Rahşan Ecevit ve Bülent Ecevit'in Koca Bir Ömürlük Destan Gibi Aşklarının İmrendiren Hikayesi

-
Abone ol

Rahşan Ecevit, sevgili eşinle birlikte güzel uyu...

"Aşkın ömrü 3 yıldır" ya da "Evlilik aşkı öldürür" gibi klişe lafları çürüten en güzel örneklerden biriydi onların aşkı. Koca bir ömür ediyor birlikte geçirdikleri yıllar...

Öğrencilik yıllarının en güzel zamanlarında, Robert Koleji'nde tanıştı Rahşan Aral ve Bülent Ecevit. Birbirlerinin ilk aşkıydı her ikisi de. Aşka dair hiçbir geçmişleri yoktu, zaten gelecekte de birlikte görünüyorlardı.

Mezuniyet sonrası hiç vakit kaybetmeden evlenmek istediler. Ancak Rahşan'ın babası Namık Zeki Aral, kızının evlilik için henüz küçük olduğunu söylüyor ve bu birlikteliğe onay vermiyordu.

Bu baba engeli bir müddet sürse de, aşkları hiç sarsılmadan yollarına devam ettiler. Nihayet 1946 yılında, Çocuk Esirgeme Kurumu'nun bahçesinde sade bir törenle dünya evine girdiler. O sıra Rahşan Ecevit 23, Bülent Ecevit ise 21 yaşındaydı.

Bülent Ecevit, Ankara Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra Londra'ya basın ateşesi olarak atandı. O dönem Bülent Ecevit, yaklaşık 80 sterlin maaş alıyordu. Hiç öyle refah içinde yaşadıkları bir hayatları yoktu çiftin.

Buna rağmen sanat etkinliklerini hiç kaçırmıyorlar, sergilenen bütün oyunlara gidiyorlardı. Hatta bu sanat sevgisi onların bütçesinin sarsılmasına sebep oluyordu. Bir dönem evde yiyecek bir şey olmadığı için alyanslarını ve Bülent Bey'in saatini satmak zorunda kaldılar.

Türkiye'ye döndüklerinde ise artık siyasetin tam da içine girmişlerdi. 12 Eylül döneminde Bülent Ecevit, bazı yazılarından dolayı tutuklandı ve Ulucanlar Cezaevine gönderildi. O ayrılığın bir kısmı da yılbaşına denk geliyordu.

Rahşan Ecevit, üzerinde kız ve erkek resimleri olan iki tane mum aldı. Kız resimli mumu eşine, erkek resimli olanı ise kendine saklayarak "Yılbaşını birlikte geçirmiş gibi yapalım. Bu mumları aynı anda saat 24.00’e beş kala yakalım" dedi eşine.

Ecevit, cezaevinden çıktıktan sonra eşinin verdiği mumu saklayıp evine götürdü. Rahşan Hanım da aynı mumu saklamıştı. İki mumu yan yana koyup yaktılar ve bundan sonra o mumları hep yakmak için söz verdiler. Hatta birisi, diğerinden önce ölürse kalan kişi mumları yakmaya devam edecekti.

Ölüm Allah'ın emri, ayrlık olmasaydı... 60 yıl diz dize, göz göze beraberlerken 2006 yılında mumların biri söndü. Rahşan Hanım'ın bir yanı eksildi, büyük bir yalnızlıkla sınandı.

Sevgili eşinin ölümünden sonra Rahşan Hanım'a bir röportajda şöyle bir soru soruldu: “Bülent Bey’i hiç rüyanızda gördünüz mü?”. Rahşan Ecevit'in cevabı gönlünün en derinliklerinden gelmişti: “İnsan her gün birlikte yaşadığı, konuştuğu kişiyi rüyasında görür mü? Ben akşam yatağa yatınca onun yanına yatıyorum. Hiç ayrılmadık ki.”

Geriye Bülent Ecevit'in sonsuz sevgi ile bağlı olduğu Rahşan Hanım'a yazdığı dizeler ve unutulmaz bir aşkın öyküsü kaldı: "Yanımdaki sensin, yalnızlığım sen… Kendimden bile uzakta, elim elindeyken…”

Rahşan Ecevit'in son isteği, sevgili eşinin yanına gömülmek. Huzurla uyuyun Ecevit ailesi...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
uygunuygunerol

verceksin sopayı

klemenjero

yatacak yerin yok Erol Uygun. Toprak kabul etmeyecek seni.

mertii

erol kudurma seni seven yok diye

uygunuygunerol

ateşleri bol olsun.kafirler için yaşasın cehennem

doctor-what

kuduuurr

sonurs

ankara üniveristesinden mezun oldu yazmışsınız lem bi köşe hazırlıyosunuz azıcık özenin,Robert Lisesi mezununudur üniversite mezunu olmadığı için cumhurbaşkanlığına aday olamamıştır burdakilere ne versen yiyorlar mı sanıyosunuz

evin-mergen

gözlerim dolu dolu okudum.. Aşk öyle başka duygusun ki. ah bide bize uğrasan...

zlserd

öfffff

Görüş Bildir