article/comments
article/share
Haberler
Peter Steele ve Type O Negative'in Sıra Dışı Hikayesi

etiket Peter Steele ve Type O Negative'in Sıra Dışı Hikayesi

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Devasa cüssesi, kendine has sesi ve kara mizahıyla Peter Steele, metal dünyasının kolay kolay unutulmayacak isimlerinden biri. Peter, Type O Negative ile birlikte aşkı, ölümü, depresyonu kendine has bir mizahla harmanlayarak bambaşka bir dünya yarattı. Peki bu sıra dışı grubun hikayesi nasıl başladı? 🤔

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Peter Steele’in hayatı, rock yıldızı olmadan önce bambaşkaydı...

Peter Steele’in hayatı, rock yıldızı olmadan önce bambaşkaydı...

Peter Steele, 1962’de Brooklyn’de doğdu ve müziğe başlamadan önce oldukça sıradan bir hayat yaşadı. Genç yaşta müzikle ilgilenmeye başlayan Steele, 1979’da Fallout isimli grubunu kurdu ve daha sonra Carnivore ile thrash metal dünyasına girdi. Ancak onu asıl efsane yapan şey, yıllar sonra kuracağı Type O Negative olacaktı. İşin ilginç tarafı, Steele bir dönem New York Parklar Departmanı’nda çalışıyordu ve hayatının bu döneminden de şarkılarına malzeme çıkardı. Yani karşımızda gündüz park görevlisi, gece gotik metal devi gibi oldukça garip bir kariyer özeti var.

Type O Negative'in adı bile tesadüfen ortaya çıktı!

Type O Negative'in adı bile tesadüfen ortaya çıktı!

1989’da Peter Steele, çocukluk arkadaşları Kenny Hickey, Josh Silver ve Sal Abruscato ile yeni bir grup kurdu. Önce grubun adını Repulsion koydular ama aynı isimde başka bir grup olduğunu öğrenince değiştirmek zorunda kaldılar. Ardından Subzero ismini denediler, o da doluydu. Sonunda Steele, kan bağışı isteyen bir radyo reklamında “Type O Negative” ifadesini duydu ve grubun adı böyle ortaya çıktı. Yani bugün gotik metal deyince akla gelen bu grup, aslında rastgele bir radyo reklamından doğdu.

İlk albümün arkasında ciddi bir kalp kırıklığı vardı.

Type O Negative’in 1991 tarihli ilk albümü Slow, Deep and Hard, grubun bugünkü romantik ve melodik tarafını henüz tam olarak göstermiyordu. Peter Steele albümün büyük bölümünü biten bir ilişkisinin ardından yazmıştı. Şarkılarda öfke, intikam, kalp kırıklığı ve karanlık düşünceler ağır basıyordu. Steele’in kendi anlatımına göre yaşadığı ayrılık onu ciddi biçimde sarsmıştı. Bu yüzden albümdeki anlatım tarzı, “Seni seviyorum ama aynı zamanda senden nefret ediyorum.” seviyesindeydi. Type O Negative’in aşk ve acıyı aynı potada eritme alışkanlığı da aslında daha ilk albümden başlamıştı.

Peter Steele’in mizahı o kadar karanlıktı ki insanlar neyin şaka olduğunu asla anlayamadı.

Type O Negative’in ilk dönemlerinde Peter Steele’in kara mizahı grubun en büyük özelliklerinden biriydi. Ancak Steele’in şarkı sözlerinde kullandığı provokatif ifadeler ve röportajlardaki alaycı tavrı, zaman zaman onun gerçek düşünceleriyle karıştırıldı. Grup Avrupa turnesinde özellikle politik ve ırkçı olduğu yönündeki suçlamalarla karşılaştı. Steele ise bunların büyük bölümünün ironi ve provokasyon olduğunu savundu. Hatta grup, kendilerine yöneltilen suçlamalarla dalga geçmek için daha sonra “We Hate Everyone” ve “Kill All the White People” gibi şarkılar bile yaptı. Kısacası Type O Negative, kara mizah konusunda oldukça başarılıydı.

Black No. 1 parçası, gotik bir kıza yazılmıştı...

Type O Negative’in en meşhur şarkılarından “Black No. 1”, Peter Steele’in geçmişte ilişki yaşadığı gotik bir kızdan ilham aldı. Şarkı, gotik kültürünü ve siyah saç boyası takıntısını eğlenceli bir dille tiye alırken aslında Steele’in o ilişkiye dair duygularını da taşıyordu. Daha da ilginci, Steele şarkının büyük bölümünü Parklar Departmanı’nda çalıştığı sırada çöp kamyonu kullanırken kafasında yazdığını anlatmıştı. Şarkının sözlerinde siyah saç, Halloween, Nosferatu ve gotik kültüre dair pek çok gönderme bulunuyor. Yani gotik bir parçanın doğuşu için gereken ortam; çöp kamyonu, eski sevgili ve bolca kara mizah diyebiliriz.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Grup, “Bloody Kisses” albümüyle bambaşka bir seviyeye çıktı!

1993’te çıkan Bloody Kisses, Type O Negative’in kariyerindeki kırılma noktası oldu. Albümde “Black No. 1”ın yanı sıra “Christian Woman” gibi grubun en bilinen parçaları yer alıyordu. Aşk, seks, ölüm, din ve yalnızlık gibi konular Peter Steele’in derin vokali ve ağır gitarlarla birleşince ortaya dönemin diğer metal gruplarından oldukça farklı bir sound çıktı. Albüm, Type O Negative’in geniş bir hayran kitlesine ulaşmasını sağladı. Peter Steele de bu albümle birlikte gotik kültürünün de en tanınan figürlerinden biri haline geldi.

Peter Steele'in görüntüsü de müziği kadar olaydı!

Peter Steele'in görüntüsü de müziği kadar olaydı!

Peter Steele yaklaşık 2 metre boyundaki fiziği, uzun siyah saçları ve yeşil gözleriyle zaten sahnede kolay kolay gözden kaçabilecek biri değildi. Fakat 1995’te Playgirl dergisine çıkarak bu durumu biraz daha ileri taşıdı. Fotoğraflar o kadar konuşuldu ki Steele, müzisyen kimliğinin yanında seks sembolü olarak da anılmaya başlandı. Kendisi ise bu durumla ilgili oldukça alaycı bir tavır takınıyordu. Böylece karanlık, depresif ve gotik bir metal grubunun solisti, bir anda ana akım magazinin de gündemine girmiş oldu.

Peter Steele ölünce Type O Negative de bitti...

Peter Steele ölünce Type O Negative de bitti...

Peter Steele, 14 Nisan 2010’da 48 yaşındayken kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Ölümünün ardından grubun diğer üyeleri, Type O Negative’in Steele olmadan devam etmesinin doğru olmayacağına karar verdi ve grup dağıldı. Çünkü Type O Negative sadece dört müzisyenin oluşturduğu bir grup değildi; grubun karakterinin merkezinde Peter Steele’in sesi, sözleri, mizahı ve kişiliği vardı. Arkasında yedi stüdyo albümü, sayısız unutulmaz şarkı ve kendine has bir müzikal miras bıraktı. Bugün Black No. 1, Christian Woman, Love You to Death gibi şarkılar hala dinleniyorsa, bunun sebebi grubun sadece metal yapması değil, kendi karanlık dünyasını da yaratmış olması.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunuyum. Öğrencilik yıllarımdan itibaren hikaye anlatıcılığına, dijital içerik üretimine ve gündelik hayatın içinden ilgi çekici konulara her zaman merak duydum. Onedio’da, okuyucuyla bağ kuran, hem eğlenceli hem de bilgi veren içerikler üretmeye çalışıyorum. Amacım, okuyan herkesin kendinden bir parça bulabileceği, merakla tıklayacağı ve severek paylaşacağı içerikler hazırlamak.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın