Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Ruh ile Yaşam Arasındaki Bağı Kurduğu Söylenen ve Üçüncü Göz Olarak Bilinen: Epifiz

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Üçüncü göz muhabbeti, her zaman mistik bir öğe olarak kabul edilse de yapılan çalışmalarla beraber epifiz bezinin bu göz ile alakalı olduğu konusunda ciddi iddialar var. 

Peki, bu organ gerçekten var ve ruh ile bağlantılı mı yoksa tüm bunlar birer söylentiden mi ibaret?

Gelin...

Epifiz Bezinin Görevi

Kadim insanlardan günümüze kadar gelen; bunca yıla rağmen gizemini koruyan bu kozalaksı bez, beyindeki küçük bir endokrin-içsalgı bezidir. Asıl görevi seratonin ve melatonin hormonlarını salgılamak olan bu doku parçası hakkında, kökeni antik dönemlere, Descartes’a ve gizem bilime (okültizm) kadar uzanan sayısız hikaye anlatılır... 

“Üçüncü göz” ya da “aklın ışığı’’ olarak da adlandırılan epifiz bezinin, meditasyon yoluyla Astral seyahat deneyimi yaşamak isteyen insanın fiziksel ve doğaüstü-spiritüel dünyaları arasındaki geçiş kapısı olduğuna inanılır... Descartes insan ruhunun bu salgı bezinde “oturduğunu” iddia etmiştir... 

Yapısal anlamda gözün yapısıyla benzerlikleri olsa da en büyük farkı gözlerimiz ışığa duyarlıyken ve fonksiyonları ortam ışıklı iken devreye girerken, bu bez işlevsel hale geçmek için karanlık ortamı beklemektedir.

Epifiz Bezinin Tarihi

Epifiz bezinin tarihini günümüze dek izlemek oldukça ilginç ve gizemlidir. Kadim insanlar bu minik yapıya büyük önem verdiler. M.Ö. 4'ncü yüzyılda Yunanlı anatomi uzmanı Herophilis bu beze ‘düşünce akışını düzenleyen büzücü kas’ adını verdi. Bu tanım, epifizin zihinsel ve fiziksel alemler arasında bir güç çevirici (dönüştürücü) olarak işlev yaptığını düşünmemize neden olmuştur. 

1886′da iki mikro anatomi uzmanı, H.W. De Graff ve E. Baldwin Spencer, birbirlerinden bağımsız olarak epifizin, küresel bir lens ile dolu içsel bir odayı çevreleyen pigmentli retina hücreleri olan dışsal gözlerin tüm önemli özelliklerine sahip olan, dumura uğramış bir göz olduğunu keşfetti. Daha sonraki araştırma bezin aslında hem direkt olarak hem de dışsal gözden gelen sinir yolları vasıtasıyla çevresel ışığa tepkiler verdiğini kanıtladı. 

Bunların yanında Hindistan’ın yoga metinlerinin ve çağlar boyunca mistik geleneklerinin epifize değinirken ‘sezginin gözü’ ve ‘üçüncü göz’ olarak bahsetmeleri tesadüfün ötesindedir.

Büyük Bir Muamma Olan Epifiz Bezi

Epifiz bezi, Roma'da katolizmde temsil edilmektedir; epifizi sanatsal olarak çam kozalağı şeklinde resmederler. Eski çağlardaki toplumlarda, özellikle Mısır ve Romalılar epifiz bezinin yararlarını biliyor ve bunu geniş sembolojilerinde göz sembolü ile sembolize ediyorlardı. 

Fransız düşünür, yazar Voltaire de epifizin sırrını çözmek için birçok otopsi yapmıştır. Epifiz bezinin deniz seviyesinde çok az, yükseklerde ise daha fazla hormon salgıladığı bilimsel bir gerçektir. Bu yüzden tarih boyunca tüm ibadethaneler olabildiğince yükseğe yapılmıştır. 

Yani ibadethanelerin yükseğe yapılmasının sebebi matematiksel olarak tanrıya yakın olmak değil ama bir nevi bu hormonun da yardımıyla üst bilinçlerle daha fazla iletişimde bulunmak olarak iddia ediliyor.

Epifiz Bezimizi Nasıl Öldürüyorlar?

1990'ların sonlarında, Jennifer Luke adlı bir bilim insanı, sodyum floridin epifiz üzerindeki etkileri konusunda ilk çalışmaları başlatmıştır. Luke, beynin orta yerinde bulunan epifiz bezinin, florid için bir hedef olduğunu bildirdi. Epifiz bezi, bedendeki kemikler de dahil diğer fiziksel maddelerden daha fazla floridi absorbe etmekte, emmekteydi. Epifiz bezi tıpkı bir mıknatıs gibi sodyum floridi çeker. Bu da epifizin kireçlenmesine ve bedendeki tüm hormonal işlemin etkin bir şekilde dengelenmesine engel olur.

Daha sonra yapılan çeşitli araştırmalar da sodyum floridin beyindeki en önemli bezde absorbe edildiğini kanıtlamıştır. Sodyum florid, beynimizdeki en önemli salgı bezimize saldırıda bulunmaktaydı. Sodyum florid, yiyeceklerde, içeceklerde, banyolarda, içme sularında bulunur.

Bunun da insanın farkındalığını artırmasını tökezletmek için bilinçli olarak koyulan engellerden biri olduğu düşünülüyor.

Fakat epifiz beziyle alakalı ilginç olaylar bununla da bitmiyor. Gelin şimdi bu sembolün nerelerde kullanıldığına bakalım..

Papanın Asası:

Vatikan'da Bulunan Heykel

Sümer Tanrısı

Asur Kralı Sargon

Yunan Tanrısı

Masonik Loca

Roma'daki Heykel

Hitler'in Masası

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ca-yoldas

Konu olarak ilgi çekici olmasına rağmen açıklama kısmı yeterli kalmamış bence. Biraz havada kalmış.

ubeyt-demir1

Üçüncü göz olarak değil de bilinçte farklı bir perspektif desek daha doğru olur çünkü algıladıklarımızı şemamıza göre anlamlandırırız. Bilincin ötesine geçilen durumlarda o şema içerisinde özgür olursunuz ego ortadan kalkar.

ubeyt-demir1

Aldous huxley algı kapıları, abdüllatif tüzer psikedelikler ve mistisizm Bu yazılarda bu konularda çok ilginç bilgiler ve bilimsel deneyler var.

sah-tunc

PH değeri yüksek ve bol alüvyonlu s ular tüketmelisiniz. Reklam gibi olacak fakat piyasada içebileceğiniz en sağlıklı su bu yönden 'Saka' su. Bunun dışında bütün diş macunlarınızda, A'dan Z'ye hepsinde bol miktarda Florür bulunmakta. Dolayısıyla piyasada tek florürsüz dişmacunu olan 'Paradontax'ı kullanmalısınız. Ayriyetten, Pineal Bezinizin kirecini arındırmak ve eski sağlığına kavuşmasını istiyorsanız aşağıda paylaştığım, geçenlerde hazırlamış olduğum listeyi uygulamanızı öneririm; http://www.gnoxis.com/pineal-gland-epifiz-bezi-kireclenmesini-nasil-temizler-ve-koruruz-61090.html

Gizli Kullanıcı

Cok fazla eksikleri var ama zaten bu konuyu tam anlatmak da mumkun degil. Farkindaliklarin artmasi ve hatirlanmasi icin bu tarz paylasimlarin olmasi gerekiyor. Zaten insanlar artik yavas da olsa gercek degerlerini anlamaya basladi. Iki yuzlu ve kan sevdalisi politikacilar ve tum dunyayi yutan sermaye babalarinin yarattigi bu kaos ve olum kazanindan yavas yavas cikmaya basladik. Uzerimizdeki su kirli ellerin oyunlarindan bir kurtulsak aslinda sadece insan oldugumuz icin bile nelere sahip oldugumuzu anlayacagiz.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

BilimHindistanMısırYunanistan
Görüş Bildir