Olasılıklar Sonsuz! Paralel Evrendeki Yaşamında En Büyük Derdinin Ne Olduğunu Söylüyoruz!

-

Paralel evrenlerden birinde Finlandiya'da yaşıyorsun ve o yaşamında dahi bir takım sorunların var elbette... Bakalım sonsuz olasılıklar dahilindeki paralel evrenlerden birinde yaşadığın en büyük dert neymiş?

Bu derdi öğrenince diyeceksin ki "beterin de beteri var!" ve şu an yaşadığın hayatınla ilgili iyi hissedeceksin! 😂

1. Bilirsin ki biz test için gelen kullanıcılarımıza sonsuz bir misafirperverlik gösteriririz. Ne ikram edelim sana?

Soda
Buz gibi limonata!
Leziz bir milkshake
Çay harareti alır...
Taze bir meyve suyu!
Su hayattır!

2. İçeceğini yudumlarken biraz sohbet edelim haydi... Hayvanat bahçesine gitmek ister misin?

Hayır ya! Yazık hayvancıklara! Böyle bir esarete katkıda bulunmam!
Gidelim tabi ya, hayvanlara bakarız ne güzel!
Şartları iyi bir hayvanat bahçesiyse olabilir...

3. Eline büyük miktarda bir para geçti ama bu parayı sadece bağışlayabilirsin! Nereye bağışlayacaksın?

Mültecilere ve düşkün ailelere olabilir...
Hasta çocukların tedavisine veririm.
Hayvanlara karşı zulme dur diyebilecek bir organizasyona!
Şehit ailelerine ve gazilerimize...
Ne saçma soru bu! Hepsi birbirinden önemli, eşit olarak dağıtırım!
Açıkçası "bağış" meselesine inanmıyorum. Sistem temelden değişmeli. Bağışlara ihtiyaç kalmayacak şekilde...

4. Yolda yürüyorsun... Önünde bir grup insan var ve Türkçe olmayan bir dilde konuşuyorlar! İlk aklından geçen düşünce?

"İyi iyi... Yurdumuza turist gelsin, ekonomimiz düzelsin."
"Anadilimiz dışında bir dili sokaklarımızda duymayı sevmiyorum. Umarım sadece turistlerdir ve hemen giderler."
"Kulak kabartıp hangi dilde konuştuklarını anlayayım da sohbet açayım, nereliler acaba :D Ne güzel geziyolar ya!"
Zihnimde herhangi bir düşünce yaratacak kadar dahi umrumda olmazlar açıkçası...

5. Acıkmışsındır... Ne yemek istersin? Bizdensin!

Pizza
Spagetti
Sushi
İskender
Ev yemeği!
Muazzam bir burger!

6. Sence günümüz romantik ilişkilerinin en büyük sorunu ne?

İnsanlar aç gözlü ve artık çok fazla seçenek var...
Hayat mücadelesi giderek zorlaşıyor ve insanlar mecburen duyguları ikinci plana atıyor.
İnsanlar artık aşk gibi yanılgılara inanmayacak kadar farkındalılık sahibi bence.
Bilmiyorum ya... Bence aşk, tarihin her döneminde ve herkes için acılı bir deneyimdi!

7. Şu an eline bir güç geçse... Yaşadığın ülkene dair ilk hangi alanda değişim yapardın?

Eğitim Sistemi
Sağlık Sistemi
Adalet Sistemi
Kesinlikle ekonomi!
Her alanda, anlıyor musun?! Her alanda!!!
Hiçbir değişim yapmazdım. Gidişattan memnunum.

8. Son sorumuza ise biraz düşünerek cevap ver... Sence gerçekten "herkes hakettiği gibi" mi yaşıyor?

Kesinlikle hayır. Hayat adaletli değil!
Kulağa sert gelse de öyle aslında... Hayat emeklerin karşılığını verir, Allah dağına göre kış verir.
Olabilir... Çünkü mutluluk aslında insanın içinde!
Bilmiyorum...

Dert gibi dert! Mahallendeki kahve dükkanı çok kalitesiz bir badem sütü kullanıyor...

Paralel evrenlerden birinde yaşadığın minik Finlandiya kasabasının sattığı o fair-trade kahvelerin en sevdiğin tarafı kullandıkları vegan süttü. Ama maalesef ki son zamanlarda bu sütün markasını değiştirmişler ve kalitesiz bir badem sütü kullanıyorlar. Bu senin sabahları en büyük keyfin olan kahve ritüelini mahvetmiş durumda. Buna üzülüyorsun, paralel evrenlerden birinde... Geceleri dua ediyorsun, o kaliteli badem sütünü geri getirsinler diye...

Bu dert insanı yer bitirir: Mahallenin organik ürünler satan marketi, taze geyik eti getirmeyi bıraktı...

Finlandiya'daki mahallende o taze ve organik ürünler satan market, artık geyik eti getirmiyor çünkü tüketiciler inceden vegan bir yaşam tarzına geçmeye niyetleniyorlar. Sen ise buna çok içerliyorsun çünkü haftada en az bir kere kırmızı şarap ile marine ettiğin bu etin lezzetine adeta bağımlısın. Ne yapacağını bilemiyorsun. Geyik eti satan bir diğer market ise çok uzakta... Dert gibi dert!

Böyle dert kolay atlatılmaz: Ülkenin çöpü bittiği için yenilenebilir enerji konusunda kendini kötü hissediyorsun...

Her vatandaş gibi sen de çevre için duyarlı bir ruha sahipsin. Fakat bazen dünyanın dengesini sağlamak zor olabiliyor. Son zamanlarda ülkendeki geri dönüştürülebilir çöpler bitti ve bu da tüketimi tetikleyebilir, hatta çöp ithal etmenize sebep olabilir. Ne olacak bu memleketin hali diye düşünüyorsun... Zor, çok zor!

Böyle bir derde nasıl katlanabiliyorsun? Her hafta bir saat boyunca evindeki çöpleri metal-plastik diye ayırman gerek...

Yaşadığın ülkenin bir kuralı bu; çöpleri öylesine poşete doldurup atamıyorsun. Her çöpü metal-plastik-organik diye ayırman ve ayrı ayrı poşetlere doldurman lazım. Bu da zamanını alıyor. Mutfakta hızlı davranamıyorsun ve ayrı ayrı yerlerde tuttuğun çöp kutuları yer kaplıyor. Her hafta koşarak ya da film izleyerek harcayabileceğin bir saati, çöp ayrıştırarak kullanıyorsun ve bu da hayat kaliteni fazlaca düşürüyor... Ne olacak bu iş böyle?!

Buna katlanmak zor... Köpeğin çok büyüdüğü için, onu artık bisikletinin selesinde taşıyamıyorsun...

Her sabah işine bisikletinle gidiyorsun ve köpeğini de yanında götürüyorsun ama köpeğin giderek büyümeye başladı ve artık bisikletinin önündeki seleye sığmıyor... Bunun için bisikletine ek yaptırman gerekebilir ve bu da eskisi gibi hızlı gitmeni engelleyebilir. Oysa bisikletinle hızlıca ilerlemek senin en sevdiğin şeylerden biri... Ah bu derde nasıl bir çözüm bulacaksın acaba?!

Bazen hayat çözümsüz dertler verir... Komşunun kedisi bahçendeki çiçeklerin toprağını eşeliyor...

Komşunun bahçesi ile aranda bir çit var fakat sevimli yaramaz çitten atlamanın bir yolunu bulmuş ve her akşam bahçendeki toprağı azıcık eşeliyor. İlk başta sorun etmedin ama oldukça pahalıya aldığın gübreleri etrafa saçmasını hiç sevmiyorsun. Komşunla konuştun ama o da kedisini zaptedemedi, hayvanın özgürce gezmeye hakkı olduğunu söyledi. Güzel bahçende azıcık dağınıklık var... Bu insanı mahveder!

A post shared by @onediocomtest on
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
yildiz-hilal-gungunes

Dert gibi dert! Mahallendeki kahve dükkanı çok kalitesiz bir badem sütü kullanıyor... Dert gibi dert! Mahallendeki kahve dükkanı çok kalitesiz bir badem sütü kullanıyor... Paralel evrenlerden birinde yaşadığın minik Finlandiya kasabasının sattığı o fair-trade kahvelerin en sevdiğin tarafı kullandıkları vegan süttü. Ama maalesef ki son zamanlarda bu sütün markasını değiştirmişler ve kalitesiz bir badem sütü kullanıyorlar. Bu senin sabahları en büyük keyfin olan kahve ritüelini mahvetmiş durumda. Buna üzülüyorsun, paralel evrenlerden birinde... Geceleri dua ediyorsun, o kaliteli badem sütünü geri getirsinler diye...

hale-kaba

Her sabah işine bisikletinle gidiyorsun ve köpeğini de yanında götürüyorsun ama köpeğin giderek büyümeye başladı ve artık bisikletinin önündeki seleye sığmıyor... Bunun için bisikletine ek yaptırman gerekebilir ve bu da eskisi gibi hızlı gitmeni engelleyebilir. Oysa bisikletinle hızlıca ilerlemek senin en sevdiğin şeylerden biri... Ah bu derde nasıl bir çözüm bulacaksın acaba?!

muhammed-emin-karabal

Yaşadığın ülkenin bir kuralı bu; çöpleri öylesine poşete doldurup atamıyorsun. Her çöpü metal-plastik-organik diye ayırman ve ayrı ayrı poşetlere doldurman lazım. Bu da zamanını alıyor. Mutfakta hızlı davranamıyorsun ve ayrı ayrı yerlerde tuttuğun çöp kutuları yer kaplıyor. Her hafta koşarak ya da film izleyerek harcayabileceğin bir saati, çöp ayrıştırarak kullanıyorsun ve bu da hayat kaliteni fazlaca düşürüyor... Ne olacak bu iş böyle?!

orhan-ulusoy

Böyle dert kolay atlatılmaz: Ülkenin çöpü bittiği için yenilenebilir enerji konusunda kendini kötü hissediyorsun...

muhammet-sekerci

anlamsız bir test

Başlıklar

Şarapmarine
Görüş Bildir