Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Kısa Sürede Kalbimizde Taht Kuran Son Dönemin En İyi Dizilerinden La Casa De Papel'deki Göze Çarpan Mantık Hataları

-

İspanyol kanalı Antena 3 için çekilen daha sonra Netflix tarafından satın alınan, son dönemin en başarılı dizilerinden La Casa De Papel içinde maalesef birçok mantık hatası var. Dizinin, izleyene vermek istediği mesaj ve işlediği konu açısından başarısı tartışılmaz bir gerçek. Lakin bu başarının yanı sıra gözümüze batan birkaç adet senaryo ve çekim kaynaklı hataları da es geçemeyeceğiz. 10 tanesini sizin için derledik, gelin beraber göz atalım!

NOT 1: Bu hatalar kesinlikle dizinin başarısının önüne geçmiyor.

NOT 2: Henüz diziyi izlemeyenlerdenseniz bu yazıyı okumayıp hemen burada bırakın.

1. İzlerken çokça gıcık olduğumuz sevgili darphane müdürümüz Arturito'nun oturma sorunsalı.

Sevgili müdürümüz Arturo ilk bölümde sevgilisi Monika'nın kendisinden hamile olduğunu öğrendiği ve ikisininde ayakta durduğu bir sahnede "Benim çocuğum olmuyor, karım üç kez yapay döllenmeyle hamile kaldı." diye tepki veriyor. İlerleyen bölümlerde aynı sahneyi gösteren bir flashback anında, sevgili müdürümüz aynı cümleleri otururken kuruyor ve bu durum gözümüzden kaçmıyor maalesef.

2. Berlin abimizin darphaneye giriş sahnesindeki kimlik bunalımı.

Biliyorsunuz ki ilk bölümde Berlin abimiz polis kılığına girerek ve yanında gerçek bir polis memuruyla darphaneye giriyor. Arabayla darphane güvenliğinin önünde durdukları sahnede darphane güvenliği tanıdığı gerçek polis memuruna kimlik soruyor fakat ilk kez gördüğü polis kılığındaki Berlin'e kimlik sormuyor. Güvenlik gibi güvenlik valla.

3. Angel Reis'in gözlüğü sorunsalı.

Eminiz ki bir çoğunuz izlerken şaşırmışsınızdır. "Bir insan gözlüğünü hiç mi çıkarmaz hiç mi eline alıp oynamaz?" demişsinizdir. Evet Angel Reis bu konuda dünya rekoru kırdı ve gözlüğünü bir kere bile çıkarıp eline almadı. (Reis hiç mi gözün bulanmadı hiç mi burnunun üstü ağrımadı.) Gözlük sorunsalımız bu kadarla da sınırlı kalmıyor maalesef. Gözlüğün içine yerleştirdikleri dinleme cihazının şarjının o kadar uzun süre bitmemesi, Angel'in geçirdiği trafik kazası sonrası gözlüğün içindeki dinleme cihazının bulunması (Naptınız kazadan sonra her şeyi X- Ray'den mi geçirdiniz) da üstüne ekleniyor.

4. Acıklı hikâyesiyle içimizi burkan Nairobi ablamızın son 11 dakikada para basma isteği.

Nairobi ablamız dizinin son bölümünde "11 dakika daha duralım parayı 1 milyar euroya tamamlayalım." diyor. (Ne açgözlülükmüş be!) Ancak böyle bir şey imkansız. Standartlara göre paranın basıldıktan sonra bir süre bekletilmesi ve ardından 16 saat kadar nikel kaplama banyosunda kalması gerekiyor.

5. Profesör'ün skandal robot resim sorunsalı.

Hurdalıkta bulunan Rus kardeşimiz darphanenin yanında kurulmuş polis çadırında profesörün robot resminin çizilmesi için bir polis memuruna yardım etmektedir. Tam robot resim bitmişken polis telsizine sızan profesör Rusça bir şeyler söyler ve Rus kardeşimiz polislerin bakmadığı bir anda robot resmi siler. De nasıl? Hayatında ilk kez bilgisayar görmüş bir tipi olmasına rağmen Rus kardeşimiz sanki daha önce bu işi defalarca yapmış birinin ustalığıyla resmi siliyor ve ne hikmetse Raquel silmeden önce resmi hiç görmüyor. Hadi bunları geçtik. Polis bilgisayarından herhangi bir şey silmek bu kadar kolay mı? Bir Ctrl+Z falan yapaydınız.

6. İspanyol polisinin akıllara zarar kaçma taktiği.

Oslo yoldaşın kafasına demir sopayla vurulup etkisiz hale getirildiği, akabinde bir rehine grubunun kapıyı patlatarak kaçmayı başardıkları sahnede kapının patlamasıyla birlikte doğal olarak bizim Daliler ile polis arasında çatışma başlıyor. Bu anlar her ne kadar yüreğimizi hoplatsa da sahnenin sonlarında gördüğümüz bir detay bizi düşüncelere daldırıyor. Tokio'nun ağır makineli tüfekle polislere ateş etmeye başladığı anlarda içeri girmeye çalışan polisler silahı görünce kalkanlarını bırakıp, sırtlarını dönüp kaçıyor, üstüne üstlük kimse vurulmuyor. Bu bir savunma taktiğiyse biz anlamadık.

7. Profesör'ün Tokyo'yu ateşe atması gerçeği.

Sevgili Profesörümüz soygundan önce kameraların, güvenliğin vs. yerlerinin belirlenmesi için iki kişiyi darphaneye keşfe göndereceğini söylüyor ve şanslı çiftimiz Tokyo ve Rio oluyor. Rio neyse de Tokyo'nun orada ne işi var? Koskoca ekip içinde aktif olarak polis tarafından aranan tek kişi Tokyo. Kızın annesinin evini daha yeni polisler bastı. Gönder Moskova ile Denver'i baba oğul kaliteli zaman geçirsinler.

8. İspanyol polisinin gevşeklik dalında dünya rekoru kırması.

Berlin abimizin, tavırlarına, prosedür dışı ve ortalığı karıştıran hareketlerine  dayanamayıp Tokyo'yu alt kısmında birçok karton kutunun bulunduğu bir sedyeye bağlayıp darphaneden dışarı attığı sahnede İspanyol polisi direk olarak Tokyo'nun başına toplanıyor. Abi biriniz de demiyorsunuz o kadar karton kutu var bomba var mı yok mu? Beyler bir durun hele. Peki İspanyol polisinin bu hareketine şaşıyor muyuz? Tabii ki hayır.

9. Bir anda Filipinler'de ortaya çıkan Profesör, ananas ve şarap.

Kafalarda tek bir soru "1 milyar euro'ya yakın bir parayla nasıl anında yurt dışına kayboldunuz, bir anda ananas ve şarap nereden çıktı?" 1 milyar euro gibi bir parayı aklamak dünyanın neresinde olursa olsun kolay bir iş olamaz özellikle bir de Avrupa'daysan. Dizide bu tarz soruların cevaplarını alabileceğimiz sahneler işlenmedi ve kafalarda soru işareti bıraktı.

10. Tokyo'nun şans kelimesine yeni bir anlam katması.

O kadar polisin, keskin nişancının olduğu yerden motorla geçiyor üstüne üstlük herkes ateş ediyor yine de tek çizik bile yok. İspanyol polisi istifa! (Olan adam gibi adam Moskova'ya oldu.)

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Başlıklar

FilipinlerPolisRobotŞaraphamile
Görüş Bildir