Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Lise Yıllarından Hatırladığımız, Duyduğumuzda "Oha Öyle Bir Şey Vardı!" Dedirten 20 Kavram

-
Bu içerik tamamen eğlence amaçlı üretilmiş olduğundan kullanılan görsel ve metinler haber değeri taşımamaktadır.

Lise yılları deyince bu kavramları hatırlamadan olmaz! İşte fizikten resime, felsefeden coğrafyaya her çiçekten bal almaya mecbur kaldığımız, zorlu lise yıllarımızdan nostalcik kavramlar!

1. Çarpanlara ayırma

Ne ayırdık, ne ayırdık, ayır ayır bitmedi o çarpanlar! Şu formüller hepimizin çalışma masasının bir tarafında asılıydı; mecbur yani mezun olmak istiyorsan öğreneceksin! Matematik testi çözerken de, soru çözümü için bırakılan boşluğu ilk bu formüller süslerdi; neyseki bitti gitti, cümleten geçmiş olsun...

2. Bilip de bilmemezlikten gelme sanatı: Tecahül-i Arif!

Cahit Sıtkı'nın Otuz Beş Yaş şiirindeki "Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz?" dizeleriyle özdeşleşmiş efsane lise terimidir. Aslen Osmanlıca tabii, 'Arifin cahilliği' olarak tanımlarsak daha rahat anlayabileceğimiz, her edebiyat sınavında karşımıza çıkan edebi sanat.

3. Kuru kumun hacmini hesaplama: Neden Allah'ım, neden?!

Lise 1'de Fizik Hoca'sı derse gelip, "Eveet çocuklar, bugün kuru kumun hacmini hesaplayacağız" dediğinde "Ne yapacakmışız, ne yapacakmışız?!!!" tepkisi verdiren, inanılması zor bir olay. Yok kum kuruyken şu kadar gelir, ıslatınca suyun ağırlığı şu kadardır, arada havanın ağırlığı kaybolur, deli manyak bir durum.

4. Gece ve gündüzün eşit olduğu efso günler: Ekinoks!

Çocuğa şu şemayla anlatırsanız tabii anlamaz; biz de anlamadık... Bazı şeylere insanın kafası ancak büyüyünce basıyor, halbuki çok basitmiş: Gece ile gündüzün eşit olduğu 21 Mart ve 23 Eylül günlerine Ekinoks denir. Bu kadar arkadaşlar, nedir yani durumu o kadar karmaşıklaştıracak.

5. Resme giriş 101; Türk Bayrağı'nı ölçüleriyle çizme

Her sene ilk resim dersinde bunu yapardık. Hayır bir Fransız Bayrağı, İspanyol Bayrağı değil ki yanyana renkleri boya bitsin gitsin. Sanki hepimiz kariyer hedefi olarak Türk Bayrağı basan matbaa açacakmışız gibi çizdirip durdular. Not filan aldık bir de, te Allah'ım.

6. Zincirleme isim tamlaması

"Kapının kolunun ucu" ya da efendime söyleyeyim, "Başbakan'ın kıçının kılı" gibi örneklerle de anlayabileceğimiz, aslında çok kolay olan, zincirlemeliği sadece adında kalmış bir tamlama kendisi.

7. Lozan Antlaşması ve deneyimsiz diplomatlar

Aslında başarılı çıkılan savaşta, masa başında kaybedilen onca toprak. Tarih hocalarımız olayın faili olarak deneyimsiz diplomatlar deyip durdular. Hayır, ne bu ciddiyetsizlik, masa başında o kadar yer kaybedilir mi?!

8. Öyle isim mi olur ya: Mantar Kaya (Şeytan Masası)

Coğrafya derslerinde duyduğumuz binbir değişik isimli aşındırma şekillerinden sadece bir tanesi. Kim koyuyor bunların isimlerini, neden böyle mistik ve korkunçlu çağrışımları var? Korkutarak öğretme teorisinin bir parçası heralde diye düşünüyorum...

9. Tarihin mihenk taşı; Karlofça Antlaşması!

Osmanlı Devleti ile Batı'lı müttefikler arasında imzalanmıştır. Her sene yeniden karşımıza çıkıp duran bu antlaşmanın olayı, Duraklama Dönemi'ni bitirip Gerileme Dönemi'ni başlatmasındandır. Herkese geçmiş olsun...

10. Bizden iyi ressam çıkmamasının Bob Ross'tan sonraki sebebi: Natürmort!

O kadar çok elma armut vazo ve kase çizdik ki, bir nesil meyveden soğudu, yemeden içmeden kesildi bunun yüzünden. Biraz özgür ruh, biraz özgür düşünce... Sen 17. YY sanatına takılı kal sonra post modern sanat bekle; olmaz o iş, olmadı da zaten.

11. Cotx: Kotanjant!

Şimdilerde bir dağ bisikleti markası ya da death metal grubu ismi çağrışımları yapan, aslı trigonometreye dayanan, hey gidilik bir kavram!

12. Çatı sadece evlerde olmalı dedirten nalet konu: Fiil Çatısı!

Bu konu etken edilgen diye çok basit bir şekilde başlayıp, gittikçe karmaşıklaşan kavramlarıyla asit kafası yapar insanda. Geçişliydi geçişsizdi, dönüşlüydü, ettirgendir, oldurgandır derken beyniniz yanar haberiniz olmaz.

13. Evet, hayatta bunu da yaptık: Kasadan takla!

Bu konuyla ilgili fazla bir şey söylemek istemiyorum, başlık yeterince açıklayıcı ve üzücü. İncinen gururumuz mu dersiniz kırılan yamulan bileklerimiz mi. Hayat ne acı.

14. Serbest düşme ve yağmur damlasının düşüş hızını hesaplama denen saçmalık!

Bu hadiseyle ilgili tabii ki yine aklımızda ne bir formül ne bir teori kalmıştır. Ama bir şey var ki istesek de unutamayız; sürtünmesiz ortam! He he hocam, biz de işte geçenlerde arkadaşlarla sürtünmesiz ortamda oturuyorduk...

15. Uhud Savaşı'nın okçuların mevzilerini terketmesi sonucu kaybedilmesi

İslam Tarihi'nin en dramatik bölümlerinden biridir. Sen o kadar savaş meydanında mertçe çarpış, didin, okçular yerini terk etti diye kazanılmış savaşı kaybet! İşte bunlar hep ders...

16. P'ler Q'lar bize düşman: Mantık, Totoloji!

Rivayet olunur ki, bir birleşik önermenin kendini oluşturan önermelerin değili için daima doğru sonuç vermesine Totoloji denir. Biz onların yalancısıyız; adı üstünde rivayet, şehir efsanesi gibi bir şey.

17. İsmine kurban olduğum: Endoplazmik Retikulum

Hücrenin adı en uzun olan organeli olmasına rağmen gönülleri fethetmiş ve bugüne değin hafızlardan silinmemiştir. Ee boru değil, hücre içi madde taşınımından sorumlu, o kadar olsun.

18. Psikolojiye ilk bakış: Şartlı refleks ve Pavlov'un köpeği

Şimdi ortada gariban bir köpek var, tek istediği bir hırka bir lokma. Ama Pavlov tutmuş insan davranışının değişkenlerini ölçmek için bu köpeği iki lokma et için şamar oğlanına çevirmiş. Yok zili çal et ver, bu sefer çal ama verme; bana sorarsanız hayvan sinirinden stresinden salgıladı o kadar salyayı ama yine de takdir sizin tabii.

19. Bir Rus klasiği: Sıcak denizlere inme politikası

Tarih derslerimiz boyunca hep bu teoriyi öğrendik, Ruslar hapşursa bu teoriden bildik. Bu teoriyi bulan da hiç utanmamış mı, bu kadar bariz bir şeyi yüzyılın buluşu gibi sunmaya onu da anlamadım.

20. O bir esnaf, o bir ünlü, o bir öğretmen: Fıstıkçı Şahap!

Ünsüz benzeşmesi ya da sertleşmesi olarak bilinen konunun öğrenilmesi için kilit bir görevi vardır bu kelimenin. Şayet Fıstıkçı Şahap'taki sessiz harfler yanına bir ünlü geldiğinde değişime uğrayan, dilbilgisini bize zehir eden harflerdir. Allah Şahap'tan razı olsun yine de, bir nebze kolaştırdı konuyu öğrenmeyi.

Bonus 1: Orta okuldan kalma arkaik mevhum: Eğitsel kollar.

Misyonunu aslında orta okulda tamamlamış, edebiyat kollarına kütüphane nöbetçiliği gibi bir dersten kaçma imkanı sunmak dışında hiçbir işe yaramayan bir olaydı. Hala var mıdır, işlevi nedir bilinmez.

Bonus 2: Mont nöbetçisi!

Beden eğitimi dersinde montlarımız çalınmasın, çantalarımızdan postitlerimizi falan almasınlar diye dersten men edilen kişidir. Genelde iki saat sınıfta tek başına uyur, bulunduğu yer dışında her hangi bir yerde olduğunun hülyalarıyla rüyalar görür. Ona tatlı rüyalar :)

Bonus 3: Karne parası

Koskoca devletsin, sınavlardaki fotokopi parasına kadar öğrenciden alıyorsun, bir de kaç zayıf geldi diye görmek için para mı vereceğiz? Verdik, hem de yıllarca. Lise iyiydi hoştu ama şu karneler de olmasa. Bizim liseye dair hatırladıklarımız bu kadar, artık top okuyanlarda!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

😎😎

A post shared by Onedio Goygoy (@goygoyonedio) on
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
baknediyor_

O dönemler matematik ve fizik derslerinde anlatılan konulara biraz olsun ilgi duysaydın bugün o kuş beyninle onedio için editörlük yapacağına bilim ve teknoloji alanında bir şeyler yapıp memlekete belki bir faydan dokunurdu.

seda.sema.14

Hasan2SalakOsman4 olmalıydııı :D

yesilkahve

Kızlar saçları toplasın Erkekler traş olsun o kravat ümüğümüze kadar çekilsin gömlekler pantolonun içine tıkılsın...

varda-chimera

karne parasını ilk defa şimdi duyuyorum :D :D hayatımda 1 kuruş karne parası vermedim yahu. Hangi yılın şeysiydi o ? Mont nöbetçisine bittim stn. Beden dersleri için soyunma odası denen oda vardı yahu.... Daha soyunma odasının bulunmadığı okul görmedim şahsen. Şu takla şey şeysine de hep özenmişimdir ama bizim bedencilerden en dersine önem veren bile yaptırtmadı bunu :( :( en fazla çubuk koyardı aralarından zig zag geçerdik :( . Türk bayrağını Allah ıma şükürler olsun hiç çizmedim ama yağlı boya iyiydi yaa :D

kutluay-selcuk

Tunç çağını merak ediyodum ben,Tunç diye cağmı olur abi?

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

BaşbakanÖğretmenSavaşetolaytatlı
Görüş Bildir