Kadına Yönelik Şiddette Cinneti Bahane Edenlerin Psikolojisini En Ufak Detayına Kadar İnceleyen Bu Paylaşımı Mutlaka Okumalısınız!

-

Kadınlara yapılan tüm bu kötülüklere bahane aranmasın artık!

Kaynak: https://twitter.com/BanuLIC/status/11664...

Geçtiğimiz haftalarda yüreğimizi yaralayan çok acı bir olay yaşandı, hatırlarsanız. Emine Bulut, eski kocası tarafından kızlarının gözleri önünde vahşice öldürüldü. Üstelik yaşanan bu cinayet ülkemizdeki ne ilk ne de son kadın cinayetiydi...

Son nefesini vermeden önce "Ölmek istemiyorum!" diye haykıran ve kızının ellerine sarılan Emine Bulut'un acı yakarışları hala kulaklarımızda!

Bu vahşi cinayetin ardından kadına yönelik şiddet uygulayanların öne sürdüğü nedenler tartışılmaya başlandı. Biliyorsunuz, yapılan kötülüklere kılıf uydurmak pek de zor değil bu ülkede...

Yine Eski Eş, Yine Bir Kadın Cinayeti: Çocuğunun Gözleri Önünde Öldürülen Emine Bulut'un Son Sözleri 'Ölmek İstemiyorum' Oldu - onedio.com
Yine Eski Eş, Yine Bir Kadın Cinayeti: Çocuğunun Gözleri Önünde Öldürülen Emine Bulut'un Son Sözleri 'Ölmek İstemiyorum' Oldu - onedio.com

İşte, kadınlara her şiddet uygulayanın mutlaka arkasına saklandığı bu bahanelerden biri olan cinnet konusunu Twitter kullanıcılarından Dr Banu L I Canpolat masaya yatırmış. Gelin, kendisinin açıkladığı bu konunun tüm detaylarını öğrenelim.

1. 

2. 

3. 

4. 

5. 

6. 

7. 

8. 

9. 

10. 

11. 

12. 

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
n.aysu

"özgür irade" ve "suç" kavramları hakkında kesin olarak bir yargıya varabiliyor muyuz? "suç"u, "'özgür' irade sahibi" olan birinin, 'tamamen bilicinde' olarak yaptığı 'kötü' bir şeyin '(adil) karşılığı'" olarak düşünürsek, sanıyorum hiçbir yere varamayız. bu basit tanımda bile sürüyle idea öne sürüyoruz.

n.aysu

ilginçtir, böyle durumlarda bile "sikerek" cezalandırıyoruzsunuz, yani tecavüz failine tam da onun yaptığı şeyi yaparak cezalandırmış oluyoruz. ama burada bir kısas söz konusu değil, burada söz konusu olan, bir tür duygudaşlık, "sikmek"in adalet tesis edici gücü söz konusu.

n.aysu

demek ki böyle yapmakla şiddeti sürdürmüş olmuyor muyuz? önce onun sınırlarını belirliyor, böylelikle onu kendimizden yabancı, "dışta" kılıyoruz. sonra da aynı temelden şiddeti ona karşı göstermiş oluyoruz.

Görüş Bildir