article/comments
article/share
Haberler
Sanatla Özgürlük Kurmak ve Çamurun Sözlükte Yazmayan Anlamı: Heykeltıraş Fuat Kiprik ile Sohbet

etiket Sanatla Özgürlük Kurmak ve Çamurun Sözlükte Yazmayan Anlamı: Heykeltıraş Fuat Kiprik ile Sohbet

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Sözlüklerde çamur, toprağın suyla karışmasından oluşan yumuşak bir hamur diye tanımlanır. Mecaz anlamları da pek iç açıcı değildir: Çamur atmak, çamura bulaşmak, çamurdan çıkamamak... Dilimizde çamur hep kaçınılması gereken bir şeydir. Ayakkabılarımızı ondan korur, çocuklarımızı ondan uzak tutarız. Sözlük yanılmıyor, ama bana kalırsa eksik söylüyor. Çünkü aynı çamur, bir ustanın elinde zamansız bir formu barındıran üç boyutlu bir düşünceye dönüşür. Bin iki yüz dereceyi aşan bir fırında saatlerce yandıktan sonra taş kadar sertleşir, yüzyıllar sonra bir kazıda hâlâ sağlam çıkar. İnsanlığın en eski sanatlarından biri, sözlüğün o mütevazı tanımının içinde saklıdır. Çamura bu ikinci anlamını her gün yeniden kazandıran bir heykeltıraşla konuştum: Fuat Kiprik.

Kiprik'in Fişekhane ile tanışıklığı yeni değil. Geçen yıl, Cumhuriyetin 102. yılında Fişekhane'de düzenlenen Uluslararası Sanat Çalıştayı'nda izleyicilerin gözü önünde canlı bir heykel performansı gerçekleştirmişti. Bu yıl çalıştay dördüncü kez kapılarını açıyor. Medicana Eğitim Grubu MBA Okulları'nın Cumhuriyetin 103. yılı için düzenlediği 4. Cumhuriyet Yüzyılı Uluslararası Sanat Çalıştayı, 24–29 Ekim tarihlerinde Fişekhane'de toplanıyor. Tema: 'Nutuk'tan İlhamla: Fikri Hür İzler'. Türkiye'den ve dokuz ülkeden yirmi beş sanatçı, MBA Okulları'nın ortaokul ve lise öğrencileriyle aynı atölyede çalışacak. Gençler altı gün boyunca sanatçıların yanında tuval boyayıp heykel biçimlendirecek, sonunda Cumhuriyetin 103. yılına özel ortak bir sanat manifestosu yazacaklar. Eserler 29 Ekim akşamı bando ve koro eşliğinde açılacak bir sergiyle Fişekhane'de izleyiciyle buluştu.

Burada dikkatimi çeken şu: Bu çalıştayda heykel, gençlerin en doğrudan dokunacağı sanat olacak. Bir tuvale fırçayla, belli bir mesafeden yaklaşılır. Çamura ise ellerinizle, hatta bütün bedeninizle girersiniz. Bana göre bir öğrencinin sanatla ilk gerçek temasının çamurla olması, hayat boyu unutamayacağı bir başlangıç. Kiprik'in yıllardır atölyesinde yaptığı da tam olarak bu: İnsanları çamura dokunmaya ve formu hissetmeye davet etmek.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Formun ve Malzemenin İzinde

Formun ve Malzemenin İzinde

Fuat Kiprik, akademik eğitimini Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü'nde tamamladı. Mezun olduktan sonra hem kendi sanatsal üretimini sürdürdü hem de yeni sanatçıların yetişmesine emek verdi. Sanat birikimi nedeniyle mezun olduğu fakültenin Danışma Kurulu'nda da yer aldı. Uluslararası fuarlar, sempozyumlar, karma ve kişisel sergilerle sanat yolculuğunu sürdüren Kiprik; eğitim kurumlarıyla ortak projeler yürüttü, İstanbul Sanat ve Antika Fuarı gibi önemli etkinliklerde yer aldı.

Heykellerinde çoğunlukla stoneware, yani yüksek derecede pişirilen taş çömlek çamurunu kullanıyor. Kalıplara bağlı kalmıyor. Elle serbest şekillendirme ve çamur tornasını heykelsi bir araç olarak kullanarak doğal formları soyutluyor, güçlü bir plastik dile dönüştürüyor. Ancak Kiprik'in sanatsal üretimi yalnızca seramikle sınırlı değil; metal, baskı, kolaj gibi farklı disiplinleri bir araya getirerek katmanlı bir görsel dil inşa ediyor. Kanaatimce onun sanatının en özgün yanı, geleneksel malzeme bilgisini çağdaş heykelin ve disiplinlerarası uygulamaların estetik sorularıyla aynı masaya oturtması. Kiprik'in nesneleri yalnızca seyirlik değil; form, hacim, doku ve boşluk arasındaki ilişkiyi sorgulayan üç boyutlu düşünceler.

Konya'dan İstanbul'a Bir Çamur Yolu

Konya'dan İstanbul'a Bir Çamur Yolu

Fuat Kiprik, akademik eğitimini Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü'nde tamamladı. Mezun olduktan sonra hem kendi üretimini sürdürdü hem de yeni sanatçıların yetişmesine emek verdi. İstanbul'da kurduğu Artıkare Sanat Merkezi'nde uzun yıllardır seramik, çamur torna ve heykel atölyeleri düzenliyor, kişiye özel programlarla eğitim veriyor. Sanat birikimi nedeniyle mezun olduğu fakültenin Danışma Kurulu'nda da yer aldı. Quark Design gibi tasarım markalarıyla ve eğitim kurumlarıyla ortak projeler yürüttü, İstanbul Sanat ve Antika Fuarı gibi etkinliklere katıldı.

Heykellerinde çoğunlukla stoneware, yani yüksek derecede pişirilen taş çömlek çamurunu kullanıyor. Kalıplara bağlı kalmıyor. Elle serbest şekillendirme ile çamur tornasını bir arada kullanarak doğal formları soyutluyor, plastik bir dile dönüştürüyor. Kanaatimce onun sanatının en özgün yanı, çömlekçiliğin binlerce yıllık zanaatı ile çağdaş heykelin estetik sorularını aynı masaya oturtması. Kiprik'in nesneleri yalnızca seyirlik değil. Form, hacim ve boşluk arasındaki ilişkiyi sorgulayan üç boyutlu düşünceler.

Kilin Dili

Kilin Dili

Önümde Kiprik'in bir heykelinin fotoğrafı duruyordu. Paslı demirden ince bir ayağın üzerinde yükselen bir büst. Başın yerinde iki uzun boynuz, ortasında perçinlerle çevrili yuvarlak bir lombar ve camın ardından parlayan tek bir göz. Boynunda perçinli metal bir yaka. Gövdeye ise ahtapot kollarını andıran dokungaçlar sarılmış. Jules Verne'in romanlarından çıkmış bir dalgıç mı, derin denizlerin efsanevi bir yaratığı mı, yoksa geleceğin bir makinesi mi, karar veremedim. Ama asıl şaşırtan şuydu: Metal gibi görünen perçinler, deri gibi görünen yüzey, makine gibi görünen gövde, hepsi çamurdan.

Bu yüzden sohbete malzemeden girdim: 'Seramikle heykelin malzeme dili, sizin form oluşturma sürecinizde ve üç boyutlu anlatımınızda nasıl bir rol oynuyor?'

Kiprik için bu iki disiplin birbirinden ayrılmıyor. İç içe geçerek formun 'dokusal ve hacimsel sınırlarını genişletiyor.' Kilin şekillendirilebilirliği ve pişirim süreçleri, onun anlatımının temelini oluşturuyor:

'Malzemenin plastik yapısı, kilin şekillendirilebilirliği ve pişirilme süreçleri; biçimsel kurgularda doku, yüzey dinamizmi ve hacim dengesinin organik bir biçimde bir araya gelmesini sağlıyor.'

Bu cümleyi okuduktan sonra fotoğrafa yeniden baktım. Çamurun en büyük gücü belki de bu: Başka her malzemeyi taklit edebilmesi. Metal, deri, taş, hatta kemik. Ama fırından çıktığında hiçbirine benzemeyen kendi sıcaklığını korur. Bana kalırsa Kiprik'in dalgıcı bu yüzden bir makine kadar soğuk değil. Perçinlerin ve boynuzların altında hâlâ bir insanın parmak izi duruyor.

Artıkare: Bağımsız Bir Atölye

Artıkare: Bağımsız Bir Atölye

Kiprik'in adını anınca akla hemen Artıkare Sanat Merkezi geliyor. Galerilerin, müzelerin ve büyük kurumların gölgesinde, bağımsız sanat alanlarının ne işe yaradığını merak ediyordum. Sordum: 'Artıkare'deki atölyeler ve sergiler, bugünün sanat ekosistemine ve bağımsız sanat alanlarına nasıl bir katkı sunuyor?'

Artıkare'yi, hem genç sanatçıların hem de akademisyenlerin üretimlerini izleyiciyle buluşturabileceği 'nitelikli bir platform' olarak tanımlıyor. Ama merkezin asıl görevini başka bir yerde görüyor:

'Sanat eğitimi, seramik ve heykel atölye kültürünün yaşatılması ve güncel sanat disiplinlerinin bir arada diyalog kurabilmesi için bir zemin hazırlamak.'

'Atölye kültürünün yaşatılması' ifadesi bence önemli. Çünkü atölye, sanatın en eski okuludur. Bir çırak ustasının yanında çamuru yoğurmayı, tornayı döndürmeyi, fırının ateşini okumayı kitaplardan değil, ona bakarak öğrenir. Meseleye buradan baktığımda Artıkare ile Fişekhane'deki çalıştay arasında doğrudan bir akrabalık görüyorum. İkisi de sanatı bir vitrinden değil bir tezgâhtan öğretiyor. Kiprik'in yıllardır İstanbul'da küçük ölçekte yaptığını, MBA Okulları bu hafta yirmi beş sanatçıyla büyük ölçekte yapıyor.

Çömlekçinin Çarkı, Heykeltıraşın Sorusu

Çömlekçinin Çarkı, Heykeltıraşın Sorusu

Çamur tornası, insanlığın bildiği en eski makinelerden biri. Binlerce yıldır neredeyse hiç değişmeden dönüyor. Son sorumu bu çarkın bugüne nasıl taşınabileceği üzerine sordum: 'Geleneksel seramik ve heykel tekniklerini güncel sanatsal yaklaşımlarla ve disiplinlerarası uygulamalarla nasıl bütünleştiriyorsunuz?'

Kiprik geleneği dondurulmuş bir miras olarak görmüyor. Geleneksel seramik yapım ve pişirim tekniklerini, modern heykel formları ve çağdaş kavramsal çerçevelerle 'sentezleyerek yeniden kurguluyor.' Amacını da şöyle özetliyor:

'Formların yalnızca estetik ya da zanaat boyutuyla sınırlı kalmayıp güncel plastik sanatların ifade biçimleriyle buluşması, eserlerde hem tarihsel ve malzemesel bir derinlik hem de yenilikçi bir dil yakalamayı sağlıyor.'

Bütün bunları yan yana koyduğumda o dalgıç heykeli bu düşüncenin en iyi örneği gibi görünüyor. Kullanılan malzeme çömlekçinin binlerce yıllık çamuru, teknik elle şekillendirme, pişirim ise geleneksel fırın. Ama ortaya çıkan figür, bilim kurgu ile mitolojinin arasında bir yerde, tamamen bugüne ait. Buradan şunu çıkarıyorum: Gelenekle yeniyi buluşturmak için malzemeyi değiştirmek gerekmiyor. Malzemeye sorulan soruyu değiştirmek yetiyor.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Fişekhane'de Ateşe Girecek Olan

Fişekhane'de Ateşe Girecek Olan

Seramikçiler bilir: Bir eser fırına girdiğinde, sanatçının elinden çıkmıştır artık. Ateş kendi işini yapar. Renkler değişir, dokular belirir, bazen beklenmedik bir çatlak oluşur, bazen hayal edilenden güzel bir sır akar. Fırının kapağı açılana kadar kimse sonucu tam olarak bilemez.

Fişekhane'deki çalıştay da bence biraz böyle bir fırın. Altı gün boyunca on ülkeden gelen sanatçıların bilgisi, gençlerin merakı ve Cumhuriyetin 'fikri hür' nesil ideali aynı ateşte pişecek. Tam da bu nedenle heyecan verici. O akşam Fişekhane'de bir gencin ellerinde hâlâ kurumamış bir çamur izi, o sözlükler o çocuk için artık eksik kaldı. Çünkü çamurun, hiçbir sözlükte yazmayan o ikinci anlamını kendi elleriyle öğrenmiş oldu.

Instagram

X

Linkedin

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam