Görüş Bildir

etiket Prof. Dr. Ercüment Ovalı: 'Koronavirüs Aşısı Hayvan Deneyi Aşamasına Geldi'

Anasayfa > Gündem

Prof. Dr. Ercüment Ovalı, koronavirüs tedavisinde kullanacak aşı için yarın hayvan üzerinde deneylere başlanacağını duyurdu. Çalışmaları hakkında 5 maddelik bir açıklama paylaşan Ovalı, 'istenmeyen bir sonuç olursa yine çalışırız' dedi.

Geçtiğimiz günlerde 'Dornaz Alfa' isimli ilacın koronavirüs tedavisinde kullanılabileceği şeklindeki açıklamaları ile tıp dünyasında eleştiri konusu olan Prof. Dr. Ercüment Ovalı bugün yeni açıklamalar yaptı.

Ekibiyle birlikte koronavirüs aşısı ve ilacı için laboratuvar çalışmaları yürüten Ovalı'nın bugünkü Twitter paylaşımları şöyle:

"Türkiye Covid-19'a karşı aşı geliştirebilen az sayıdaki ülkeler arasında"

"Türkiye Covid-19'a karşı aşı geliştirebilen az sayıdaki ülkeler arasında"

Ovalı, çalışamlarda kaydedilen aşamaları ise 5 madde ile şöyle duyurdu: 👇

Ovalı, çalışamlarda kaydedilen aşamaları ise 5 madde ile şöyle duyurdu: 👇

"1 - Coronavirüs aşısı hayvan deneyi aşamasına geldi"

"1 -  Coronavirüs aşısı hayvan deneyi aşamasına geldi"

COVID-19 İnaktif Virüs Aşısı; preklinik invitro test aşaması tamamlanmış olup, 24.04.2020 tarihinde hayvan üzerinde deneylere başlanacaktır.

Bütün dünya corona virüsüne karşı aşı geliştirme çabasında. Dünyada çok sayıda merkezde aşı geliştirmek için çalışmalar sürdürülüyor. Bu aşı araştırmalarının büyük bir kısmı, rekombinant yani sentetik aşı üretimi üzerine.

Aşılar canlı virüslerin kullanıldığı atenue-inaktif veya virüsün sentetik parçalarından oluşturulan rekombinant olmak üzere iki yöntemle hazırlanıyor. İnaktif aşılar, rekombinant aşılardan çok daha hızlı hazırlanabiliyor, viral mutasyonel değişikliklerden daha az etkileniyor ve daha uzun süre etkin kullanılabiliyor. Öte yandan dezavantajları da var; kitlesel olarak çok yüksek sayıda üretilemiyor, daha yüksek maliyetli, virüsü canlı olarak laboratuvarda çoğaltmak gerektiği için maksimum düzeyde güvenlik uygulamaları gerekiyor, bağışıklık oluşturma yüzdesi rekombinant aşılara göre daha düşük.

Acil müdahalelerin hayat kurtarabileceği bu özel süreçte, inaktif aşının olumlu taraflarına odaklanmak ve kısa dönem avantajlarını göz önüne almak gerekiyor. Yüksek sayıda üretilebilecek rekombinant aşılar geliştirilene kadar, doğası gereği az miktarda üretilebilen inaktif aşılar, özellikle risk altındaki sağlık personelini, ileri yaşlıları ve yine kanser, astım gibi ek hastalıkları bulunan risk altındaki kişileri koruyacak sayıda üretilebilir ve çok önemli bir yarar sağlanabilir. 

Biz, TÜBİTAK’ın destek verdiği COVID-19 inaktif virüs aşısı çalışmamızda üretimi tamamlayarak hayvan deneylerinin yapılacağı noktaya geldik. Hayvan deneylerinden sonra Faz-1 çalışmaları başlıyor, gönüllülerde 3 hafta süren yan etki ve antikor oluşturma açılarından değerlendirme yapılıyor. Sonrasında daha geniş bir popülasyonda aşı çalışmaları devam ediyor, yeterli güvenlik ve etkinlik elde edildikten sonra yine çalışma daha da genişletilebiliyor… İdeal koşullarda tüm bunlar, ortalama 3 ayda sonuçlanabilir. Tüm bu aşamalar, Sağlık Bakanlığı’nın onay süreciyle gerçekleşiyor. Peki, başarılı olunamazsa?... Pek çok bilimsel araştırmanın başına geldiği gibi, hayvan deneylerinde ya da sonrasında istenmeyen bir etki ile karşılaşabiliriz, bu durumda yine laboratuvara girer, yine çalışırız.

"2 - Kök hücre çalışması: 7 hasta üzerinde araştırma yapıldı"

"2 - Kök hücre çalışması: 7 hasta üzerinde araştırma yapıldı"

COVID-19 Tedavisinde Mezenkimal Kök Hücrenin Etkinliği; Faz II Klinik Çalışma olarak Sağlık Bakanlığı’na sunulmuş olup, münferit hastalar için bakanlığın izniyle uygulama yapılmaktadır. Kontrol grubuyla birlikte giden standardize çalışma için proje onayına ihtiyaç duyulmaktadır.

COVID-19 hastalığının tedavisinde mezenkimal kök hücre uygulaması yapılabiliyor. Sağlık Bakanlığı tedavi rehberinde de yer almaktadır.  Bu ek tedavi şekli konusundaki klinik gözlemlerimize göre; uygun endikasyonla (ileri hastalık, entübe hasta) kök hücre uygulanan 7 hastada iyi sonuçlar elde ettik. Sağlık Bakanlığı’na yapılmış başvurumuz onaylandığı takdirde kontrol grubuyla beraber bilimsel bir veriye ulaşmak için klinik çalışmayı başlatacağız.

"3 - İmmün plazma: Her kan grubuna uyumlu bir plazma ürettik"

"3 - İmmün plazma: Her kan grubuna uyumlu bir plazma ürettik"

ACU-IP1.0 (Bağışık Konsantre/Patojen Free Plazma); üretimin yapılabilmesi için tüm şartlar oluşturulmuştur. Sağlık Bakanlığı’nın COVID-19 İmmün Plazma kullanımıyla ilgili genelgesi sonrası bu ürün de kullanıma girmiş olup, laboratuvarlarımızda üretilmektedir. Faz II Klinik çalışma için onay beklenmektedir.

TÜBİTAK tarafından desteklenen bu araştırma projesi, hastalığı yenerek bağışıklık kazanmış kişilerden kan alınması ile elde edilecek virüs spesifik antikorların toplanması ve bunların yeni hastaların tedavisinde kullanılmasına dayanıyor. Sağlık Bakanlığı, COVID-19 tanısı alıp iyileşen kişilerden alınan immün plazmanın içerdiği antikorlar nedeniyle hastaların tedavisinde kullanılabileceğini onaylamıştır. An itibariyle hastalarda kullanılacak olan immün plazmanın hazırlanması laboratuvarlarımızda en uygun şartlarda gerçekleştiriliyor. Birden fazla kişiden alınarak havuzlanan plazma; tüm virüs ve bakterilerden arındırılıyor, konsantre ediliyor, içerdiği antikor düzeyi ve çeşitliliği, ayrıca bunların virüs nötralizasyon kapasitesi de ölçülebiliyor ve standart düzeye getiriliyor (üründen ürüne farklılık olmuyor). Hazırlanan plazmadaki antikorların titre edilerek miktarlarının bilinmesi ve virüsü nötralize etme kapasitesinin ölçülebilmesi, plazma hazırlık aşamasında çok önemlidir. Ayrıca kan grubu uyumu sorunu oluşturmayacak şekilde hazırlanmaktadır. İmmün plazmanın hastalara yönelik klinik uygulamaları da devam ediyor.

"4 - Covid-19 virüs spesifik T-lenfositler: Virüsle savaşacak T-lenfositler hazırlıyoruz"

"4 - Covid-19 virüs spesifik T-lenfositler: Virüsle savaşacak T-lenfositler hazırlıyoruz"

COVID-19 Spesifik T-lenfositler; üretimi tamamlanmış olup Faz II Klinik çalışma için TÜSEB’e destek başvurusu yapılmıştır. 

T-Lenfositler insanlarda bağışıklıktan sorumlu savaşçı hücrelerdir. Laboratuvar ortamında da bazı özel yöntemlerle virüsün tipine özgün olarak hazırlanan bu hücreler, bugün dirençli viral enfeksiyonların (EBV, CMEV, BK, AV) tedavisinde tüm dünyada çeşitli merkezlerde uzun süredir başarı ile kullanılıyor. Özellikle kanser, bağışıklık yetmezliği ya da bağışıklık baskılayıcı tedavi gören hastalar için uygulanılıyor. Günümüzde ise corona virüse karşı savaşmak için yine laboratuvar şartlarında hazırlanan T-lenfositlerin klinik uygulamalarda başarılı olabileceği öngörülüyor. Corona virüsüne özgün üretimini tamamladığımız T lenfositlerin COVID-19 hastalarının tedavisinde etkinliğini kanıtlamak üzere TÜSEB’e destek başvurusu yapılmış olup, Sağlık Bakanlığı’na da klinik araştırma başvurusu yapılacaktır.

"5 - Dornaz Alfa çalışması: Klinik gözlemler denemeye devam edilmesi gerektiğini gösteriyor"

"5 - Dornaz Alfa çalışması: Klinik gözlemler denemeye devam edilmesi gerektiğini gösteriyor"

COVID-19 Tedavisinde Dornaz Alfa’nın etkinlik ve güvenlilik çalışması; Tüm laboratuvar süreçleri tamamlanmış olup, Faz II Klinik çalışma için TÜSEB’e başvurusu yapılmıştır.

In vitro şartlarda (laboratuvar ortamında) beyaz kürelerin oluşturduğu jelimsi tabakayı süratle eritebildiğini gözlemlediğimiz bu ilacı kullanan kistik fibrozisli hastalarda da COVID-19 enfeksiyonun daha hafif seyretmesi nedeniyle, standart tedaviye dirençli 3 hastada uygulama sonucu iyileşme olduğunu gördük. Bu bulgular daha önce laboratuvar ortamındaki bulgulara uyumlu olarak COVID-19hastalarının akciğerlerinde gelişen solunum zorluğunun kontrol edilebildiğini gözlemledik.

Sonuç olarak bu ilacın tedavide özellikle erken dönemde (entübasyon öncesi) uygulanabilirliği ile ilgili olarak TÜSEB’e destek başvurusu yapılmış olup, Sağlık Bakanlığı’na da klinik araştırma başvurusu yapılacaktır.'

Bilim dünyası Ovalı'ya tepki göstermişti

Bilim dünyası Ovalı'ya tepki göstermişti

Prof. Dr. Ovalı, 1 hafta önce yaptığı bir paylaşımda, “1 aydır laboratuvarda çalıştığımız bir ilacın ismini 23 Nisan'da açıklayacaktık ancak o kadar etkili duruyor ki insanların hayatını kurtarabilir. İnsanların hayatından gün çalmak istemedik. Acilen Dornaz alfa hastaların tedavisinde klinik testlere alınmalı. Kahramanlarıma teşekkür ederim” demişti.

Ovalı'nın açıkladığı 'Dornaz Alfa' için bilim dünyasından çeşitli tepkiler gelmişti. Twitter'dan bilim yapılmaz' diyenler de olmuştu 👇 '

Sağlık Bakanı da Ovalı'yı eleştirerek 'Sosyal medya üzerinden insanların umudu ile oynanamaz' demişti 👇

Canlı yayına katılan Ovalı, eleştirilere yol açan Twitter açıklamaları için "Hatalı olduğunu düşünmüyorum" dedi 🎥

Ovalı'nın 'virüs laboratuvarda üretildi' iddiaları hakkındaki düşüncesi: "Vuhan Viroloji Enstitüsü'nden kaçmış olabilir. Bir kaza olmalı, yoksa tedbir alırlardı" 🎥

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
225
58
36
31
13
6
5
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?