Sosyal Medyada Gördüğün Her Şeye Atlama! "5 Dakika Kuralı" ile Dijital Çağda Akıl Sağlığını Koruma Rehberi
Hepimiz gün içinde saatlerce X, Instagram ya da TikTok’ta kaydırıp duruyoruz. Önümüze düşen bir video, şok edici bir iddia ya da yüreğimizi ağzımıza getiren bir kriz haberi anında kanımızı beynimize sıçratıyor. 'Hemen paylaşmalıyım, herkes duymalı!' hissi var ya... İşte tam o an, modern dünyanın en büyük tuzağına düşmek üzere oluyorsun.
Geçtiğimiz günlerde, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun finansmanıyla CNN Türk ekranlarında yayınlanan, Prof. Dr. Nezih Orhon’un sunduğu 'Doğruluk Elçileri' programında tam da bu konuya parmak basıldı. Programın konuğu, sosyal medyadaki yalan dalgasıyla savaşan Doğruluk Payı Baş Editörü Koray Kaplıca’ydı.
Programda konuşulanlar o kadar hayat kurtarıcı ki, Onedio okurları için dijital dünyada 'trollere ve yalanlara yem olmama' rehberi hazırladık. Toplanın, anlatıyoruz!
Kriz Anlarının Vazgeçilmezi: "Eski Görüntüleri Piyasaya Sürmek"
Bir deprem, bir savaş ya da büyük bir patlama olduğunda gözün hemen sosyal medyaya kayıyor değil mi? İşte o ilk birkaç saat, dezenformasyon canavarlarının en sevdiği anlar. Koray Kaplıca’nın programda anlattığına göre, krizın ilk saatlerinde henüz bölgeden doğrulanmış bilgi veya görsel gelmediği için, kötü niyetli hesaplar hemen arşivden eski deprem ya da savaş görüntülerini çekip 'şimdi oldu' diye servis ediyorlar. Amaç belli: Duygularını sömürmek, panik yaratmak ve etkileşim kasmak.
Ardından ikinci aşama başlıyor: Komplo teorisyenleri! 'Deprem makinesi çalıştırıldı', 'X gizli ailesi düğmeye bastı' yalanları bir anda timeline'ı kaplıyor. Üstüne bir de yapay zeka ile üretilmiş sahte görseller eklenince, yapay ile gerçeği ayırt etmek imkansız hale geliyor.
Peki Neden Paylaşıyoruz? İyi Niyetimiz Bizi Kör mü Ediyor?
Sosyal medyadaki bu kirli bilgi ağının tek suçlusu kötü niyetli odaklar değil; maalesef biziz. Bir kriz anında, iyi niyetle 'Aaa bak böyle bir şey olmuş, insanları uyaralım, yardım edelim' motivasyonuyla önümüze gelen her şeyi RT'liyoruz, hikayemize ekliyoruz. Sonuç? Bilgi ekosistemini el birliğiyle kirletmiş oluyoruz.
Hayat Kurtaran O Tavsiye: "5 Dakika Kuralı"
Gelelim internette gezinirken akıl sağlığımızı ve dijital saygınlığımızı koruyacak o altın kurala. Koray Kaplıca’nın 'Doğruluk Elçileri' programında verdiği anahtar tavsiye tam olarak şu:
'Eğer platformlarda karşınıza bir gönderi çıktığında ve bu gönderi sizde negatif duygular (öfke, panik, korku, aşırı üzüntü) uyandırıyorsa, paylaş butonuna basmadan önce bir 5 dakika durun ve düşünün.'
Sadece 5 dakika! Dur, derin bir nefes al, sakinleş. O bilginin kaynağı ne? Güvenilir medya kuruluşları ya da doğrulama platformları bu konuda ne demiş? O 5 dakikalık 'makul şüphecilik' süresi, seni bir yalanın taşıyıcısı olmaktan kurtaracak en büyük kalkan.
Ne Yapıyoruz?
Bir dahaki sefere seni öfkeden deliye döndüren ya da paniğe sürükleyen bir tweet gördüğünde klavyeden elini çek. 5 dakika bekle. Unutma, sorumlu bir dijital vatandaş olmak, o haberi ilk paylaşan olmaktan çok daha havalı!
Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

