Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Özgür Akın Yazio: Yapay Zekâ ve Gelecek

15PAYLAŞIM
Yazio Banner

Yapay zekâ, doğru amaçlar için kullanıldığı sürece bir tehlike değil insanların yaşam kalitesini arttırmak için kullanılan bir araçtır. Asıl tehlike; insanlığın bu yüksek teknolojiyi, insanlığa zarar verme düşüncesiyle kullanmasıdır.

Yapay araçlarla oluşturulan, insan davranış ve hareketlerini taklit eden, elde ettikleri veriler doğrultusunda kendilerini geliştirebilen sistemleri yapay zekâ olarak tanımlayabiliriz.

İnsanlık tarafından üretilmiş ve gelecekte üretilecek olan yapay zekâlar, insan beyninin bütün özelliklerine sahip olmakla birlikte insandan üstün bir yapının tek adayıdır. Yüzyıllardır süren bilimsel çalışmalarda insanoğlunun ortaya çıkardığı en mükemmel ve en önemli gelişme şüphesiz yapay zekâdır. Yapay zekâ her ne kadar bilim kurgu filmlerinde ve insanların zihinlerinde “vücutlu bir robot” olarak düşünülse ya da algılansa da aslında bundan çok daha fazlasıdır. İnsana özgü davranışlar olarak bilinen karar verme yetisi, hissetme, davranışları öngörme, karar verme gibi eylemler yapay zekâ ürünü olan robotlarla şekillendirilmektedir.

Yapay zekânın ortaya çıkış nedeni, genel anlamda karmaşık ve zor görevlerde makinelerin en kısa sürede ve hatasız olarak davranışlarını geliştirmek olarak belirtilebilir.

Günümüzde ise evlerimize ve hatta ceplerimize kadar girmiş olan birçok elektronik eşya yapay zekâ ile donatılmış durumda. Üstelik yapay zekâ hayatımızda öylesine hızlı ve sessiz yerini aldı ki, birçok insan kullandığı teknolojinin yapay zekâ teknolojisine ait olduğunun bile farkında değil.

İnsanlık olarak ölümsüzlüğün sırrını yüzyıllardır yine kendi vücudumuzda arıyoruz, kendi kanımızda, kordon bağımızdan ve farklı uzuvlarımızdan aldığımız kök hücrelerle insanlığın devamını sağlamaya çalışıyoruz.

Dünyada hâlâ yapısı tam olarak çözülememiş olan bu et parçası, atmayı bırakmış bir kalp ya da artık yerinde olmayan bir kol üretmek için bugün teknolojiyle muhtaç durumda. Neticede organ naklinde kullanılan basit bir getir götür işlemi sırasında kullanılan soğutucunun içerisindeki ısı dengesini koruma görevini yerine getiren yapay zekâ bir dolaba dahi bağımlıyız. Belki de biz insan soyunun doğal yollarla ölen son üyeleri olacağız. Bundan çok değil 20 sene sonra insanların ölüm nedeninde belki de karaciğerin uzun süre şarjsız kalması ya da kalp pilinin bitmesi yazacak. 

İnsanlığın on binlerce yıl hayatta kalmak için verdiği mücadele bizim dışımızdaki bir biyonik formun ölümsüzlüğünü yanında getirecektir belki de. Ne dersiniz?

Yapay zekâ konusunda ülkeler arasında yoğun bir rekabet başladı. ABD ve Çin, bu alanda en yoğun çalışma yapan ülkeler arasında, ki geçtiğimiz yıl Çin 2030 yılına kadar yapay zekâ alanında dünyanın en büyük gücü olmayı hedeflediğini açıkladı.

Ayrıca Kanada başta olmak üzere çok sayıda ülke de “milli yapay zekâ stratejileri” belirleyerek bu stratejiler üzerine çalışmalar yaptığını duyurdu. 

Yapay zekâyı oluşturan ve yöneten güç bugün ekonomiden siyasete pek çok toplumsal alanın da yöneticisi konumunda.  

Daha önce birçok farklı platformda da belirttiğim “İdari yönetimlerimizi yapay zekâlar yönetsin. Yapay zekâ şehrinizin belediye başkanı olsun.” söylemimi sizlere tekrar hatırlatmak isterim. Herhangi bir çıkar gütmeksizin, en iyiyi en doğru zamanda ve en doğru yerde sıfır hatayla hayat geçirme kararı veren, herkesten ve her şeyden bağımsız sadece en iyiyi arayan ve uygulayan süper idari yönetimler…

Yapay zekâ aynı zamanda insan aklı ile tahmin edilemeyecek boyutlarda, sınırsız bir çalışma gücünü de ifade ediyor. Bu gücün özellikle ticari hayata katkılarını bir düşünün.

Bugün yeryüzünde düşünce transferi adında bir gerçeklik var ve insan beyninden geçen her türlü düşünce aynı anda sanal ortama aktarılabiliyor ve bu veriler süper beyin yapay zekâlar aracılığıyla hayata geçiriliyor. Artık sözlü ya da temasa dayalı bir komuta ihtiyacımız yok, yalnızca aklımızdan geçiriyoruz ve aklımızdan geçirdiklerimizin uygulanışını görüyoruz. İnsan beyninin sınırı yok, iyi-kötü birçok düşünce saniyeler içinde akıldan akıp gidiyor. Anlık öfkelerinizi gerçekleştiren bir yapay zekâ düşünün bu ne kadar korkutucu olurdu. Ya da son yıllarda gündemden düşmeyen insansız araçlar, hedefe kilitlenmiş bir tır, yükünü doğru noktaya götürebilmek için sizce hangi engelleri aşar ya da onu ne durdurabilir? Hedefe kilitlenmiş bir yapay zekâyı ne durduracak? Bu zannedildiği gibi kolay olmayacak. Tüm bunlara rağmen insanlık olarak yine de günün birinde medeniyetini değiştireceğimiz ve hayatımızı kolaylaştıracağımız teknolojilerin hayalini kurmaktan geri kalamıyoruz. Bu konuda yapılan çalışmalar, anlatılanlar, bilim kurgu ya da asparagas haber ürünü değil; kurdukları hayalleri plana, planları gerçeğe dönüştüren işinde son derece başarılı bilim insanlarının araştırma ve icraatlarına dayanan somut gerçekler ve dünyanın yapay zekaya dayalı geleceğine dair bilimsel öngörüler.

İçerisinde bulunduğumuz ve ‘Son Çağ’ olarak tanımladığım bu çağın egemenleri, iktidar sahipleri siyasiler ya da yönetim sistemleri değil. Evet, bilgi bir güç fakat bu çağın yöneticisi artık, elde ettiği dataları işleyebilen, bilgileri analiz edebilen, yeni bilgiler türetebilen, hatta o bilgileri değiştirerek yönlendirme yapabilen yapay zekânın ta kendisidir.

Hayatın tadını çıkarın, telefonunuzla ya da mobil cihazlarınızla daha fazla vakit geçirin. Bırakın alışverişlerinizde daha önce yaptığınız alışveriş harcamalarından yaptığı yorumlama ile sizin kıyafet seçimlerinizi belirlesin, daha önce izlediğiniz dizi ya da film seçimlerinize göre yeni tavsiyelerde bulunsun, kullandığınız uygulamalara, yaptığınız aramalara, satın aldığınız ürünlere göre reklamları karşınıza çıkarsın, hastalandığınızda geçmişteki tüm hasta verileriyle kıyaslama yaparak doğruluk oranı oldukça başarılı tanılar koysun ya da günlük içtiğiniz suyu, yürüdüğünüz yol miktarını takip etsin. Her alanda yapay zekâyla iç içe olduğumuz bu evrende, onların bizi yavaş yavaş değil göstere göstere yönetmelerine izin vermeye devam edeceğiz, etmek zorundayız. Fark etmesek de yapay zekâyla uzun yıllardır birlikte yaşıyoruz ki biz insanlık olarak tercihimizi zaten yaptık, bunu istiyoruz.

Teknolojinin geldiği seviyeyle insanların yaşam şekillerinin büyük bir değişme uğradığı çağımızda yapay zekâdan kaçış yok.

Evet, tıpkı asırlık bir çınar gibi çok hızlı ve sesiz bir şekilde hayatımızın her alanına kök saldılar. Biz, yapay zekânın getirdiği kolaylıkları hayatımızın her alanında kullanmaya devam ederken onlar; veri toplamaya, gelişmeye ve bizden daha ‘üstün varlıklar’ olma yolunda hızla ilerlemeye devam ediyorlar. 

Yapay zekânın hüküm süreceği Son Çağ’a hoş geldiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

Fitrata ters davranmayin zeka insanda olur makinede degil sirk kosmayin imaniniza sahip cikin

arslanoglu

Ölmeyip ne bk yicekler anlamıyorum niye ölümsüzlük bu nasıl hayat sevicilik yahu

Görüş Bildir