İnsanoğlunun Evrimine Farklı Şekilde Yaklaşan 27 İllüstrasyon

 > -

Çağlar boyunca, insanoğlu pek çok aşamadan geçti. Sahip olduğu aklı kullanabilmesi sayesinde diğer canlıların önüne geçti. Ve bir medeniyet oluşturdu. Kültürel ve teknolojik gelişmelerle bu medeniyeti perçinledi. Artık 2000'li yıllara geldikten sonra, şöyle bir geçmişe baktığımızda oldukça yol kat ettiğimizi söyleyebiliyoruz. Ama bu yolu kat ederken üzerinde yaşadığımız Dünya'ya da zarar verdiğimiz reddedilemez bir gerçek. Teknoloji, insanoğlunun en büyük silahı. Ama bu silahı iyi yönde mi kullanıyoruz, yoksa onun esiri mi oluyoruz orası cevaplanması güç bir soru.

Evrim teorisinin sahibi Charles Darwin'in bugün 207. doğum günü olması sebebiyle derlenen ve insanoğlunun evrimine farklı şekilde yaklaşan 27 illüstrasyon; bu soruya belki de net bir cevap verebilir...

Kaynak: http://www.boredpanda.com/funny-satirica...

1. Neye dönüşüyoruz?

2. "Buraya çöp dökmek yasaktır."

3. İç çamaşırlarının evrimi

4. Telefonların evrimi

5. Sırtımızdan beslenenler.

6. Nükleer denemeler

7. Bilgi kaynakları

8. Yazı yazmak

9. Bir fotoğrafçının evrimi

10. Tanrıların evrimi

11. Ters evrim

12. Yoda'nın evrimi

13. Her çağda savaş

14. Sosyal medya

15. Geldiğimiz yeri kirletiyoruz.

16. Aslında hep aynıyız...

17. Aslında çağlar boyunca gelişen tek şey savaş aletleri

18. Video oyunları

19. "Pardon, en yakın hamburgerci neredeydi acaba?"

20. "Summer is coming."

21. Telefonlara gömüldük kaldık.

22. Çalışmak...

23. Mezar taşı

24. Petrolün keşfi

25. Sudan geldik, suya gidiyoruz.

26. Devir teknoloji devri

27. Barkodlaştıramadıklarımızdan mısınız?

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
tuncer-saltan

#25 ortada ki birisini anımsatıyor ama bir türlü çıkartamadım.

arcnoise

Yoruma, Dünyamıza ne yapıyormuşuz da haberimiz varmış diya başlamayı planlayarak aşşağı inip yorumları okudum :) Gene evrimciler ve karşı evrimciler birbirine girmişler. Konudan uzaklaşmak diye buna derim ben :)

notthatreligious

Hayatında bi kitap okumamış, bilimle ilgisi elindeki iphonedan fotoğraf çekip oraya buraya koyucak kadar, Allah demişler eline bi kitap vermişler,şunu yaparsan cehenneme gidersin bunu yaparsan cennete gidersin diye yemişler bunu, biyolojiden fizikten 1 gram haberi yok ve şu soruyu soruyor: Biz maymundan geldiysek neden hala maymunlar var sdjfsghdkfh kıvrımsız beyniyle neler düşünüyor namanallaaam !

ne-olsun

herkes yazıyor bende diyim yıl olmuş 2016 hala "sen benim inandığıma inanmıyorsun çok cahilsin ve salaksın dediklerine sadece gülerim" diyenler var

madman1988

Bilgi olmadan inanç olmaz zaten. Niye ısrarla evrime inanılmaz evrim bilinir diyorsunuz. Tanrı'yı bilmeden Tanrı'ya inanmak olur mu hiç. Tanrı'yı bilmek için illa onu görmek mi gerekiyor? Ben görmediğime inanmam diyenlerin çooktan aptal durumuna düştüğü bir çağı yaşıyoruz zaten. Küfür ön yargıdır iman ön bilgidir. İnanan insan her türlü bilgi metodolojisini kullanır. Bilinen den bilinmeyeni görünen de görünmeyeni çıkarır. Tümevarım, Tümdengelim, kıyas yöntemleriyle Tanrı vardır der. Bunlar bilimsel araştırma metodolojileri değil de nedir?

madman1988

Peki ya inkar edenler? Tanrı'nın yerine tesadüfü koyan arkadaşlar? İnanlara 'yaratışçı' diyen 'tesadüfçü' arkadaşlar? İnanları Tanrı'nın varlığını bilimsel olarak ispata davet eden arkadaşlar siz neden Tanrı'nın yokluğunu bilimsel olarak ispatlamıyorsunuz? Tanrı yoktur derken deliliniz ne çok merak ediyorum. Tanrı'nın yokluğunu ispatlayan tek bir deliliniz var mı? Bana Tanrı'nın 'yok' luğunu gösterin demiyorum. Hangi bilgi metodolojilerini kullanarak Tanrı yoktur diyorsunuz çok merak ediyorum. Bizi Tanrı'nın yokluğuna götürecek bir mantık silsilesi oluşturmanızı istiyoruz. Yok eğer oluşturamazsanız demek ki dogmatik olan şey din değil dogmatik olan şey inançsızlığın ta kendisi.

kaos

Görmediğime inanmam lakin bu görmek direk gözle görmek değil elbet. Somut kanıt gösterilmesi lazım. Veya gösterilebilecek olması lazım ben şuan güneşin dünyaya uzaklığını hesaplayamam çünkü metodunu şuan bilmiyorum. Lakin öğrenebilirim yeterli kaynak bulabilirsem kendim ölçebilirim. Bunun için hem güneşi hem dünyayı görebleceğim bir yerde olup mesafeyi o şekilde ölçmeme gerek yok. Bilinmezlik ve bilnemezlik bir kanıt değildir.

kaos

Tanrının yokluğunun ispatı saçma bir beklenti olur. Çünkü yanlışlanamayacak sonsuz şey vardır. Bunların hepsine eşit olasılık versen sıfır olur. Ben de o zaman evreni yaratan 2 kafalı zürafa tipinde bir mahluk ortaya atarım. Hiç bir amaç gayesi olmadan öylesine yaratmış derim. Yalanlayamazsın ben bu zürafa ile ilgili yanlışlanabilecek bir bilgi vermedim çünkü. Başkası 3 kafalı zürafayı ortaya atsa diğeri 4... bu sonsuza dek gider. Mantıklı değil ama yanlışlanması imkansız bir görüş. Bunların her birini olası kabul edemezsin edersen sonsuzda bir olasılıkları vardır. Bizim elimizde ki bilgilerden bir model çıkarmamız gerekmektedir. Tanrıyı sen eğer karanlıkta kalan yerleri doldurmak için kullanırsan bu mantıkı olur mu? Big Bang nasıl oldu bilmiyorsak bunu tanrı yaptı demek mantıklı olur mu? Ayrıca bu Deist argümanları ile dinlerin tanrıları bir birlerinden çok farklıdır pek çok kişi bunları karıştırmakta.

madman1988

İşte tam da bu yüzden inançsızlık dogmatiktir diyorum. Çünkü Tanrı'nın yokluğunu ispatlamaya çalışırken bile Tanrı'nın varlığını kullanıyorsunuz. Gerçek bilgiden yola çıkmıyorsunuz. Bilinmeyenin bilgisiyle Tanrı'yı tanımlamaya çalışıyorsunuz. Bilimsel araştırma yöntemi bunu kabul etmez. İnanan birisi Tanrı nın zatı hakkında konuşmaz, somut bilgilerle hareket eder. Orijin noktalarını reel hayatta reel verilerle oluşturur. Kendi zanni bilgisiyle konuşmaz. Bu böyleyse bunun böyle olmadığını nasıl bilecem, böyledir dersem beni nasıl yanlışlayabilirsin demez. Bunlar zanna dayalı şeylerdir ve Kur'an nın da dediği gibi zan hakikatten hiçbir şey içermez. Peki inançlı birisi reel verilerle nasıl hareket ediyor da Tanrı nın varlığına ulaşıyor? Örneğin matematiksel verilerle hareket eder:

madman1988

Evrendoğumun başlangıcında kütle çekim kuvveti, elektromanyetizma, güçlü çekirdek, zayıf çekirdek olmak üzere dört temel kuvvet bitişik halde. Quark döneminde evren hızla genişlemeye başlıyor. Eğer yoğunluk birazcık daha fazla olsaydı o zaman evren bir türlü genişleyemez, tekrar küçülerek aynı noktacığa geri dönerdi. Eğer yoğunluk birazcık daha az olsaydı, o zamanda evren son hızla genişler, fakat bu durumda da madde birbirini yakalayıp çekemezdi böyle olunca da elementler, yıldızlar, gezegenler, canlılar ve insan oluşamazdı. ''Yapılan hesaplara göre, evrenimizin başlangıçtaki gerçek yoğunluğuyla, onun ötesinde oluşma imkanı bulunmayan kritik yoğunluğu arasındaki fark, 100 trilyonda birden daha azdır. Bu sivri ucu üzerinde bir oku milyonlarca yıl sonra bile dik durabilecek şekilde yerleştirmeye benzer.'' Şimdi soru şu bu kadar hassas ayarları kontrol eden şey ne?

madman1988

Evrenin başlangıcından beri enerji, sıcaklık ve çekim kuvvetlerini yeryüzünde canlı hayatın oluşmasını ve devamını sağlayacak kadar hassas ayarlarda tutan şey ne? Kuvvetler ve enerjiler iradeyle yönetilmedikleri sürece kaostan düzen oluşturmaları mümkün değil. Şoförün araçtaki momentumu kendi haline bıraktığını düşün. Ya da elektrik enerjisini elektronik devrelerle disipline etmemiş bir mühendis düşün. Eğer bu kuvvetleri düzenli hale getiren bilmediğimiz başka kuvvetler varsa, bu başka kuvvetleri düzende tutan başka kuvvetler de var demektir. Bu birbirini kontrol eden kuvvetler silsilesini sonsuza kadar sürdürsen bile sonunda arkalarına iradeli bir varlık koymak zorundasın. O iradeli varlığın da arkasına başka iradeli varlık koysan bile yine de sonsuzda yaratılmamış bir iradeli varlığa ulaşırsın.

madman1988

Yaptığınız yorumlardan henüz bilimin çerçevesini ve sınırlarını oluşturamadığınızı anlıyorum. Bilim sadece 'nasıl' sorusuyla ilgilenir. Ay dünyanın yörüngesine nasıl girmiştir? Gece ve gündüz nasıl oluşur? Varoluş nasıl gerçekleşmiştir? Bilim bunları cevaplayabilir. Dikkat edersen ben burda bilimin alanına tecavüz etmiyorum. 'Nasıl' sorusuna cevap bulmak için karanlık noktaları kendimce doldurmaya çalışmıyorum. Planck sabiti, yerçekimi sabiti, ışık hızı sabitine göre hesaplanmış en küçük zaman birimi 10^-43 saniyedir. Bu süreden önce varoluş 'nasıl' vuku buldu diye yorum yapmadım. Sizin yaptığınız yorumdan çıkan sonuç şu: Eğer ayın dünyanın yörüngesine nasıl girdiğini bilmiyorsam Tanrı vardır ya da yoktur diyemem. Bu cümle üzerinde biraz düşünürsen neden ve sonuç arasındaki ilgisizliği görebilirsin.

kaos

Ancak işi gene bilinemez bir şeye doğru sürüklüyorsun. Bilinmeyen değil bilinemez. İradeli bir varlığın olmak zorunda olduğunu hiç sanmıyorum aynı şekilde irade denilen şeyin var olduğunu da. Sonuçta tüm kainat neden-sonuç ve olasılıklar üzerinden yürür. Ve var olan her şey buna tabi olmak zorunda. Bizde aynen bunlara tabiyiz özgür irade dediğimiz bir ilizyon. Nedeni olmayan bir şey yapamayız en fazla nedenini bilmeyiz. Olasılıklar konusunda şüpheliyim, olmuş bir şeyin olmama ihtimali olduğunu sanmıyorum. Çünkü dün bu günü ne kadar etkiliyorsa bu günde dünü o kadar etkiler. Zaman çift akışlı.

kaos

Yani evreni oluşturan kuvvetleri kontrol altında tutan kuvvetleri kontrol... diye gittiğinde en sonunda nihayet bilinemez açıklanamaz ve bu var olma yasalarına uymayan bir varlık olması gerektiğini söylüyorsun bu bana mantıklı gelmiyor. Her şeyin bir nedeni olmak zorundaysa o varlık var olamaz. Çünkü o da nedensellliğe tabi olmak zorundadır. Eğer o varlık zorunda değilse kainatta zorunda değildir.

kaos

Burada bilinemez diyerek kastettiğim elmaların ağaçta yetiştiğinin bilinip bilinmemesi değil. Nasıl yetiştiğini bilebilmek seninde dediğin gibi, o zaman tanrı bilimsel düzleme oturmuyor. Bilimsel düzlemin dışındakine delil olarak bilim kullanılamaz. Bilim bilim dışı olmayan görüşleri içermemelidir. Yani muhakkak izahı bulunabilecek düşüncelerle.

kaos

Tüm bunların yanında kullandıkların Deist argümanları. Yani bu argümanlar bir tanrıyı daha doğrusu varlığı ortaya çıkaran bir varlığı kanıtlamaya yönelik olsa da ahiret, cinler, melekler, abdest, tesettür gibi dini öğretilere yönelik değildir. Çünkü bu argümanlar insan için yaratılan evren fikrine yönelik değil.

kaos

Son olarak ben paralel evrenleri bundan çok daha mantıklı buluyorum. Olasılıkların her biri gerçekleşmiş ve gerçekleşiyor olması yani herhangi bir evrenin var olmuş ve bu sonsuza varan evrenden sadece biri olması aklıma daha çok yatıyor. Ve bu iradeli bir varlık dışında yapılabilecek açıklamalardan sadece birisi.

madman1988

Oğuz Bey merhaba. Özgür irade yoktur demek kaderciliktir. Hani kaderci olan inançlı insanlardı? Ayrıca Allah neden nedensellik yasalarına tabi olmak zorunda olsun ki? Evren yaratılmıştır, sonsuz değildir. Bir başlanıgıcı ve sonu vardır. Bu bilimsel olarak da ispatlanmıştır. Allah kainattaki tüm yasalardan münezzehtir. Zamandan da mekandan da münezzehtir. Çünkü zaman da mekan da yaratılmıştır. Zaman maddenin dördüncü boyutudur. Maddeden bağımsız bir zaman kavramı yoktur. Zaten yaratıcı olmak bunu gerektirir. Yaratılmışların bağımlı olduğu her yasadan bağımsız olmayı gerektirir. Ne ki aklına geliyor o Allah olamaz zaten. Akıl Allah'ın zatını kuşatamaz. Allah'ın zatını aklınla kuşatabilmen için zihninde zatının görüntüsünü oluşturman lazım. Bugün bilim görme eyleminin nasıl gerçekleştiğini ispatlamıştır

madman1988

Görme eylemi için gözün ışığa ihtiyacı vardır. Işık objelere çarpar objelerden yansıyan ışıklar göze gelir ve beynimiz görme merkezinde cisimlerin görüntüsünü oluşturur. Şimdi Allah'ın kendi yarattığı ışık gelip Allah'a çarpacak sonra ondan yansıyan ışıklar... haşa bu çok saçma bir beklenti olur. Eskiden madde sonsuzdur madde ezelidir ve ebedidir deyip Allah'ı inkar edenler bugün bilim tarafından aptal durumuna düşürülmüştür, eskiden zaman sonsuzdur bizi sadece zaman öldürür ve yaşatır diyenler de bugün bilim tarafından aptal durumuna düşürülmüştür, eskiden peygamberlere bize Rabb'ini göster diyenler de bugün bilim tarafından aptal durumuna düşürülmüştür. Paralel evren düşüncesi İradeli varlığa alternatif değildir. Olsa olsa bizim evrene alternatiftir.

madman1988

Sana bir arkadaş tavsiyesi evrenle ilişkini sadece 'nasıl' sorusu üzerine bina etme. Doğada doğal halde hiç bir şey tek başına matematik ya da fizik değildir. hayattaki tüm soruları da sadece nasıl kelimesiyle cevaplayamazsın. Kur'an ın çok az bir kısmı nasıl sorusuna cevap verir. Kur'an hep neden sorusuyla Rahmete vurgu yapar. Rahmeti göremeyen muhtemelen Allah'ı inkar edecektir.

madman1988

Dön dışarıya ya da kendi içine de ki: Gece neden dinlenmem için karanlık ve sessiz? Ay neden gecemi aydınlatan bir kandil? Neden gündüzler rızkımı aramam için aydınlık? Yeryüzü neden beşik gibi dayayıp döşenmiş? Neden hayatta kalmam için ihtiyacım olan herşey düşünülmüş? Neden zaruri, gerekli ya da estetik hiçbir şey eksik bırakılmamış? Dağlar neden SARSILMAYAYIM diye kazık gibi dikilmiş? Eğer halen onca nimet BASİT OLASILIK HESABININ BİR SONUCU diyorsan o zaman seni kendi vicdanınla başbaşa bırakıyorum. Allah birdir. Muhammed de onun elçisidir. Bundan hiç bir zaman şüphe duymadım. imanın yarısı bilgiyse öbür yarısı da güvendir.

kaos

Eğer benim dediğim kadercilikse inançlı birisi benim söylediğim biçimde kaderci olamaz. Konu üzerine çok araştırma yapmadım ama toplumda ki kadercilik benim dediğim gibi değil. Hangi yolu izlersen izle aynı sonuca çıkacağın biçiminde. Ama benim dediğimde yol değiştirme şansın yok. Eğer inanan biri bu şekilde kadere inanıyorsa ahirete veya tanrının adaletine inanamaz. Ve hatta tanrının var olup olmaması, kendisini sevip sevmemesi ödüller cezalar bir şey ifade etmez. Ben özgür iradeye inanmam, insanda madde ötesi bir şey olduğu ispatlanamadı. Bir taşın tabi olduğu yasalara aynen tabiyiz ne eksik ne fazla. Bundan dolayı taşın dururken rüzgar etkisiyle kımıldaması ile bizim eş seçimimizi etkileyen fizik yasalarında hiç bir fark yoktur. Durum buyken özgür iradeden söz edemeyiz. Her eylemimiz zaten olacak şeylerdir. Eğer nedenselliği tamamen kavrasak(veya böyle bir şey mümkünse) bir bilardo topunun hareketini nasıl tahmin edebiliyorsak bir insanın seçimlerini de aynen tahmin edebiliriz.

kaos

Nedensellik zaman ve mekanın çok ötesinde. Madde var olduğu zaman zaman var olur madde yoksa zaman yoktur. Maddenin olmadığı bir zaman olmadığı için tanrı da ancak var olabilecek zamanı madde var olduğunda bulabilir. Bu bir devir İslam dünyasında da tartışılmış bir mesele insanların geçmişte ne kadar akıllı olabildiklerine şaşırıyorum bazen. Her neyse bundan niye bahsettim? Akılla ulaşabileceğimiz sonuç akli çerçevede olmak zorunda. Yoksa gene dediğim yere geliyor bir varlık mantıklı bile olmak zorunda değilse mantığın bile ötesindeyse o varlık her şey olabilir. Mantığı bir köşeye bırakacaksak o yere kadar mantıkla gelmenin anlamı yok. Çünkü bıraktığın anda geri kalan her şey çöpe gidiyor.

kaos

Evrenin uymak zorunda olduğu kurallardan bahsediyoruz ve buna göre bir çıkarım yapıyoruz. O zaman evren de bu kurallara tabi değilse? Ya yoktan var olabiliyorsa? Ya nedenselliğe tabi olmak zorunda değilse? Mantığın dışında ki bölgeye sonsuz şey koyabilirsin. Bu yüzden mantığın dar bölgesinde gerçeği aramıyor muyuz? Ben bu bölgede tanımlanmak zorunda olan şeylere inanabilirim, dikkate alabilirim. Çünkü gene dediğim gibi geri kalan yer sonsuz. Evreni bu çerçevede izah edemeyeceğimiz kesinse cevabını bilemeyeceğimiz kesindir. Ve ben bu çerçevede izah edilemeyeceğini hiç düşünmüyorum.

kaos

Yine de teşekkür etmek isterim uzun zamandır derin bir muhabbete girememiştim.

madman1988

rica ederim. ben teşekkür ederim:/

Görüş Bildir