Madımak Katliamı'nın Canlı Canlı Yakılıp Öldürülmüş Kurbanlarından Usta Halk Ozanımız Nesimi Çimen'in Hayat Hikâyesi

481PAYLAŞIM

Ne halk ozanları geldi geçti bu topraklardan, hiçbirini unutmadık...

Dokuz Eylül ve Aydınlık kaynak olarak kullanıldı.

Başına geleceklerden bihaber, 1931'de Adana'da dünyaya geldi Nesimi Çimen...

Oradan oraya savrularak çok zor şartlarda geçti hayatı. Gittiği yerlerde marabalık yapan Nesimi, bir köy ağasının kızı olan Dilber'e gönül verince tuttu kaçırdı. Bu kez yalnız değildi, beraber düştüler gurbet yollarına. Sonunda o dönemde göç eden herkes gibi taşı toprağı altın şehir İstanbul'a düştü yolları.

Büyük umutlarla geldikleri İstanbul'da da tahmin ettikleri gibi olmadı hiçbir şey.

İstanbul'da da tutunamayınca Almanya'ya işçi olarak gitmek istedi fakat nefes darlığı nedeniyle sağlık rutininden geçemedi. Ailesiyle Osmaniye'ye göçmek zorunda kaldı. Osmaniye'de Yaşar Kemal'le tanışması onun için büyük bir şans oldu. Yaşar Kemal'in el ayak olmasıyla fabrikada işçi olarak çalışmaya başladı.

İşsizlik sıkıntısı çekerken sürekli yeni bir çıkış yolu arıyordu çünkü artık bir babaydı.

Haksızlığa uğrayan işçilerin grevlerinde başı çektiği için işten atıldı. Ne yapsam diye kara kara düşünürken Yaşar Kemal'in de desteğiyle ozanlığa başladı. Yıl 1967'de Tunceli'de Pir Sultan Abdal oyununda yer alarak deyişler söyledi. Salonda olay çıkınca tutuklandı.

Serbest kaldığında bıyıklarının yarısı yolunmuş haldeydi.

Diken üstünde yaşadığı o dönemde, gözden uzaklaşmak için ailesiyle Zeytinburnu'nda bir gecekonduya yerleşti. Dönem şartlarında haksız yere baskı gören diğer sanatçılardan Yaşar Kemal, Atıf Yılmaz, İlhan Selçuk, Behice Boran, Yılmaz Güney ve Mahzuni Şerif gibi önemli ustalar da evinde kalıyordu.

Tanıklık edeceği vahşeti bilirmişçesine oğlunun adını Mazlum koyan ozan, çok büyük acılar çekti.

Birçok kez içeri alınan usta, eziyetlere maruz kaldı. Bu içeri alınma olaylarından birinde 8 yaşındaki oğlu Mazlum da babasıyla beraber içeri alındı. Babasına gözünün önünde akıl almaz işkenceler yaptılar. Nesimi Çimen için en zor içeri alınma olayı buydu, bir baba olarak çaresiz bırakılmıştı.

Büyük usta ilk plak düzenlemesini 1964'te yaptı.

Çok küçük yaştan itibaren derlemeler yaptı. Büyük ozanların deyişlerinden büyük bir arşiv ortaya koydu. Bağlaması değil curası vardı onun ve curasıyla tanınır hale geldi. Zamanla ününün ülke sınırlarını aşmasını sağlayacak adımı Paris'e giderek attı. Sanatını Paris sokaklarına taşımış oldu.

Fransa, İsveç ve işçi olarak gitmek isteyip de gidemediği Almanya'da sanatıyla var oldu.

En ünlü müzikhollerde sahne aldı, yine buralarda albümler çıkardı. Siyasi görüşü nedeniyle işkencelere maruz kalan, ömrü boyunca hiç sosyal güvencesi olmayan, yurt dışındaki albümlerinin cüzi miktardaki telifleriyle hayata tutunan usta bir ozandı.

Hayatının her anında büyük ustalarla fikir alışverişi yaparak ilerledi.

Oğlu doğuştan yetenekliydi. Can Yücel'in yönlendirmesiyle oğlunu konservatuvara gönderdi. Mazlum Çimen şimdi başarılı bir besteci, kemanist ve baletken, Torunu Saki Çimen de dedesinin ve babasının yolundan giderek piyanist ve oyuncu olarak yolunu çizdi.

Usta Ozan için bu kez ebediyete yolculuk vaktiydi...

Ne yazık ki bu büyük usta, arasında ozan, yazar ve düşünürlerin de olduğu 32 kişiyle beraber 27 yıl önce Sivas'taki Madımak Oteli'nde 2 Temmuz 1993 günü canlı canlı yanarak ölmeye mahkûm edildi. Madımak Oteli cayır cayır yanarken yüreklerde sadece külleri kaldı.

Yaşarken çilesi bitmeyen bir adamdı.

Halk müziğinin önemli ozanlarından Nesimi Çimen'in huzur içinde yatmasını temenni ediyoruz. Hiç unutulmayacaksın Büyük Usta...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
arsenic

Madımak bir ortaçağ karanlığıdır, bir lekedir, korkunç bir utançtır. Şeriatın, yobazların, pislik mollaların, gericiliğin neler yaptırabileceğinin canlı bir kanıtıdır. Din afyonuyla ve provakasyonla, insanın insanı canlı canlı yakabilmesidir. Eğer M.K.Atatürk’ün ilke ve inkilaplarına sahip çıkmazsak, eğer laik Türkiye Cumhuriyet’ine sahip çıkmayıp vatanımızı bu gerici, pislik mollalara teslim edersek bugünlerimizi bile mumla arayacağımızın en büyük yaşanmış kanıtıdır. Türkiye Cumhuriyeti laik ve demokratik bir ülkedir. Bu kadar acılar boşuna yaşanmadı, bu kadar bedel boşuna ödenmedi. Kimse bu ülkeyi şeriat karanlığına, siyasal islamın bok çukuruna bırakmayacak!

jey

Hâlâ anlamıyor kimse. Insanlar işkence gördü evet, yakıldı evet, öldürüldü ama hala anlamıyorlar, bugün hiç değilse işkence görmüyorsan bu insanlar sayesinde. Onlar düzeni bozmaya değil, düzensizliğe ses çıkarttılar. Ne dediler ayıp olan, suç olan ne yaptılar? Bugün birisi anadolunun en ücra köşesinden sesini çıkartıp hak talep edebiliyorsa, makam mevki için götnü satanlar sayesinde değil, canını ortaya koyanlar sayesinde. Türkü söyleyen insanları yaktılar demişler bir yerde, bizim türkülerimiz hiç bir zaman sırf eller havaya, coşalım diye yazılmadı ki. Dert anlattı, hak anlattı, yol anlattı... Bir gazeteci neden susturuluyorsa, sanatçılar da o sebeple susturuldu. Sustular.

pembesusamuru1

ülkenin en büyük utançlarından biri ne yazık ki Madımak Katliamı. bir avuç yobazın, sarıklının, kana susamış şeriatçının aldığı ülkenin aydın canları.. asla unutmayacağız, unutmalarına izin vermeyeceğiz.

Görüş Bildir