazılmıştı, Stranger Things'te mors koduyla yardım istendi.

16. Hooper'ın, tehlikeli bir anda olmasına rağmen şapkasını bırakmaması akla hemen o filmi getirdi:

Indiana Jones!

Max, Billy'nin arabasını kaçırırken gaz pedalına ayağı yetişmediği için bir kutu koymuştu.

Bu da Indiana Jones and the Temple of Doom'daki bir sahnedendi.

17. Will'in kapıyı açtığı sahne de direkt bir saygı duruşu niteliğindeydi.

Steven Spielberg'ün Üçüncü Türden Yakınlaşmalar filminin o sahnesi!

18. 2. sezondaki bütün bu referanslar öncesinde, yayınlanan bu posterlerle ne kadar çok gönderme yapılacağının mesajı verilmişti aslında.

Bakalım 3. sezonda hangi göndermeler olacak? Beklemedeyiz...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
yeldas

bu kadar çok selam çakma, gönderme vs. olduğu zaman ister istemez düşünüyorum, esinlenme mi denir yoksa parçaları birleştirip bir şey çıkardık mı denir ?

kydmrts

Muhteşem bir detaysın sen Stranger Things ! Bul beni yiğidim !

erdi-vidinlioglu

ya gozlerim doldu bee sen ne guzel dizisin oc 😍😥

marie-tudor

nerde o "çocok dozoso yoo " diyen embesiller?

ayna-efendi

3. sezonu bekliyorum, 2. sezonu beğendim bir oturuşta bitirdim bilgisayarın karşısında sabahladım

Görüş Bildir