Masalları Unutun: Hindistan'dan Avrupa'ya Kadar Pedal Çevirten Bir Aşkın Hikayesi!

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Hint ressam PK Mahanandia, ondan portresini çizmesini isteyen Charlotte Von Schedvin ile 1975 senesinde Delhi'nin soğuk bir kış akşamında tanıştı.

Çiftin Delhi'de başlayan hikayesi efsanevi bir bisiklet turuyla sürdü: Hem de Hindistan'dan Avrupa'ya!

Kaynak: http://www.bbc.com/news/world-asia-india...

PK Mahanandia çizdiği başarılı portrelerle adını duyurmuştu.

Charlotte Hindistan'a seyahat ettiğinde 10 dakikada çizdiği başarılı portreleriyle yerel basının gözdesi olan Mahanandia'ya Connaught'ta rastladı. Ona portresini çizdirdiğinde sonuçtan memnun kalmadı ve ertesi gün aynı yere yeniden gitti...

Ertesi gün de pek bir şey değişmemişti.

Mahanandia ise kafasının annesinden yıllar önce duyduğu tahminlerle meşgul olduğunu söyleyerek kendini savundu. 

Gazeteler ondan söz ediyordu.

Hindistan'ın doğusunda bulunan Orissa'nın bir köyünde büyümüştü ve kast sisteminin en düşük seviyesi olarak görülen Dalitlerden olduğu için hayatı boyunca sık sık ayrımcılıkla karşı karşıya kalmıştı. 

Ne zaman bu sebeple kendini kötü hissetse, annesi onun bir gün uzak diyarlardan gelen, boğa burcu bir kadınla evleneceğini söylerdi. Müzikal yönü gelişmiş bu kadının bir de ormanı olacaktı.

Bu yüzden Charlotte ile tanıştığında annesinin bu sözlerini hatırladı ve ona ormanı olup olmadığını sordu. 

Ailesi İsveç'in asilzadelerinden olan Charlotte'un bir ormanı vardı ve piyano çalmayı seviyordu. Hatta burcu da Boğa'ydı.

Mahanandia:

''İçimden bir ses bana 'o' olduğunu söyledi. Aramızdaki çekim inanılmazdı. Bu ilk görüşte aşktı.

Ona bu soruları neden sorduğumu ve bir şeyler içmeye davet ettiğimi hala bilmiyorum. Polise şikayet edeceğini bile düşünmüştüm.'' 

Ama Charlotte'un tepkisi tam aksine, gayet olumluydu.

Charlotte Von Schedvin Hindistan'a hayran kalmıştı.

Charlotte:

''Ona güvendim ve neden bu soruları sorduğunu öğrenmek istedim.''

Birkaç sohbetin sonrasında Charlotte onunla birlikte Orissa'ya gitmeyi kabul etti. Orada ilk gördüğü şey ünlü Konark Tapınağı'ydı.

''Mahanandia bana Konark'ı gösterdiğinde duygusallaştım. Londra'daki öğrenci evimde posteri vardı ama o beton çarkın nerede olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu. O anda ise karşımda duruyordu.''

Mahanandia'nın köyünde birkaç gün geçirdikten sonra Delhi'ye dönen ikili birbirlerine aşık olmuştu.

Hindistan başkanı B.D. Jatti de portresini çizdiği siyasetçilerden biriydi.

''Babamla ilk tanıştığında geleneksel kıyafetimiz olan sari giymişti. Bunu nasıl becerdi bilmiyorum. Babamın ve tüm ailemin de onayıyla, kabile geleneklerine uygun biçimde evlendik.''

Charlotte arkadaşlarıyla birlikte Avrupa, Türkiye, İran, Afganistan ve Pakistan'ı aşarak arabayla herkesin hayalini kurduğu bir yolculuk yaparak ve 22 günde Delhi'ye vardı.

Mahanandia'ya veda edip geri dönse de onu peşinden İsveç'in Borås şehrine gelmeye ikna etmişti.

İkili bir yılı aşkın süredir mektuplaşıyordu fakat Mahanandia'nın uçak bileti alacak parası maalesef yoktu.

Bu yüzden sahip olduğu her şeyi satıp bir bisiklet aldı ve Charlotte'unkinden daha da ''hippi'' bir yolculuğa çıktı.

Bu yolculuk 22 Ocak 1977'de başladı ve Mahanandia her gün 70 km pedal çevirdi.

''Ressamlık hayatımı kurtardı. İnsanların portrelerini çizdim ve kimisi para kimisi de yemek ve yatacak yer.veriyordu.''

Mahanandia 70'li yılların dünyasını çok farklı bir yer olarak hatırlıyor. Örneğin; çoğu ülkeye giriş yapmak için vizeye ihtiyaç duymamış.

Afganistan'da çektiği fotoğraflardan biri.

''Afganistan bambaşka bir ülkeydi. Sakin ve güzeldi. İnsanlar sanatı seviyordu. Ülkenin büyük bir kısmı yerleşim yeri bile değildi.''

Afganistan'da insanlar Hintçe'yi anlayabiliyordu fakat İran'da iletişim kurmak bir sorun haline gelmişti:

"Resim yeniden kurtarıcım oldu. Bence sevgi evrensel bir dil ve insanlar onu hissediyor."

"O zamanlar çok farklıydı. Bana kalırsa, insanların benim gibi bir gezginle ilgilenecek daha çok zamanı vardı."

Peki hiç yorulmadı mı?

"Evet, hem de çok. Bacaklarım ağrıyordu. Fakat Charlotte'u ve yeni yerleri görecek olmanın verdiği heyecan beni ayakta tutuyordu."

28 Mayıs'ta Avrupa'ya varmıştı. İstanbul ve Viyana'yı aşıp, ardından trenle Göteborg'a ulaştı.

PK Mahanandia yaşamına İsveç'te devam ediyor.

Kültür şoku ve Charlotte'un ailesini ikna etmekte yaşanan zorlukların ardından ikili İsveç'te evlendi:

"Avrupa kültürüyle ilgili hiçbir fikrim yoktu. Her şey bana yabancıydı ama Charlotte her adımımda beni destekledi. O çok özel bir insan. Ona hala ilk günkü gibi aşığım.

Bu masalın baş kahramanlarından biri olan Mahanandia şimdi 64 yaşında, Charlotte ile 2 çocukları var ve hayatını ressam olarak sürdürmeye İsveç'te devam ediyor.

PK ve Charlotte Mahanandia, 2014

Fakat insanların Avrupa'ya kadar bisiklet sürmesini neden büyüttüğünü hala anlamış değil:

"Yapmam gerekeni yaptım, param yoktu fakat onunla buluşmak zorundaydım. Sevgim için pedal çeviriyordum ama pedal çevirmeyi hiç sevmedim. Gayet basit." 

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

Azgınlıktan artık nasıl pedallara bastıysa :)) Yok boğa burcuymuş, yok ormanı olsunmuş, müzikal yönü falan hepsi traş :)

johnny-bravo

abazalıkta son nokta nası bı yokluksa adamdakı helal olsun amk

abigail-dersion

Sana mı battı mk

pers-prensi

film i var mı acaba

ogulcangetirmez

abi biz (kendimden söylüyorum) avcılardan beylikdüzüne gitmekte zorlanıyoruz hemde otobüsle

koala-neco

Hayır yani niye pisiklet ? fakirmisin mk bin uçağa git, yok ferhat dağları delmiş yok mecnun çölleri aşmış yok efendim çarlot pedalları yardırmış lan bırakın bu hikayeleri ya -.-

Başlıklar

Hindistanİranİstanbulİsveçastroloji
Görüş Bildir