Kuşlardan Tehlikeli: Ünlü Yönetmen Alfred Hitchcock'un Tippi Hedren'e Olan Takıntısı

-

Tüm zamanların en başarılı yönetmenlerinden biri olan Alfred Hitchcock'un başarılarına gölge düşürecek bir hikayesi olduğunu biliyor muydunuz? İkonik yönetmenin "Kuşlar" filminin başrol oyuncusu Tippi Hedren'e duyduğu takıntılı aşkla neler yaptığına bir bakın.

Alfred Hitchcock'un 1963 tarihli ünlü "Kuşlar" (The Birds) isimli filmini hatırlayalım.

Film bazılarına göre göre rahatsız edici, bazılarına göre abartılan, bazılarına göre başyapıt ve bazılarına göre de zamanına göre ortalama bir filmdir. Yine bu, filmin tüm zamanların en ünlü filmleri arasında olmasını engellemiyor.

"Kuşlar"ın yönetmeni Alfred Hitchcock otoritelerce tüm zamanların en önemli yönetmenleri arasında gösteriliyor.

Hitchcock'un çığır açan yöntemleri ve tarzı, seçtiği konular ve o konuları işleme şekli; her anlamda onu sinema tarihinde özel bir yere koyuyor. Kısacası sinema tarihi onu bir deha olarak yazıyor.

Ancak her deha gibi onun da karanlık bir tarafı olduğu biliniyor.

Hitchcock hayranları onun filmlerinin karanlık bir deha ürünleri olduğunu zaten kabul ediyor.

Bu konunun üstüne giden Donald Spoto, 1983 yılında bir kitap yayımladı.

Kitabın adı beklendiği gibi Bir Dehanın Karanlık Tarafı idi (The Dark Side of A Genius).

Kitabın en önemli kısımlarından biri Tippi Hedren ile ilgili.

"Kuşlar" filminin başrol oyuncusu ve 1960'lar sinema ikonu Tippi Hedren, Kuşlar filmi çekildikten neredeyse 20 yıl sonra film esnasında yaşadıklarını Donald Spoto'ya anlatmayı kabul etmişti.

Hitchcock, film çekimleri sırasında Hedren'in davranışlarını gözlemlemek için iki kişi görevlendirmiş.

Kitabın ilgili kısmı, Hitchcock'un film setinde önceden anlaşılmayan ama sonradan fark edilen bir şekilde iki kişiyi sadece Tippi Hedren'i takip etmekle görevlendirmesi ile başlıyor.

Ardından cast ekibine bazı yasaklar getirilmiş.

Hitchcock çekimler esnasında ve set dışında ekipteki herkesin Hedren ile konuşmasını kesinlikle yasaklamış.

Güzel oyuncunun dünyası bu davranışlar karşısında bir anda kararmış.

Kitapta Hedren'in oyuncu arkadaşları, yönetmenin bu tutumunun güzel oyuncuyu kötü anlamda etkilediğini söylüyor.

Hedren'in kızı olan ve yakından tanıdığımız oyuncu Melanie Griffith de yaşananları onaylıyor.

Tippi Hedren'in geçirdiği çalkantılı dönemlerde kızı Melanie Griffith hep yanındaydı. Bu arada son dönemlerde Grinin 50 Tonu ve Karanlığın 50 Tonu filmleriyle adından çokça bahsettiren Dakota Johnson da Hedren'in torunu.

Kitapta Melanie Griffith ile yapılan bir röportaj da var.

Melanie Griffith, kitapta Hitchcock'un bir gece evlerine geldiğini, hiçbir şey demeden annesini alıp götürdüğünü ve bunun çok korkunç bir deneyim olduğunu söylüyor.

Tippi Hedren, Hitchcock'un bir sonraki filminde de oynadı.

Kitapta "Marnie" isimli 1964 tarihli filmde de rol alan Tippi Hedren, sadece kontratı yüzünden bu filmde yer aldığını söylüyor.

Alfred Hitchcock'un tavırlarının sertleşmesinin bir sebebi var.

İkili sette bir sahne üzerinde çalışırken Hitctcock, güzel oyuncuya temas etmeye çalışıyor ve Hedren de buna tepki ile karşılık verince olanlar oluyor.

Hitchcock, güzel oyuncuya aşırı bir şekilde takıntılıymış.

Hitchcock'a yakın kişilerin söylediğine göre, ünlü yönetmen Tippi Hedren'e tehlikeli şekilde takıntılıydı. Öyle ki yakın çevresine Hedren'in bir gün ona gelip, onu her zaman sevdiğini söyleyeceğine inandığını anlattığı biliniyor.

Tippi Hedren'in karşı koyması ise kariyerine mal oldu.

Tippi Hedren, "Marnie" filminin çekimleri esnasında Hitchcock'a bu filmin son çalışmaları olduğunu söylemiş. Hitchcock ise kontratları olduğunu ve böyle bir davranış içine girerse güzel oyuncunun kariyerini bitireceğini söylemiş. Bunu göze alan Tippi Hedren, kontratı sona erene kadar başka bir filmde oynayamadı. Bu da kariyerinin oldukça kısa sürmesine sebep oldu.

Bu çalkantılı ilişkiyi anlatan bir film de çekildi.

2012 tarihli "The Girl" isimli filmde ikilinin psikolojik gerilimi yüksek olan ilişkisi detaylarıyla anlatılıyor.

Bu hikaye erkek şiddetinin her yere farklı şekillerde yayılmış olmasının çarpıcı bir örneği.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Başlıklar

KitapSinema
Görüş Bildir