Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Spiritual Alemin En Çok Konuşulanı: 5 Incognito Alıntısı ile Kendini Kendine Çekmek

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

İnsanlar kendi yanılsamalarını başkalarında bulmayı severler. Psikologlar bu durumu bilinç dışı bir öz sevgi olarak, bir başka deyişle yakın ve aşina gelen şeyler karşısında duyulan bir rahatlık düzeyi olarak yorumlar ve örtülü benlikçilik (implicit egotism) olarak tanımlarlar.

1. Kendinize eş olarak seçtiğiniz kişinin adının, sizin adınızla ilgisi olamaz elbette. Yoksa olur mu?

''Varsayalım ki, arkadaşınız Joel'le karşılaştınız ve size hayatının aşkını, Jenny adlı kadını bulduğunu söyledi. Tuhaf diye düşünüyorsunuz çünkü, çünkü arkadaşınız Alex de, kısa süre bir süre önce Amy ile evlenmiş, Donny Daisy için deli divane. Yoksa bu harf eşleştirmelerinin altında bir şeyler mi yatıyor? Yok canım, diyorsunuz; yaşamınızı kiminle geçireceğiniz gibisinden önemli yaşamsal kararların, bir ismin baş harfi gibi önemsiz bir ayrıntıdan etkilenmesi olanaksız.

Fakat işin aslı hiç de öyle değil. 2004'te psikolog John Jones ve meslektaşları, ABD'de on beş bin evliliğe ilişkin kayıtları incelediler. Bulgularına göre, isimleri, kendi isimlerinin baş harfleriyle başlayan kişilerle evlenmeyi yeğleyenlerin sayısı, gerçekten de şansa atfedilecek bir oranın üzerindeydi."

2. Tabi ki üzerinde adınızın yazması o ürünü satın aldırtacak değil.

Almayı tercih ettiğiniz ürünlerde de geçerli olan insanların kendi yansımalarını arama eğilimi, günümüzde pazarlama stratejilerinde de oldukça yaygın olarak kullanılır. 

Konu ile yapılan bir çalışma ise kitapta şöyle anlatılmış:

"Markalardan birinin ilk üç harfi, katılımcının adındaki harflerden oluşmaktaydı; örneğin Tommy adlı katılımcının deneyeceği çaylar Tomeva ve Lauler olacaktı. Katılımcılar çayların tadına bakmış, dudaklarını şapırdatmış, ikisi üzerinde de dikkatlice düşünmüş ve neredeyse her seferinde, isimlerinin ilk üç harfiyle başlayan çay markalarını yeğlemişlerdi. Katılımcılar, bu harf bağlantısından açık biçimde farkında değillerdi; seçtikleri çayın daha iyi olduğuna inanıyorlardı yalnızca. Bilmedikleri bir şey vardı ki, iki çay fincanı da aynı çaydanlıktan doldurulmuştu."

3. Olaylarda sadece isminizin etkisi mi olacak sandınız?

"Örtülü benlikçilik isminizden öteye, sizinle ilgili gelişigüzel bir çok özelliğe ulaşır; doğum gününüz gibi.

Üniversite öğrencilerinin Rus kesiş Rasputin ile ilgili bir makale okumaları istendiği bir çalışmada, öğrencilerinin yarısına verilen makalelerde Rasputin'in doğum günü belirtilmişti ("tesadüfen" öğrencinin kendi doğum günüyle aynı olacak biçimde). Öğrencilerin diğer yarısı için, kendinden farklı bir doğum günü seçilmişti. Bu ayrıntı dışında bütün öğrencilerin elindeki makale aynıydı. okuma seansının sonunda öğrencilere, Rasputin'in kişiliği üzerine düşüncelerinin ortaya serecek bir kaç soru soruldu. Rasputin'le aynı gün doğduğunu sanan öğrenciler, daha cömert bir değerlendirme yapmışlardı. Nedeni hakkında bilinç düzeyinde herhangi bir bilgiye sahip olmasalar da, basitçe, diğer öğrencilere kıyasla onu daha fazla sevmişlerdi."

4. Nerede yaşayacağımızı da biz seçseydik?

"Bilinç dışı öz sevginin manyetik gücü neyi ya da kimi yeğlediğinizin ötesine geçer. Şaşılası olsa da, yaşadığınız yeri ve yaptıklarınızı da gizliden gizliye etkileyebilir.  

Psikolog Brett Pelham ve meslektaşları çeşitli kamusal kayıtları inceleyerek 2 Şubat doğumlu insanların, adında iki sayısına bir biçimde atıfta bulunan kentlere (Wisconsin'deki Twin Lakers/İkiz Göller gibi) taşınma olasılığının görece yüksek olduğunu keşfetmişlerdir. 3/3 doğumlular Montana'nın Three Forks (Üç Çatal) kenti gibi yerlerde, 6/6 doğumlular ise Güney Carolina'daki Six Mile (Altı Mil) istatistiksel olarak diğerlerine baskındı. 

Bunun ne kadar inanılmaz bir şey olduğunu bir düşünün: İnsanların doğdukları günle ilgili olarak yaptıkları sayı ilişkilendirmeleri ne kadar belli belirsiz olursa olsun, yaşadıkları yeri belirleyebilecek kadar etkili olabilir. Ve bu da yine bilinçdışı bir sürecin ürünüdür."

5. Meslek seçilebilirliği mümkün olsaydı eğer..

"Çeşitli üyelik kayıtlarını inceleyen Pehlam ve çalışma arkadaşları, Denise ya da Dennis gibi isimleri sahip kişilerin diş hekimi [ing. "dentist"], ismi Laura ya da Lawrence olanların avukat [İng. "lawyer"], George ya da Georgina olanlarınsa jeolog [İng."geologist"] olma olasılığının görece yüksek olduğunu da buldular. 

Bunun da ötesinde, çatı kaplama [İng."roofing"]  şirketi sahiplerinin isimlerinin H değil de R, hırdavat [İng."harware"] dükkanı sahiplerinin isimlerinin de R yerinde H ile başlaması daha olasıydı.

Bir başka çalışmada ise erişimi serbest çevrimiçi mesleki veritabanları üzerinden gidilmiş ve doktorların soyadlarında yer alan doc, dok ya da med harf gruplarının görece yüksek oranda tekrarlandığı ortaya çıkmıştı. Aynı şekilde avukatların [İng. "lawyer" ya da "attorney"] soyadlarında law, lau ya da att hecelerinin bulunma olasılığı yüksekti."

"İnanması güç gelse de, bütün bu bulgular istatistiksel bakımdan anlamlı sayılabilecek eşiği geçmiş durumdadır. Etki büyük olmasa da doğrulanabilir özelliktedir. Çok sınırlı bir erişime sahip olduğumuz ve istatistikler göz önüne sermeseydi varlığına bile inanmayacağımız güdülerin etkisi altında yaşadığımız, bir gerçektir."

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriTercihçay
Görüş Bildir