Şikayetçi Olan Çıkmayınca Düğüne Engel Olamadılar: 16 Yaşında Kız Çocuğu Evlendirildi

 > -

Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde kendisinden 8 yaş büyük kişiyle evlendirilen 16 yaşındaki kız çocuğu, savcılıkta şikayetçi olmayınca işlem yapılamadı. Aileler salonu değiştirip, düğünü yaptı.

Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi’ne ihbar amaçlı düğün davetiyesi gönderildi. Baro avukatlarının yaptığı araştırmada gelinin 16, damadın ise 24 yaşında olduğu belirlendi. Avukatlar, düğüne engel olmak için harekete geçti. 26 Ocak günü Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde yapılacak düğünün iptali için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile iletişime geçip, savcılığa giden Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Emin Çoban, kız çocuğunun korumaya alınması ve şüpheliler hakkında soruşturma açılması talebinde bulundu.

Şikayetçi olan çıkmayınca serbest bırakıldılar

Şikayet üzerine Kulp Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı tarafından ifadeye çağrılan şüpheliler, hem kız, hem de ailesi şikayeti olmayınca serbest bırakıldı. İddiaya göre, salon değiştirilerek düğün yapıldı.

"Reşit olmayanlar için cinsel ilişki suçunda şikayet şartı aranıyor"

Avukat Çoban, ihbarı alır almaz harekete geçtiklerini belirterek, "TCK 104'üncü maddesi gereği reşit olmayanlar için cinsel ilişki suçunda şikayet şartı aranıyor. Bu noktada 15- 18 yaşındaki çocukların şikayeti aranıyor. Kulp'taki kız çocuğu da şikayetçi olmayınca, savcı tarafları serbest bırakmak zorunda kalıyor. Düğünü engelleyecek herhangi bir işlem yapılamadı. Savcılık aracılığıyla bir sonuç elde edemeyince Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile iletişime geçip bir ihbar kaydı oluşturduk. Onlar da il ve ilçe müdürlüklerine bu durumu ilettiklerini belirtti ama düğün gerçekleşmişti artık" dedi.

"Çocukların evlendirilmesi birçok açıdan insan hakkı ihlali"

Çocukların küçük yaşta evlendirilmesinin birçok insan hakkı ihlalini içinde barındırdığını ifade eden Çoban, şunları söyledi: 

"Özellikle erken yaşta anne olan çocukların sağlık koşullarının veya psikolojilerinin bunu kaldıramaması nedeniyle yaşamlarını kaybetmelerinden kaynaklı bir yaşam hakkı ihlali var. Eğitim hayatlarına devam edemedikleri için yine eğitim hakkının ihlali var. Yine bu evliliklerinin birçoğu kayıt dışı gerçekleştiği için kanunun evliliğe ve aileye tanımış olduğu haklardan mahrum kalıyor. O şekilde bir eşitlik ilkesinin ihlali de söz konusu.

"Ciddi bir yaptırım yok"

Çocukların evlendirilmesinin Türkiye'nin altına imza attığı uluslararası sözleşmelere de aykırı olduğunun altını çizen Çoban, şöyle devam etti:"

Öte taraftan Türkiye'nin taraf olduğu çocuk hakları sözleşmesi ve Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Yok Edilmesi Sözleşmesi (CEDAW). Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Yok Edilmesi Sözleşmesi, 18 yaşından küçük çocuğun nişanlandırılamayacağı ve evlendirilemeyeceğinden ve bunların herhangi bir hukuki sonucunun olmayacağından bahsediyor. Hem iç hukukta, hem evrensel hukukta Türkiye'de uygulanması açısından ciddi bir yaptırım yok. Burada yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmesi gerekiyor, hem de bu yasal düzenlemelerle beraber bu alanda çalışan sivil toplum örgütlerinin, baroların, çocuk hakları merkezlerinin elini güçlenmesi gerekiyor. Öte taraftan meşru görülen bu çocuk evliliklerinin bu algının yıkılması için mücadele etmek gerekiyor."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir