Nöropsikologlar Açıkladı: Çocuğunuzu Rahatlatmak İçin Söylediğiniz Ama Kaygısını Artıran 7 Cümle
Çocuk korktuğunda ya da ağladığında çoğu ebeveynin ilk tepkisi onu hemen rahatlatmak oluyor. Ancak bir nöropsikoloğa göre 'Endişelenme' ya da 'Bir şeyin yok' gibi iyi niyetli bazı cümleler, çocuğun kaygısını azaltmak yerine artırabiliyor.
İşte bu cümleler ve yerine söylenebilecekler...
Çocuğu rahatlatmak için söylenen bazı sözler, farkında olmadan onun duygularını küçümseyebiliyor.
ABD'deki Hackensack Üniversitesi Tıp Merkezi'nde çocukları da tedavi eden nöropsikolog Dr. William Cheung Tsang, bu cümlelerin ardında neredeyse her zaman sevgi olduğunu ama etkinin her zaman niyetle örtüşmediğini söylüyor. Tsang'a göre 'Endişelenme', 'Bir şeyin yok', 'Büyütülecek bir şey değil' ve 'Ağlamayı kes' gibi sözler, çocuğa duygularının yanlış ya da kabul edilemez olduğu mesajını verebiliyor.
Bu durumda çocuk kaygısıyla nasıl baş edeceğini öğrenemiyor. Duygularını yönetmek yerine bastırmayı öğrenebiliyor ve bu da zamanla kaygıyı artırabiliyor.
Bazı sorular ve uyarılar, çocukta daha önce olmayan bir korkuyu başlatabiliyor.
Tsang'a göre 'Büyük sınav için kaygılı mısın?' gibi yönlendirici sorular, çocuğun aklına daha önce olmayan bir şüphe ve endişe tohumu ekebiliyor. Yetişkin, farkında olmadan korkulacak bir şey olduğunu iletmiş oluyor.
Korkuyu pekiştiren tepkiler de benzer bir etki yaratıyor. Köpekten korkan çocuğun yanında gerilip 'Dikkat et, köpek ısırabilir' diyen ebeveyn, bu korkuyu güçlendiriyor. Tsang, çocukların çevrelerine nasıl tepki vereceklerini anlamak için ebeveynlerine baktığını, ebeveyn korku gösterdiğinde çocuğun da durumun gerçekten tehlikeli olduğunu öğrendiğini belirtiyor.
Çocuğun yerine yapmak ya da korku geçtikten sonra "Gördün mü?" demek de kaygıyı besleyebiliyor.
'Bırak, ben yapayım' demek kısa vadede rahatlama sağlasa da çocuğa bu durumla tek başına baş edemeyeceği mesajını verebiliyor. Tsang'a göre bu, çocuğun özgüvenini zedeleyebiliyor ve kaygıyla baş etmek için gereken problem çözme becerisinin gelişmesini engelleyebiliyor.
Korkulan şey sorunsuz geçtikten sonra söylenen 'Gördün mü? Endişelenecek bir şey yokmuş!' cümlesi ise çocuğun yaşadığı gerçek kaygıyı yok sayabiliyor. 'Beni deli ediyorsun!' gibi sözler de yetişkinin öfkesini yansıttığı için çocuğu korkutabiliyor. Tsang, bunun çocuğun hata yapma korkusuyla denemekten bile çekindiği bir kaygı ve kaçınma döngüsüne yol açabileceğini söylüyor.
Uzmana göre bu cümlelerin yerine çocuğun duygusunu kabul eden ifadeler kullanılabilir.
Tsang'ın önerdiği ilk cümle 'Korktuğunu görüyorum, sana yardım etmek için buradayım.' Bu cümle çocuğa duygularının anlamlı olduğunu ve bu durumda yalnız olmadığını gösteriyor. 'Bu gerçekten zor görünüyor, biraz daha anlatır mısın?' demek ise çocuğa konuşma alanı açıyor ve bazen kendi çözümünü bulmasına yardımcı olabiliyor.
Üçüncü öneri ise 'Bununla baş edebileceğini biliyorum, birlikte işini kolaylaştıracak yollar bulabiliriz.' Tsang'a göre bu yaklaşım, kaygının rahatsız edici ama yönetilebilir olduğunu göstererek çocuğun stres toleransını geliştirmesine yardım ediyor. Ardından birlikte çözüm düşünmek ya da derin nefes gibi yöntemler denemek mümkün.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın