Patronları Etkilemeyi Başaran İnsanların Ortak Özelliği Belli Oldu
İş hayatında üst düzey yöneticilerle veya patronlarla aynı fikirde olmamak, birçok çalışan için kariyerini riske atmakla eş değer görülen, göz korkutucu bir durumdur. Ancak uzmanlar tam aksini söylüyor: Doğru bir üslupla karşı çıkmak, liderlerin gözünde saygı ve güven kazanmanın en hızlı yoludur.
Google, Amazon, Microsoft ve NATO gibi dev kuruluşların üst düzey yöneticilerine koçluk yapan ve 'Üst Yönetimi Yönetme' kitabının yazarı olan uzman, 15 yıllık deneyimine dayanarak en başarılı iletişimcilerin sırrını paylaştı. Bu profesyoneller patronlarına asla doğrudan 'Yanlışsın' demiyor. Bunun yerine, çatışmayı verimli bir tartışmaya dönüştüren şu 5 diplomatik ifadeyi kullanıyorlar...
1. "Bu haklı bir nokta. Benim gördüğüm zorluk şu ki..."
Karşıt görüşünüzü sunmadan önce mutlaka ortak bir mutabakat alanı bulun. Önerilen çözüm gerçekçi olmasa bile, yöneticinin niyeti veya zamanlama endişesi haklı olabilir. Onun bakış açısının değerini kabul etmek, savunma mekanizmasını gevşetir ve sizi can kulağıyla dinlemesini sağlar.
Asla demeyin: 'Bu işe yaramaz, bütçemiz yok.'
Şunu deneyin: 'Hızlı hareket etmemiz gerektiği konusunda haklısınız. Gördüğüm zorluk, kaynakları zaten başka yere tahsis etmiş olmamız; bu yüzden fonları başka bir projeden çekmemiz gerekecek.'
2. "Buna bir incelik (detay) daha eklemek istiyorum."
Üst düzey yöneticiler, sahadaki detayları sizin kadar net göremeyebilir. Bu ifade, liderin düşüncesini 'düzeltmekten' ziyade ona 'katkıda bulunmak' olarak sunulur. Farklı bir veri veya trend sunarak stratejik vizyonunuzu kanıtlarsınız.
Asla demeyin: 'Müşteriler bu özelliği kullanmıyor, yanılıyorsunuz.'
Şunu deneyin: 'Kullanıcı etkileşiminin düşük olduğunu anlıyorum ancak buna bir ayrıntı eklemek istiyorum. Bu özelliği kullanan az sayıdaki kitle her gün giriş yapıyor, bu da elimizdeki önemli bir veri noktası.'
3. "Bu yaklaşımla ilgili endişem şu olurdu..."
Baskı altındayken 'Bunun nasıl bir mantığı var?' veya 'Bu asla çalışmaz' gibi yargılayıcı ifadeler kullanmak, patronun zekasını veya liderliğini eleştirmek olarak algılanır. Odak noktasını kişiden alıp plana kaydırın ve olası riski netçe belirtin.
Asla demeyin: 'Diğer ekibe haber vermeden bu işe başlanmaz.'
Şunu deneyin: 'Bu yaklaşımla ilgili endişem, iş geliştirme ekibinin tepkisi olurdu. Geçmişte değişikliklere hazırlıksız yakalandılar, onları bilgilendirmemek şirkette gerginliğe yol açabilir.'
4. "Şunu da hesaba kattığımızdan emin olmak istiyorum..."
Bu cümle suçlamayı ortadan kaldırır ve iyi niyet varsayar. Patrona 'Unuttun' demek yerine 'Emin olmak istiyorum' diyerek, hatayı basit bir gözden kaçırma olarak ele alırsınız. Birçok iş yüküyle boğuşan liderler, eksik bir bilgiyi kendilerini aptal hissettirmeden hatırlatmanızı takdir eder.
Asla demeyin: 'Hukuki incelemeyi hesaba katmayı unuttunuz.'
Şunu deneyin: 'Hukuki inceleme için yeterli zaman ayırdığımızdan emin olmak istiyorum, aksi takdirde son tarihi kaçırma riskiyle yüzleşebiliriz.'
5. "[Diğer fikir] ile ilerlemek için nelerin doğru olması (gerçekleşmesi) gerekiyor?"
Pazarlamada 'soru-davranış etkisi' olarak bilinen bu yöntem, karşınızdaki kişinin senaryoyu zihninde prova etmesini sağlar. Yöneticinize bu soruyu sorarak, sizin alternatif fikrinizi bir olasılık olarak görmesini ve onu uygulanabilir kılacak şartları düşünmesini sağlarsınız.Özellikle iş yükünüz arttığında deneyin: Müdürünüz sürekli yeni proje yığıyorsa, 'Elimdeki en yüksek öncelikli işe yer açmak için neyin gerçekleşmesi gerekiyor?' diye sorun. Bu soru, hangi görevlerin ertelenebileceğini patronun kendi ağzıyla netleştirmesini sağlayacaktır.
Özetle: En iyi iletişim araçları ve stratejiler size sadece kaba bir güç vermez; o gücü üstlerinizin saygısını kazanacak şekilde kullanılabilir hale getirir. Akıllıca seçilmiş kelimeler, kariyer basamaklarını hızla tırmanmanın en güçlü anahtarıdır.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın