Ne Olduysa Yine Çocuğa Oldu! İlk Bölümüyle Büyük Tepkiler Çeken Sefirin Kızı Dizisinin 2. Bölümünde Neler Yaşandı?

157PAYLAŞIM

Ne bölümdü ama...

Birinci bölümünde hepimizin hassas noktası olan bekaret ve namus meselelerini işlemesiyle birçok insanın olumsuz tepkilerini toplamıştı Sefirin Kızı.

Kızanlar olsa da, elbette sevenler de vardı diziyi.

Birinci bölümü ve tepkileri size burada uzun uzun anlattık;

Namus ve Bekaret Vurgusuyla Tepkilerin Odağı Haline Gelen Sefirin Kızı Dizisini İnceliyoruz! - onedio.com
Namus ve Bekaret Vurgusuyla Tepkilerin Odağı Haline Gelen Sefirin Kızı Dizisini İnceliyoruz! - onedio.com

Birçok insan tepki gösterse de dizi ikinci bölümüyle de oldukça konuşuldu.

Takip edemeyenler için ikinci bölümde neler olduğunu anlatalım dedik.

Birinci bölümün sonunda Nare'yi uçurumun tepesinde, Sancar Efe'yi, Kavruk'u ve Gediz'i de çaresiz ve korkmuş gözlerle Nare'ye bakarken bırakmıştık.

Yaşadığı ağır şeyleri artık kaldıramayan, kızını babasına emanet ederek intihar etmeyi düşünen Nare, ikinci bölüm açılırken yine kızını düşündüğü için intihardan vazgeçti.

Yine elinde gerdek gecesinde suratına fırlatılan bekaret kuşağıyla, Sancar Efe'yle ikisinin sözünü simgeleyen deniz kabuğu vardı. Ancak uçurumdan inerken onları Sancar'ın ayaklarının dibine attı ve arkasını dönüp kimseyi beklemeden ve açıklama yapmadan arabasına atlayıp gitti.

İntihar etmesinin ve kızını Sancar'a bırakıp gitmesinin sebebini öğrenmek için Nare'nin önünü kesen Sancar Efe kaba kuvvete devam etti...

Açıkçası Sancar Efe'nin Nare'yi kolundan tutup sağa sola savurmaları bütün bölüm devam etti ve izlerken insana sabır çektirdi... 

Nare'nin konuşup tüm gerçekleri Sancar'ın yüzüne vurmasını istesek de, Nare onun kendisine inanmayacağını adı gibi biliyordu. 8 sene önce gerdek gecesinden sonra intihar etmeye kalktığını ancak yine de ölemediğini söylese de Sancar ona yine ve yine inanmadı. O gece neler olduğunu da flashbackler sayesinde öğrenmiş olduk.

Her nasıl olduysa Nare o gece uçurumdan atlamış fakat ölmemiş, hatta tecavüzcüsü ve manevi abisi Akın tarafından kurtarılmış.

Sancar ile Akın'ın telefonda konuşmalarını dinlediğimiz sahne boyunca yine sinirden içimiz içimizi yedi. O gece bir şekilde "alaca kuşun" ortadan kaybolmasının sebebinin Akın olduğunu, bir bir yalanlar söyleyerek Sancar'ı nasıl kandırdığını anlamış olduk. Yine de Sancar'ın neden Nare'ye değil de inatla Akın'a inandığını bir türlü anlayamadık.

Sancar, Nare'nin o gecenin ardından uçağa atlayıp "Japon sevgilisiyle" yurt dışına gittiğini ve keyfinin gayet yerinde olduğuna inanıyordu.

Akın çok başarılı bir şekilde Nare'ye tecavüz ettiğini yalanladı ve "bu şerefsizliği yaptığımı düşünüyorsan geleyim oraya alnımdan çek vur beni" diyerek kendini savundu. Gerçekten inanılmaz!

Gediz, Kavruk ile gelip yolun ortasında tartışan ikiliye yetişince, Sancar Efe'ye ağzının payını bir güzel verip içimize soğuk sular serpmeyi başardı.

Gediz ile Sancar Efe karşı karşıya gelince adeta modernlik ile kaba kuvvetin savaşını izliyor gibi oluyoruz. Bas bas bağıran Sancar Efe'ye sakin bir şekilde "sen evine gidip karına hesap ver önce'' diyen Gediz, Nare'yi yine kurtarmış oldu. Sinir küpü Efe ise kuyruğunu bacaklarının arasına sıkıştırıp paşa paşa dönmek zorunda kaldı.

Her şeyden bihaber olan Nare, Sancar gittikten sonra Gediz'le konuştu ve işler o noktadan sonra kendisi için apayrı bir hal almaya başladı.

Babasının Gediz'e, "Akın'la ikisinin Nare'yi merak ettiklerini'' söylemesi Nare'yi şoka soktu ve aslında mesaj da yerine iletilmiş oldu.

Gediz'in telefonundan babasını arayan Nare, aslında katil olmadığını öğrendi. Yani yine nasıl olduğunu anlamadığımız bir şekilde bu sefer Akın hayatta kalmış ve büyükelçi onu hastaneye yatırmıştı.

Beddualarımızın ortak adresi Akın'ın hayatta kalmış olması iyi mi oldu kötü mü oldu pek bilemiyoruz.

İtibarından başka hiçbir şey düşünmeyen büyükelçi, Akın'ın tepesine dikildi ve polislere onu bıçaklayanın hırsızlar olduğunu söylemesini istedi. Ancak bunu yerine getirmek istemeyen ve Nare'yi ihbar edeceğini söyleyen Akın ile bir anlaşma sonucu uzlaştılar. Büyükelçi Nare'yi bir şekilde geri getirecekti ve Akın da büyükelçinin borçlarını kapatacaktı. Hayatımızda gördüğümüz en kötü kalpli ikili olabilirler...

Nare babasına oraya asla geri dönmeyeceğini ve Muğla'da kalacağını söyledi. Oraya yerleşecek ve kızını Sancar'dan geri alacaktı.

Ancak elbette bu o kadar da kolay olmadı. Sancar daha yeni kızına kavuşmuş acemi bir babaydı. Zaten Nare'ye çok sinirliydi ve onun ağzından asla yaptıklarının sebeplerini öğrenemiyordu. Nare ona olanları anlatsa bile zaten inanacağını pek sanmıyoruz ama neyse.

Yeri gelmişken söyleyelim, Neslihan Atagül ve Uraz Kaygılaroğlu şahane bir ikili oldular. İkisinin birlikte olduğu sahnelerde enerjileri o kadar tutuyor ki ekrana kilitlenip kalıyoruz.

Uraz Kaygılaroğlu'nun canlandırdığı Gediz'in, Nare'ye içten içe aşık olduğu çok bariz. Onunla yakından ilgileniyor ve neler olduğunu anlamak için sürekli ağzından laf almaya çalışıyor. Peşini bırakmıyor, nereye gitse oraya geliyor. Yardım etmek için elinden gelen her şeyi yapıyor. Hatta en son gerçekleri öğrenmek için o kadar zorluyor ki Nare'yi, sonunda Nare dayanamayıp 8 sene önce o uçurumdan aşağı atladığını ama ölemediğini anlatıyor üzeri kapalı bir şekilde. Sonrasında ise sinirlerine hakim olamayıp haykırarak neler olduğunu anlatmaya başlıyor.

Özellikle bu sahnede tüylerimiz gerçekten diken diken oldu...

Nare'nin acısını iliklerimizde hissettirecek kadar iyi hayat veriyor Neslihan Atagül ona.

Bu sırada Sancar Efe, babalığın nasıl bir şey olduğunu çözmeye çalışıyor ve Melek'le yakından ilgileniyor.

Bu ne kadar mümkünse elbette. Melek çok akıllı bir kız ancak o evde onu hiç de kolay şeyler beklemiyor. Evin hanımağası Melek için kurban kesmeye karar veriyor. Eve sevinçli bir hava hakimken, herkes Melek'i kabullenip ona yakın davranmaya çalışıyor. Ancak bir kişi hariç, o da yeni gelin Menekşe. O bu hikayenin bir diğer mağduru, ancak diğer kötü karakterin Menekşe olduğunu ilk bölüm de hissetmiştik. Tahmin ettiğimiz üzere bu bölüm ortalığı bir güzel karıştırdı.

Sancar ile büyük bir aşkla evlendiği belli olan Menekşe, kocasından asla beklediği ilgiyi göremediği için sinirli ve kinlenmiş bir kadın.

Ona hak vermeyen kimse olduğunu sanmıyoruz çünkü Sancar'ın onunla sevmeden ve gönülsüz evlendiği çok belli baştan beri. Bir de Melek gelice adeta Menekşe orada yokmuş, sanki onunla kendi rızasıyla evlenmemiş gibi davranıyor. Menekşe de tüm hıncını Melek'ten çıkarmaya karar veriyor anlaşılan. Ancak şimdi kızını almaya gelen Nare'ye dönelim....

Evde bayram havası eserken, Nare Sancar'a kızını almaya geldiğini söylemek için geliyor.

Ancak Nare'nin tutarsız hareketlerine anlam veremeyen ve acı çektiği belli olan Sancar kızımı sana vermem diye tutturuyor. 

Hem senelerce kızından uzak kalmış acılı bir baba, hem de kızından başka kimsesi olmayan bir anne var karşımızda. Hem de gerçekten çocuk oyuncağı gibi bir gelen bir giden bir anne, ancak her şeyi bilen seyirci onu anlasa da, hiçbir şey anlamayan Sancar'a da diğer yandan hak vermemek elde değil.

Söylediğimiz gibi, kaba kuvvetin yürüyen hali Sancar yine Nare'yi sürükleye sürükleye götürüp arabasına bindirdi ve "bir daha evime gelme" diyerek onu kovdu...

Bunun üzerine Nare de, Sancar'ın Melek'i ona geri vermeyeceğini anlayınca planlar yapmaya başladı ve kızını konaktan kaçırmaya karar verdi. 

Fakat o sırada işler evde sarpa sarmaya başladı. Menekşe Melek'i evde istemiyordu çünkü kızın Sancar ile aralarında bir engel olduğunu düşünüyordu. Bu sebeple sinirinden makasla kesip paramparça edip ettiği gelinliğini ertesi sabah herkes kahvaltıdayken alıp Melek'in yatağının altına sakladı. Onun planları Nare'ninkinin aksine tıkır tıkır işlemeye başladı.

Kaynanasına bir şekilde şikayet ettiği Melek'i hamamda sıkıştıran Menekşe ile hanımağa hiç beklemediği bir şeyle karşılaştı.

Melek, kendisine atılan iftiranın karşısında kilitlenip kaldı. Bir nevi panik atak geçiren Melek'i kendisine getiremeyince Sancar Efe'yi aradılar.

Sancar Efe kızına ne olduğunu anlamaya çalışırken, Menekşe birden bire adeta bir yılana dönüştü ve yalanları ardı ardına sıralamaya başladı.

Ortalık bir anda yılan hikayesine döndü ve Melek üzerinden birçok yalan söylendi. Biz ekran karşısında sinirden tırnaklarımızı yerken, kimseyle konuşmayan ve kimseye tepki vermeyen Melek'in imdadına mecburen annesi yetişti.

Kimseye tepki vermeyen Melek, annesinin sesiyle kendisine geldi ve aralarındaki muhteşem enerjiyle bizim bile gözlerimiz doldu.

Melek kendine gelince, Nare onu alıp gideceğini söylese de Sancar elbette buna izin vermedi ve alıp karısının gözü önünde, konuşmak için Nare'yi yatak odasına sürükledi.

Sinirden delirmemek işten bile değil maalesef!

Birbirlerine hala aşık oldukları ve acı çektikleri belli olan ikili yine bağrışıp kavga ediyor ve bir sonuca varamıyorlar.

Böylece sıra Nare'nin planını devreye sokmaya geliyor ve Melek'le konuşup onu sabaha karşı evden kaçıracağını, hazır olmasını tembihleyip gerisin geri evden çıkıyor.

Sabaha kadar hem Melek, hem Nare, hem de Menekşe uyumuyor. Çünkü kocasının kapının önünde uyuduğunu gören ve Melek'ten şüphelenen Menekşe bir şeyler döndüğünü anlıyor.

Melek'in hazır bir şekilde odadan çıkmaya çalıştığını fark edince Menekşe bunu fırsat bilip küçük bir oyun oynamaya karar veriyor. Odasında fare olduğunu söyleyip bağırarak evi ayağa kaldıran yeni gelin, Sancar'ı içeri sokunca, Melek'e eliyle gitmesini işaret ediyor ve böylece Melek evden çıkabiliyor.

Fakat işler yine yolunda gitmiyor. Sancar, Melek ve Nare'yi evin önünde yakalıyor. Melek'i bir türlü paylaşamıyorlar...

Ancak ikisinin de hesaba katmadığı, Melek'i isteyen bir başkası daha çıkıp geliyor: Melek'in dedesi, Nare'nin babası, Karadağ Büyükelçisi...

Nare'yi ancak Melek'i alırsa geri döndürebileceğini bilen büyükelçi, kendi nüfusuna kayıtlı olan Melek'i almaya geliyor.

Türkiye'ye iner inmez polis karakoluna giden büyükelçi, Nare'yi, kızını kaçırmakla şikayet edip, polis ekipleriyle birlikte yanlarına gelerek Melek'i alıyor. Meğer zamanında Nare, Melek'i babasının nüfusuna kaydettirmiş...

Böylece Melek, dedesiyle birlikte Montenegro'ya yani Karadağ'a dönüyor...

Kızlarını bir türlü paylaşamayan Nare ile Sancar ise, en son Melek'siz kalıyorlar...

İşte Sefirin Kızı dizisinin 2. bölümü böyleydi. 3. bölümü merakla bekliyoruz.

Dizinin 3. bölüm fragmanını da sizin için buraya bırakıyoruz.

Siz bölümü nasıl buldunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşmayı unutmayın...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

Baban koskoca diplomat, okumuş dünya görmüş ve sanırım bikaç lisan bilen bi kızsın. Norveçli izlandalı adamlarla tanışmışsın. Sonra gelip türkiye'nin bi köyünde, tipsiz, tipsiz olduğu kadar hödük, okumayı geçtim, kendini geliştirmek konusunda dahi hiçbi şey yapmamış, gelişme ve ilerlemeye direnen, dizinin ilk dakikalarından itibaren ne kadar hastalıklı bi zihne sahip olduğu anlaşılan, güya efsanevi bi şekilde sevdiği kadını bi zarla değerlendirip ona inanmayan, gerizekalının birine henüz 18 yaşındayken, önünde daha uzun bi yol hem de biçok genç kızın hayallerinde dahi sahip olamayacağı fırsatlar varken hepsini bırakıp kaç. Ve hâlâ bu hödüğü sevdiğine dair emareler göster. Sevmiyorum nefret ediyorum diyeme. Bundan sefirin kızı değil olsa olsa aptalın kızı olur!

elaria

Ha bide ŞÜKÜRLER OLSUN YA RABBİM bugun de vaktimi boyle gereksiz,vakit kaybi bir sey izlemek icin harcamadim.Darisi onedionun dedikodu,magazin,gereksiz haber iceriklerine insAllah

elaria

Oyunculuklar cok uvulmustu diye soyluyorum:fragmandan gordugum kadariyla oyunculuklar LEŞ..hele Neslihanin surekli bön bön bakmasi yok mu....Gercekten acayip kotu oynamis,sinirleriniz nasil kaldiriyor anlam veremiyorum acikcasi

missbibliophile

Saçma. Diziyi izlemiyorum, arkadaşım Instagram'da hep storysine paylaşıyor diye yazıyı okudum ve resimleri bile yetti. Ne iğrenç, çağdışı bir dizi ya. Ben "The Crown" izlemeye devam ediyorum. Sonra da "The Marvelous Mrs Maisel" ve "Fleabag" 😊

mintika-bekcisi

toss a coin to the witcher 😌

asos

anlıyorum tıklanma istiyorsunuz aynısını sen anlat karadenizde de yaptınız ama şu diziyi yorumlayıp gündemde tutmayın

elaria

Konusu geregi polemik yaratmaya uygun,daha cok icerigi doner buralarda.Ha dozunu azaltirlar tabi(hercai icin yaptiklari gibi).Ama gene de her sezon finalidir,onemli bir gelismedir hatirlatmadan durmazlar

Görüş Bildir