Öğrendikten Sonra Girdiğiniz Her Ortamda Sizi İlber Ortaylı Gibi Gösterecek, Osmanlı ve Haremle İlgili 18 Terim

-

Osmanlı tarihine ve Osmanlı'da harem hayatına ne kadar hakimsiniz? "Bunları bilsem ne olacak, sanki işime mi yarayacak?!" diye düşünmeyin, Osmanlı'da saray hayatı ve haremle ilgili bu terimler size Oyna Kazan'da binlerce lira kazandırabilir! 

(Burada yer alan terimler için Meral Altındal'ın "Osmanlı'da Harem" adlı kitabından yararlanılmıştır.)

1. AKAĞALAR

Osmanlı sarayında istihdam olunan hadım ağaların bir sınıfı. Hadımların siyahi ırktan olanlarına "Harem Ağaları", beyaz ırktan olanlarına ise "Ak Hadımlar" adı verilirdi.

2. ARUSİYE

Osmanlı döneminde alınan vergilerden biri. Evlenen kadınların kocalarından alınırdı. Miktarı her vilayetin kanunnamesinde ayrı ayrı tespit edilmiştir. Bu miktar gelinin dinine ve daha önce evlenip evlenmediğine göre değişiyordu. 

Genellikle Müslüman kızları için 60, dullar için 30 Hristiyan kızları için 30 ve dulları için de 15 akçe alınırdı. Tanzimatla birlikte kalkan bu verginin yerine nikahlarda sadece kadılar tarafından "İzinname" adlı bir harç alınması usulü getirildi.

3. BEŞİK ALAYI

Padişahın kadınlarından biri doğurduğunda art arda törenler yapılırdı. Doğan çocuk erkek ise her koğuşun önünde beş kurban, kız ise 3 kurban kesilerek sarayın mutfağına yollanırdı. Sarayın beşinci yerinde, 5 namaz vakti erkek için 7 gün kız için 3 gün top atılırdı ve bütün şehirde şenlik yapılır, mehterhane çalardı. Lohusa için bir yatak hazırlanır ve ziyarete gelecek kadınlar sadrazamın evinde toplanırdı. Hep birlikte saraya gelip hediyelerini sunarlar, sütninenin kucağında yeni doğan bebeği görürlerdi. 

Beşik, yorgan ve sırmalı örtülerden oluşan Valide beşik alayı ve sadrazam beşik alayı, uzun törenlerle saraya getirilir ve şerbetler içilir, karşılıklı hediyeler verilirdi.

4. CENNET GILMANLARI

Cennettekilere hizmet edeceği tasavvur edilen ve hiç yaşlanmayan delikanlılara verilen addır. Sözlük anlamı "çocuk, bıyığı yeni terlemiş genç, hizmetçi" olan gulâm kelimesinin çoğuludur.

5. CÜLÛS

Oturma, tahta çıkma, hükümdar olma.

6. ÇAŞNİGİR

Osmanlı sarayında pişen yemekleri, tabaklara ne kadar yemek konulacağını ve bunların sorunsuz şekilde yerine ulaşmasını kontrol eden görevlidir. Çaşnigir yerine "Çeşnicibaşı" da kullanılır.

7. ÇIRAĞ OLMAK

Cariyelik süresini dolduran hizmet cariyeleri, kalfa ve ustalar, özellikle evlenmek istediklerinde çırağ edilirler. Çırağ kağıtları doldurulduktan sonra saray dışına yerleşen cariyelerin evleri saray tarafından döşenir, evlendiklerinde değerli eşyalar verilirdi. Çırağ denilen cariyelere elmas yüzük ve küpe, altın saat ve gümüş zarflar verilirdi.

8. DAYE (SÜTNİNE)

Padişah çocuklarına süt emzirmek için satın alınan veya tutulan kadınlara verilen addır. Sultanları kucağına alabilmek sadece dadı ve sütninelerin hakkıydı. Cariye sınıfından olan dayeler kalfa derecesinde kabul edilirdi. Sultanların yetişmesinde emeği olan dayelerin haremde ve padişah gözünde önemli bir yeri vardı.

9. DELLAK

Hamama giren kişileri keseleyen, sabunlayarak yıkayan ve ovan hamam görevlisine verilen addır.

10. ESİRCİ EMİNİ

Esir alıp satanlardan belirlenmiş miktardaki vergiyi devlet adına tahsil eden görevlilere verilen addır. 

11. GEDİKLİ CARİYE

Saray cariyeleri içinde bir derece. Gediklilerin en genç ve en güzellerinden oluşan on iki kişi, padişahın özel hizmetlerini yapardı. Hünkarın gönlünü çelmeyi başaranlar "Has Odalık", "Gözde" veya "İkbal" unvanı alırdı. İkbal birden fazla olduğunda ise en gözde olanlarına "Baş İkbal" denirdi.

12. HAZİNE-İ HÜMAYUN

Devlet hazinesine verilen addır. Devlet hazinesi sıkıntıya düştüğünde, padişahın özel servetini oluşturan Hazine-i Hassa'dan yardım alırdı.

13. HÜNKAR SOFASI

16. yüzyılda Mimar Sinan tarafından yapılan Hünkar Sofası, haremin en gösterişli yeridir. Padişah harem halkıyla burada bayramlaşır, törenler ve eğlenceler bu sofada yapılırdı. Hanende (şarkı söyleyen) ve sazendeler (saz çalan) için özel bölümü olan Hünkar Sofası'nın kapı vazifesini gören iki aynası vardır. 

14. ITIKNAME

Azat edilen köle ve cariyelere, özgürlüğe kavuştuklarını ispat etmeleri için verilen belge, azat kağıdı.

15. KETHÜDA KADIN

Kahya, aile reisi anlamına gelen Kethüda, Osmanlıda bir sarayın veya konağın harem işleri ile hizmetçilerini idare eden kişi anlamında kullanılmıştır. Cariye ve kalfaların en bilgili ve en yaşlısı ise Kethüda Kadın'dır. Haremin teşrifatçısıdır ve bütün törenleri yönetir. Kethüda Kadın kürk giyer ve elinde gümüş bir baston taşırdı. Mühr-i Hümayun (padişah mührü) taşıyan Kethüda Kadın kimi zaman Haznedar Usta (haremin iç işlerinden sorumlu kadın) anlamında da kullanılmıştır.

16. MAHLAS

Şairlerin eserlerinde kullandıkları takma isim.

17. TAVAŞİ

Hadım, enek. Hadım işlemi üç şekilde yapılırdı: sadece hayaları çıkarılarak, sadece erkeklik organı kesilerek ve hem hayaları hem de erkeklik organı kesilerek.

18. VALİDE ALAYI

Bir padişah vefat ettiğinde zevceleri ve annesi Eski Saray'a gönderilirdi. Eski Saray'da bulunan yeni padişahın annesi ise düzenlenen tören ve alayla Topkapı Sarayı'na getirilirdi. İşte bu alaya Valide Alayı deniyordu.

Bu içerikler de ilginiz çekebilir:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
satain

Yalnız hadım işlemi Osmanlı'da yoktu. Osmanlı ,dışarıda hadım edilenleri satın alıyordu sadece. Bunun dışındakilerin hepsi doğru.

akin-opak

Kerhanecimiyim ben ne diye her girdiğim ortamda haremden veya onla ilgili şeylerden bahsedeyim... şimdi linç eder beni osmanlıcılar... :D

edwood

Şu sitede ne kadar çok aptal var. Padişahları cariyelerle suçlayanlar dönüp o zamanın tarihine ve diğer devletlerin durumuna bence bir baksınlar. Çünkü tarih bilmeden her şeyi eleştirmek gibi kötü bir huyunuz var.

saitama-the-bald

Osmanlı'da hadım işlemi yoktu. Hadımlar dışarıdan satın alınırdı.

kanlikontesdiyin

cariyelik bana neden çok ters geliyor? bildiğiniz padişahın karısı var üstüne ilişkiye girmek için bir oda yapıyor.en güzel olup en iyi ilişkiye girene de rütbe veriyolar.sonra bu cariyeleri evlendiriyorlar işleri bitince.

feyk

padisaha has bir durum degil. islam hukkuna gore bir erkek sahibi oldugu koleleriyle yani cariyerleriyle iliskiye girebilir. kuranda bunu helal kilan gayet net ayetler var. o devirde gucu yeten herkezin cariyelerden olusan bir haremi vardi.

Görüş Bildir