article/comments
article/share
Haberler
Jeopolitik Fırtınada Girişimcilik: Tehdit mi, Fırsat mı?

etiket Jeopolitik Fırtınada Girişimcilik: Tehdit mi, Fırsat mı?

Dünya, İran-ABD gerilimi ve ticaret savaşlarının yarattığı jeopolitik fırtınalarla sarsılırken, bu ortam girişimciler için büyük bir tehdit mi yoksa yeniden konumlanma fırsatı mı sunuyor? Setaş Global Makine Genel Müdürü ve girişimcilik araştırmacısı Dr. Mustafa Çağa, bu kargaşayı dengeleri yeniden kuran bir süreç olarak okuyor ve Türk girişimcisinin, coğrafi konumu sayesinde değişen tedarik zincirlerinde aktif bir aktör olma şansına sahip olduğunu vurguluyor. Çağa, belirsizlikte panik yerine stratejik senaryolar hazırlamanın ve fiyat savaşından ziyade 'güvenilirlik savaşını' kazanmanın yollarını anlatıyor.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Hocam, dünya şu an çok hareketli bir dönemden geçiyor. İran-ABD gerilimi, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık, Çin ile Batı arasındaki ticaret savaşları... Bir girişimcilik araştırmacısı olarak bu tabloyu nasıl okuyorsunuz?

Hocam, dünya şu an çok hareketli bir dönemden geçiyor. İran-ABD gerilimi, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık, Çin ile Batı arasındaki ticaret savaşları... Bir girişimcilik araştırmacısı olarak bu tabloyu nasıl okuyorsunuz?

Kargaşa rahatsız edici, ama kargaşa aynı zamanda dengeleri yeniden kurar. Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol dünya tüketiminin yaklaşık yüzde yirmisini oluşturuyor. Her gün 17-20 milyon varil bu dar su yolundan geçiyor. Bu yolun tıkanması enerji fiyatlarını, nakliye maliyetlerini, sigorta primlerini domino taşı gibi etkiliyor. Ama şunu da söylemek lazım: Her büyük jeopolitik kırılma, bir önceki dönemin kazananlarını geride bırakıp yeni fırsatlar yaratır. 2008 krizi de öyleydi, pandemi de öyleydi. Şimdi de öyle olacak.

Hürmüz'deki gelişmeler Türk girişimcisini doğrudan etkiler mi?

Hem evet hem hayır. Enerji maliyetleri yükseldiğinde üretim maliyetleri artar, bu herkesi etkiler. Enerjiden gübre fiyatlarına, lojistikten sigorta maliyetlerine kadar tüm alanları etkileyen bu dar hat, küresel enflasyonda da yükselişe yol açıyor. Ama Türkiye'nin coğrafi konumu burada kritik bir avantaja dönüşüyor. Hürmüz'de sorun olduğunda Avrupa ile Orta Doğu arasındaki kara ve demir yolu güzergâhlarına talep artıyor. Türkiye bu güzergâhların tam ortasında. Bu bir risk değil, doğru okunursa ciddi bir fırsat.

Çin'den gelen ürünlerin boğazlar üzerindeki etkisine gelince — bu Türk girişimcisi için ne anlama geliyor?

Çin'den gelen ürünlerin boğazlar üzerindeki etkisine gelince — bu Türk girişimcisi için ne anlama geliyor?

Çok katmanlı bir soru bu. Çin, ABD askeri operasyonunun başlamasından sonra İran'dan en az 11 milyon varil ham petrol aldı ve bu petrolün tamamı Hürmüz Boğazı üzerinden sevk edildi. Yani Çin, kriz ortamında bile tedarik zincirini ayakta tutmayı başarıyor. Çin malları Hürmüz yerine alternatif güzergâhlara yöneldiğinde — Orta Asya koridoru, Türkiye üzerinden kara yolu — hem lojistik maliyetler artıyor hem de Türkiye bu akışın içinde daha aktif bir oyuncu haline geliyor. Girişimci için soru şu: Bu değişen akışta ben neredeyim? Pasif bir izleyici mi, yoksa aktif bir aktör mü?

'Kontrollü kaos' diye bir kavram gündemde. Girişimci bu belirsizliği nasıl yönetmeli?

Modern piyasalarda bazen fiziksel krizden çok beklenti krizi daha yıkıcıdır. Bu tespit girişimcilik açısından da geçerli. Belirsizlik ortamında en büyük hata hareketsiz kalmaktır. İkinci büyük hata ise panikle yanlış yöne koşmaktır. Doğru yaklaşım senaryoları önceden hazırlamak — 'Hürmüz tamamen kapanırsa', 'kısmen kapanırsa', 'gerilim azalırsa' — ve her senaryoda ne yapacağını bilmektir. Girişimci esnekliği tam da bu: Koşullara göre değil, senaryolara göre hareket etmek.

Türkiye bu dönemde nasıl konumlanıyor? Girişimci için ülkesi bir avantaj mı?

Türkiye bu dönemde nasıl konumlanıyor? Girişimci için ülkesi bir avantaj mı?

Kesinlikle evet, ama bu avantaj kendiliğinden gelmez. Küresel ekonomideki belirsizlik ortamı devam ederken Türkiye yatırımlar açısından güçlü bir vizyon ortaya koyuyor. İhracatçı firmalara yönelik vergi avantajları, start-up ekosistemi teşvikleri, finansmana erişim kolaylıkları bunların hepsi somut adımlar. Ama bunların ötesinde Türkiye'nin jeopolitik konumu belki tarihinin en kritik noktasında. Doğu ile Batı arasında köprü olmak artık klişe bir söylem değil, gerçek bir ticari değer. Bunu fırsata çevirecek girişimci kazanacak.

Siz hem akademisyen hem de sektörün içindesiniz. Bu iki perspektif bir araya gelince ne görüyorsunuz?

Akademi size 'ne olduğunu' gösterir, saha size 'nasıl çalıştığını' öğretir. Şu an her ikisi de aynı şeyi söylüyor: Tedarik zincirleri kalıcı olarak değişiyor. Pandemiyle başlayan 'yakın kaynak' trendi, jeopolitik gerilimle ivme kazandı. Firmalar artık 'en ucuz tedarikçi' yerine 'en güvenilir tedarikçi' arıyor. Türkiye'deki girişimci bunu fırsata çevirebilir — eğer güvenilirliği, hızı ve esnekliği ön plana çıkaran bir model kurabilirse. Fiyat savaşına girmeye gerek yok; güvenilirlik savaşını kazanmak yeterli.

Peki ya genç girişimciler? Bu ortam onları korkutmamalı mı?

Peki ya genç girişimciler? Bu ortam onları korkutmamalı mı?

Aksine, onlar için en iyi dönem bu. Köklü şirketler değişime direnir çünkü kaybedecekleri çok şey var. Genç girişimcinin ise kaybedecek bir alışkanlığı yok. Start-up ekosistemine yönelik teşvikler, dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemeler özellikle genç girişimcilerin önünü açıyor. Üstüne bir de jeopolitik kargaşanın yarattığı boşlukları eklerseniz — yeni lojistik güzergâhlar, değişen tedarik zincirleri, yeniden şekillenen pazar yapıları — ortada çok sayıda doldurulmamış alan var. Fırsatı görmek için önce korkuyu bir kenara bırakmak gerekiyor.

Son olarak: Tüm bu tablodan çıkan tek bir mesaj verseydiniz, ne olurdu?

Şu: Belirsizlik ortadan kalkmayacak. Bu dönemin geçeceğini bekleyenler büyük ihtimalle bir sonraki kargaşanın içinde de beklemeye devam edecek. Kazananlar belirsizliği kötü bir haber olarak değil, yeniden konumlanma fırsatı olarak okuyanlar olacak. Türk girişimcisinin tarihsel olarak bu becerisi var. Şimdi onu bilinçli ve stratejik biçimde kullanma zamanı.

Dr. Mustafa Çağa Kimdir?

Dr. Mustafa Çağa Kimdir?

Setaş Global Makine Genel Müdürü olan Dr. Mustafa Çağa, girişimcilik alanında akademik çalışmalar yürüten bağımsız bir araştırmacıdır. Dönüşümcü liderlik, kurumsal girişimcilik ve ekip davranışları üzerine yayımlanmış çalışmaları bulunan Çağa Onedio'da girişimcilik üzerine köşe yazıları yazmaktadır.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Instagram

LinkedIn

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam