Norveç'in Tüm Branşlarda Madalyalara Başlaması ve Dünya Kupası Başarısı Gözleri Spor Sistemine Çevirdi
Norveç, Dünya Kupası'nda Brezilya'yı yenerek yetiştirdiği jenerasyonun meyvelerini yemeye başladı. Ama Norveç sadece futbolda değil birçok branşta yetiştirdiği sporcularla podyumlara çıkmaya başladı. Yakın gelecekte de bazı branşlarda madalyalara ambargo koyması beklenen Norveç'in bu başarıda geliştirdikleri projenin payı büyük. 'Çocukların Spor Hakları' başlığıyla geliştirilen projede ilginç noktalar var.
Norveç başarıya adım adım gitti.
5.6 milyon nüfuslu küçük bir Kuzey ülkesi düşünün. Kış Olimpiyatları'nda tarihin en çok madalya kazanan ülkesi. Erkekler futbolunda Premier Lig'in en golcü ismini, tenis, golf ve satrançta dünya çapında yıldızları aynı anda çıkarabilen bir sistem. Dünya Kupası'nda da doğal favorilerden Brezilya'yı saf dışı bıraktılar.
Sırrı ise beklenmedik bir yerde saklı: 13 yaşına kadar hiçbir çocuk sporunda skor tutulmuyor.
Ve bu sistemin adı da var: Çocukların Spor Hakları (Idrettens barnerettigheter). 1987'de yayınlanan, 2007'de güncellenen bu belge, ülkedeki tüm spor kulüplerinin, antrenörlerin ve ebeveynlerin uyması gereken bir çerçeve sunuyor.
Sistem nasıl işliyor?
Kurallar ilk bakışta akla aykırı görünüyor. 12 yaşına kadar resmi skor tutulmuyor, lig sıralaması yayınlanmıyor. Bir çocuğun maç sonuçlarını internete koymak bile para cezasına yol açabiliyor. Herkes katılım kupası alıyor; performansa göre ayrım yapılmıyor. Ulusal düzeyde çocuk şampiyonası da yok. Bölgesel yarışmalar ancak 11 yaşından sonra başlıyor.
Norveç Olimpiyat Komitesi'nin elit spor direktörü Tore Øvrebø, CNN'e verdiği röportajda sistemin mantığını şöyle özetliyor: Küçük bir ülke olarak yetenekleri erken yaşta eleyerek kaybetmeyi göze alamayız. Büyük spor sistemlerinin çoğu, gençleri geliştirmekten çok elemekle uğraşıyor. Norveç ise tam tersini yapmayı seçti.
Sonuç ortada: Øvrebø'nün paylaştığı rakama göre Norveçlilerin %93'ü 25 yaşına gelene kadar örgütlü bir spora katılmış oluyor. Karşılaştırma için, Amerika'da gençlerin yaklaşık %70'i 13 yaşına gelmeden spordan kopuyor.
Futbol milli takımı da bu müfredattan geçti.
Bu modelin en tanıdık yüzü, hiç kuşkusuz Erling Haaland. CNN'in geçtiğimiz haftalarda yayınladığı bir röportajda, Haaland'ın çocukluk kulübü Bryne FK'daki eski antrenörü Espen Undheim, yıldız oyuncunun sekiz yaşında sıradan bir kasaba çocuğu olduğunu anlatıyor: üzerinde hiçbir fazladan baskı yokmuş, sadece eğlenmek için oynuyormuş. Undheim'a göre bugün röportajlarda gördüğü Haaland ile Bryne'de tanıdığı çocuk arasında hiçbir fark yok: 'Hiç değişmemiş.'
Milli takımın eski gençlik hocalarından Leif Gunnar Smerud da benzer bir şey söylüyor: '14-15 yaş kamplarında dikkat çeken şey yetenekten çok tutku. Norveç sistemi doğrudan bunu arıyor, ham yeteneği değil.'
Kısacası Norveç modeli, gençlik sporunu rekabetten arındırarak paradoksal biçimde daha rekabetçi, daha uzun soluklu ve kendi sözünü söyleyebilen sporcular üretiyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın