"O Bir Tanrı, İnsan Değil" Prens Philip'e ‘Yaşayan Tanrı’ Olarak Tapan Güney Pasifik Kabilesi Yasta

1PAYLAŞIM

Geçtiğimiz Cuma günü 99 yaşında hayatını kaybeden İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in eşi Prens Philip’e on yıllardır tapan Güney Pasifik ülkesi Vanuatu'daki Tanna ada kabilesi büyük üzüntü yaşıyor. 

Edinburgh Dükü adına bir anma töreni düzenleyecek olan ada kabilesi, Prens Philip’i “on yıllar önce Tanna'yı zengin ve güçlü bir kadınla evlenmek için terk eden soluk tenli bir dağ ruhu olarak” görüyordu. Prens’in adaya zenginlik ve bilgelik getirerek geri dönmesini uzun yıllardır bekleyen kabile halkının, hayatını kaybettiği haberinin gelmesiyle umutları yıkıldı.

Güney Pasifik ülkesi Vanuatu'da onlarca yıldır Birleşik Krallık Kraliçesi Elizabeth’in eşi Prens Philip'e bir tanrı gibi tapan ada kabilesi, Edinburgh Dükü için yas ve onurlandırma günü düzenlemeye hazırlanıyor.

Cuma günü 99 yaşında hayatını kaybeden Prens Philip'e saygılarını sunmak için yüzlerce kişinin Tanna adasındaki Yaohnanen yağmur ormanı köyünde toplanması bekleniyor.

‘Prens Philip Hareketi’ olarak adlandırılan inanış, Prens Philip’i on yıllar önce Tanna'yı zengin ve güçlü bir kadınla evlenmek için terk eden soluk tenli bir dağ ruhu olarak görüyor.

Kabilenin inanışının başlangıç noktası ise sömürge döneminde, portresi devlet dairelerinde asılı olan ve 1974'te bir İngiliz-Fransız kolonisi olan Yeni Hebridleri ziyaret eden Prens Philip'e gösterilen saygıyı gördüklerinde pekiştirildi.

Prens Philip ve İngiliz Kraliyet Ailesinin Varlığını Atatürk'e Borçlu Olduğunu Biliyor muydunuz? - onedio.com
Prens Philip ve İngiliz Kraliyet Ailesinin Varlığını Atatürk'e Borçlu Olduğunu Biliyor muydunuz? - onedio.com

Kabile, Edinburgh Dükü’nün adaya zenginlik ve bilgelik getirerek geri dönmesini uzun yıllardır beklerken, hayatını kaybettiği haberinin gelmesiyle ada halkının umutları yıkıldı.

Ulusal antropoloji müzesi Vanuatu Kültür Merkezi'nden Jean-Pascal Wahe, sazdan kulübelerde yaşayan, ormanda yaban domuzları ve Pteropus (Uçak tilki yarasası) avlayan adalıların Prens Philip’in ölümüyle kedere boğulduğunu söyledi.

Adadaki şeflerden biri, geleneksel bir tahta sopası ve boynunda bir dizi deniz kabukları ile, Ulusal antropoloji müzesi Vanuatu Kültür Merkezi'nden Jean-Pascal Wahe tarafından kaydedilen bir video mesajında Prens Philip'e saygılarını sundu.

Şef Willie Lop, "Tanna olarak Philip'e inanıyoruz ve onu kaybettiğimiz için büyük üzüntü duyuyoruz" dedi.

Tanna yakınlarındaki bir köy halkı sakini, “Tanna halkı Prens Philip'in hasta olduğunu ve hastanede olduğunu biliyorlardı. Ölüm haberini duyduklarından bu yana çok üzgün ve duygusallar” dedi.

Köylüler, Prens Philip’in ölümünü bölgeye özgü, bir biber bitkisinin ezilmiş köklerinden yapılan ve atalarının ruhlarıyla kaynaşmalarına yardımcı olduğunu iddia ettikleri kava içeceğiyle yad edeceklerini bildirdi.

Lop, “Prens Philip’in aslen Tannalı olduğuna inanıyoruz. Onun ölümünden dolayı çok üzgünüz ”dedi.

Yakındaki bir köy olan Ikuanala'dan Şef Yapa Nekiwris, "Tanna adasındaki insanlarla İngiliz halkı arasındaki bağlantı çok güçlü" derken "Kraliyet ailesine ve İngiltere halkına taziye mesajları gönderiyoruz" ifadelerini kullandı.

73 Yıldır Evli Olan Prens Phillip ve Kraliçe 2. Elizabeth’in Masallara Konu Olacak Aşk Hikayesi - onedio.com
73 Yıldır Evli Olan Prens Phillip ve Kraliçe 2. Elizabeth’in Masallara Konu Olacak Aşk Hikayesi - onedio.com

Tanna’dan dört kişi 2007 yılında "Yerlilerle Tanışın" adlı üç bölümlük bir belgesele katılmak için İngiltere'ye seyahat ettiğinde Windsor Kalesi'ni ziyaret etmiş ve Prens Philip ile tanışmıştı.

2009 yılında hayatını kaybeden Tanna şefi Jack Naiva, "O bir tanrı, insan değil" derken "Bazen sesini duyuyorum. Kral Philip'e söylemelisiniz ki yaşlanıyorum ve ölmeden önce beni ziyaret etmesini istiyorum" ifadelerini kullanmıştı.

Kraliçe'nin eşine duyulan saygıyı Güney Pasifik ülkesinin eksantrikliği olarak görmek cazip gelse de, antropologlar bunun aslında çok karmaşık olduğunu söylerken adalıların bu tavrının sömürgecilerin ve Hıristiyanların kıyılarına gelmesine incelikli bir yanıt olduğunu düşündüklerini belirtti.

II. Elizabeth'in Eşi Prens Philip Hayatını Kaybetti - onedio.com
II. Elizabeth'in Eşi Prens Philip Hayatını Kaybetti - onedio.com
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
deniz62

herkesin dini kendine ama e siz ona tapiyordunuz o kime tapiyordu onun taptigi kime tapiyordu? ... amk en üsttekine tapmak varken en alttakine niye tapiyonuz hsjsjajaj

Gizli Kullanıcı

Stockholm sendromu amk. Sanayi devrimi belgeselini izleyin bunları nasıl ana erkilden sömürgeleştirdiklerini ve yamyamlıkla suçlayarak kontrol altına aldıklarını görün. -Ki Avrupa eğer aydınlanmayı yaşamasaydı nasıl hala yamyam olacaklardı (gerçek anlamda) bunun çok fazla makalesi ve kanıtı var, bir sürü kitap yazıldı hatta. Bunlardaki bitkiler bir Çin'de vardı bir de bunlarda. İngilizler'in ne porseleni vardı ne de Çin'den gelmezse çayları. Porselenler bozuluyor diye sütle ısıtıp çayı öyle dökerlerdi, o kadar muhtaç ve geriydiler. O yüzden hala sütle içiyorlar. Bu adadaki bitkileri keşfettiklerinde arapların Türkiye'yi cennet sanması gibi şaşırdılar, alıp alıp seralara getirdiler yetmedi bütün adaya el koydular. Hala tanrı bu adam diye ağlıyosanız siz hak etmişsiniz demektir aklınıza sıçayım.

Gizli Kullanıcı

İngiltere'de günlerdir muhalif kişiler her yere yas billboardları asıldı, tüm kanallarda bu adamı tanrı gibi veriyorlar diye ortalığı ayağa kaldırdılar isyan ediyorlar, bunlar da tanrı filip öldü diye üzülüyolar. Akla bak. Tanrı ölür mü oğlum? Valla oksijen israfısınız. İğrendim.

cheerymel

Avrupa aydınlanmasaydı yamyam olacaktı diyorsun da bu nasıl saçma bir şeydir. Şu olmasaydı bu olacaktı bu olmasaydı bu olacaktı gibi sözler kullanmak zaten yanlıştır ama bunu KOCAMAAAN bir aydınlanma çağı ardında devam eden binlerce olay için de söylemezsin... Uhud savaşında okçular tepeyi bırakmasa denir de aydınlanma yaşanmasa ne amk.

Gizli Kullanıcı

Haklısın, Fransa'da bir atasözü duymuştum; ''Taihi 'eğer'lerle yazmaya kalkarsanız Eiffel Kulesini bir kutuya bile sığdırabilirsiniz'' diye. Ama bu tarihi gerçekleri de değiştirmiyor. Tıp devrimi sırasında ve öncesindeki ceset ve mezar soygunculuklarını araştırırsan anlarsın. İnsanlar berber dükkanında öldürülerek aşağıdaki dehlizde parçalara bölünmüş kişilerin cesetlerini etli börek dükkanında satıyorlardı. Hatta bu durum bir filme konu oldu. 'Avrupa'nın İki Yüzlü Yamyamlık Tarihi' anlamına gelen 'Europe’s Hypocritical History of Cannibalism' diye aratırsan yazılmış akademik kitapları ve çalışmaları bulabilirsin. Özellikle Victoria dönemindeki seri cinayetlerin çoğu yamyamlık için işlenmiştir. İtalya Catania üniversitesinde kriminolojist olan Emilia Musumeci'nin bu konuda çok çalışması var.

cheerymel

Cahillik kötü şey.

blizzard

Yanlış hatırlamıyorsam birisi Richard Dawkins'e ait olmak üzere iki farklı kitapta bunu okumuştum. Açıkçası bana garip gelmedi. Ortadoğu'da dinî liderlere ve dinin ileri gelenlerine yapılan muameleden farklı değil.

darria

sonra neden sömürülüyoruz diye düşünmesinler hiç. adam ölmüş hala tanrı diyor eleman. he amk ölümlü tanrı

Görüş Bildir