Motor Yok, Elektrik Yok: 150 Yıllık Değirmeni Sadece Su Çalıştırıyor
Teknoloji hayatımızın neredeyse her alanına girerken bazı geleneksel yöntemler yıllara meydan okumayı sürdürüyor. Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde bulunan yaklaşık 150 yıllık bir su değirmeni de bunlardan biri. Elektrik ya da motor kullanılmadan çalışan değirmenin taşlarını yalnızca suyun akışı döndürüyor. Üstelik bu yapı yalnızca geçmişten kalan bir hatıra olarak korunmuyor, çevrede yaşayan insanların getirdiği ürünler bugün de burada öğütülüyor. Değirmenin başında ise aileden kalan bu geleneği onlarca yıldır sürdüren Hüseyin Kartal var.
Gelin detaylara geçelim…
Kaynak: DHA
Hakkari’deki 150 Yıllık Değirmen Sadece Suyun Gücüyle Çalışıyor
Yüksekova ilçe merkezinden yaklaşık 50 kilometre uzaktaki Yeşiltaş köyünde bulunan değirmenin yaklaşık bir buçuk asır önce yapıldığı belirtiliyor. Derenin kenarında, büyük bir çınar ağacının yakınında yer alan değirmenin çalışması için herhangi bir elektrik bağlantısına ya da motora ihtiyaç duyulmuyor. Akan suyun oluşturduğu güç taşları harekete geçiriyor; köylülerin getirdiği buğday, mısır ve bulgur da geleneksel yöntemle öğütülüyor. Değirmen yalnızca Yeşiltaş’ta yaşayanlara değil, Dağlıca çevresindeki köylerden gelenlere de hizmet vermeyi sürdürüyor.
Değirmeni işleten 67 yaşındaki Hüseyin Kartal’a göre suyla çalışan sistemin önemli özelliklerinden biri öğütme sırasında ürünün fazla ısınmaması. Kartal, özellikle kepekli unun yapısının korunabildiğini ve geleneksel yöntemle öğütülen ürünlerin doğal özelliklerini kaybetmediğini söylüyor.
Ailesinden Kalan Değirmeni 47 Yıldır İşletiyor
Bu değirmenin hikâyesini özel kılan yalnızca yaşı değil. Yapı yıllardır aynı ailenin elinde kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Hüseyin Kartal’ın anlattığına göre önce dedesi tarafından işletilen değirmen daha sonra babasına, ardından amcalarına geçti. Kartal da mesleği ailesinin büyüklerinden öğrendi ve yaklaşık 47 yıl önce değirmenin başına geçti. Köyde çiftçilik yapmaya devam eden Kartal için burası yalnızca gelir elde ettiği bir iş yeri değil, ailesinden kalan ve korunması gereken bir miras. Öğütülen bir teneke ürünün yaklaşık 15 kilo geldiğini belirten Kartal, yaptığı işin karşılığını da geleneksel yöntemle alıyor.
Kartal’ın Değirmenle Kurduğu Bağ Aile Hayatına da Uzanıyor
Beşi erkek, dördü kız olmak üzere dokuz çocuğunu büyüttüğünü ve eğitim almalarını sağladığını anlatıyor. Yıllardır dönen taşların bir gün olsun durmasını istemeyen Kartal’ın en büyük isteği ise çocuklarının da bu mirasa sahip çıkması.
Elektrikli makinelerin ve modern üretim tesislerinin yaygınlaştığı bir dönemde Yeşiltaş’taki değirmenin hâlâ derenin suyuyla çalışmaya devam etmesi, geçmişte günlük hayatın parçası olan bir yöntemin bugün nasıl ayakta kalabildiğini gösteriyor. Yaklaşık 150 yıllık değirmenin gelecek kuşaklara ulaşıp ulaşmayacağını ise aileden bu işi sürdürecek birinin çıkıp çıkmaması belirleyecek.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın