Mısır'ın Sadece Piramitlerden İbaret Olmadığını Kanıtlayan Turizm Şehirleri
Mısır denince hepimizin aklına o devasa piramitler geliyor, değil mi? Ama dürüst olalım; Mısır’ın ruhu sadece o kum tepelerinde değil, Nil’in kıyısındaki o cıvıl cıvıl şehirlerin sokaklarında saklı. Eğer sen de 'Piramitleri gördüm, bitti' diyenlerden değilsen, gel bu büyülü coğrafyanın tozlu ama bir o kadar da samimi şehirlerine birlikte göz atalım.
O zaman seni içeriğimize alıyoruz👇🏻
1. Dünyanın en büyük açık hava müzesi: Luksor
Buraya adım attığında zamanın durduğunu hissetmemen imkansız, sanki her köşe başında bir firavunla karşılaşacakmışsın gibi bir havası var. Nil Nehri şehri ikiye bölüyor; bir yanda hayatın başladığı doğu, diğer yanda kralların ebedi uykuya daldığı batı yakası seni bekliyor.
2. Akdeniz’in zarif kızı: İskenderiye
İskenderiye, Mısır’ın hem en Avrupalı hem de en nostaljik şehri; kordon boyunda yürürken kendini eski bir siyah-beyaz film karesinde gibi hissetmen çok normal. Meşhur kütüphanesini gezip ardından Kayıtbay Kalesi’nde denize karşı kahveni yudumlarken, neden Büyük İskender’in burayı bu kadar çok sevdiğini çok iyi anlayacaksın.
3. Nil’in en dingin durağı: Asvan
Mısır’da huzur nerede dersen, cevabımız kesinlikle Asvan olur; burası Nil’in en mavi, gökyüzünün ise en berrak olduğu yer. Felucca denilen o geleneksel yelkenlilerle nehirde süzülürken, etraftaki dev kayaların ve yemyeşil adaların manzarası seni bambaşka bir dünyaya taşıyacak.
4. Kızıldeniz’in akvaryumu: Şarm El-Şeyh
Piramitlerin o sarı sıcağından sonra Kızıldeniz’in turkuaz sularına atlamak sana ilaç gibi gelecek, inan bize. Burası sadece güneşlenmek için değil, suyun altındaki o muazzam dünyayı keşfetmek için de tam bir cennet. Maskeni takıp başını suya daldırdığın an, Nemo ve arkadaşlarının gerçek dünyasına girmiş gibi hissedeceksin.
5. Sırt çantalı gezginlerin mabedi: Dahab
Eğer lüks otellerden ziyade daha salaş, daha özgür ve bohem bir hava arıyorsan, Dahab senin Mısır’daki evin olacak demektir. Eski bir balıkçı kasabası olan bu yer, şimdi dünyanın dört bir yanından gelen dalgıçların ve huzur arayanların buluşma noktası. Blue Hole gibi dünyaca ünlü dalış noktalarında adrenalin yaşayabilir ya da sadece deniz kenarındaki minderlere uzanıp kitap okuyabilirsin.
6. Güneş ve kumun dansı: Hurgada
Mısır’ın en popüler tatil rotalarından biri olan bu şehir, sana hem konforlu bir tatil hem de bolca eğlence vaat ediyor. Uzun sahil şeridi boyunca dizilen plajlarda gün boyu güneşlenebilir ya da çölde safari yaparak tozun toprağın tadını çıkarabilirsin.
7. Çölün ortasındaki mucize: Siwa Wahası
Siwa seni tamamen dış dünyadan koparacak bir yer. Binlerce palmiye ağacının ortasında, antik kerpiçten yapılmış Şali Kalesi’nin kalıntıları arasında dolaşırken kendini bir masalın içinde sanabilirsin.Yerel halkın kendine has kültürü ve gelenekleri, sana 'İyi ki buraya gelmişim' dedirtecek kadar özel.
8. Kanalın giriş kapısı: Port Said
Süveyş Kanalı’nın Akdeniz’e açılan bu kapısı, mimarisiyle ve tarihiyle Mısır’ın diğer şehirlerinden hemen ayrılıyor. Kanaldan geçen devasa gemileri izlemek, insan yapımı bu muazzam mühendislik harikasının ne kadar görkemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Ayrıca buranın deniz ürünleri o kadar taze ve lezzetli ki, tadı damağında kalacak garantisi verebiliriz.
9. El değmemiş doğa: Marsa Alam
Burası Şarm veya Hurgada kadar kalabalık değil, bu yüzden mercan resifleri hala çok canlı ve deniz kaplumbağalarıyla yüzme şansın çok yüksek. Samadi Resifi’nde yunuslarla birlikte yüzmek, hayatın boyunca unutamayacağın o nadir anlardan biri olabilir. Doğal yaşamın bu kadar korunduğu bir yer bulmak gerçekten zor; o yüzden buranın tadını sessizce çıkarmalısın.
10. Mısır’ın Venedik’i: El Gouna
İnsan yapımı kanalları, lüks villaları ve tertemiz sokaklarıyla burası Mısır’ın adeta 'modern yüzü' ve en prestijli tatil kasabası. Her yer o kadar düzenli ve estetik ki, fotoğraf çekmekten yürümeye fırsat bulamayabilirsin. Hem dinlenmek hem de biraz şımartılmak istiyorsan, El Gouna seni bekliyor.
Rixos’la Mısır’ın tatil yüzünü keşfet!
Mısır denince akla ilk piramitler geliyor olabilir ama bu ülkenin bir de deniz, güneş ve konfor dolu tatil tarafı var. Rixos otelleri de tam burada devreye giriyor; Kızıldeniz’in büyüleyici atmosferini lüks, lezzetli ve bol keyifli bir konaklamayla birleştiriyor. Yani Mısır’da sadece tarihi gezip dönmek zorunda değilsin; biraz kendini şımartıp tatilin en ferah halini de yaşayabilirsin.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın