İnsanı İnsana Bütün Çıplaklığıyla Anlatan George Orwell'in Eserlerinden Hepsi Birbirinden Etkileyici 23 Alıntı

-

Bir savaşı bitirebilmenin en hızlı yolu onu kaybetmek, yıllar yılı aradığın mutluluğu bulmanın en kolay yolu ise onu aramaktan vazgeçmektir. Bunları bize öğreten kişi ise insanı insana bütün çıplaklığıyla anlatırken kaleminden dökülen kelimelere hayran olunası bir yazar olan George Orwell... 

Her bir sözüyle hayata dair tüm gerçekleri en çarpıcı ve en saf haliyle yüzümüze vuran George Orwell'in eserlerinden birbirinden etkileyici 23 alıntıyı sizler için derledik.

#1

İnsan üretmeden tüketen tek yaratıktır. Süt vermez, yumurta yumurtlamaz, sabanı çekecek gücü yoktur, tavşan yakalayacak kadar hızlı koşamaz. Gene de tüm hayvanların efendisidir.

#2

Adam ölmüş. Etraftaki bir çok insanın belki de ölmüş olduğu kafama dank etti. Bir insanın kalbi durunca öldüğünü söyleriz. Belki insan asıl beyni durunca ölüyor, yeni bir düşünceyi idrak etme gücünü yitirince.

#3

Bu hayatta başımıza gelen tüm kötülüklerin insanların zorbalığından kaynaklandığı gün gibi açık değil mi?

#4

Yaptığınız, söylediğiniz ya da düşündüğünüz her şeyi en ince ayrıntısına dek ortaya çıkabilirler ama gönlünüzün derinliğine, işleyişine, sizin bile bilmediğiniz o yere el uzatamazlar.

#5

Yok etmek sadece zorbaların ve cahillerin işidir. Bir insan zekâsıyla yenemeyeceğini anladığı anda ya şiddete başvurur ya paranın gücüne. Birisi sizinle aynı fikirde değil diye onu yok edemezsiniz. Medeni ve erdem sahibi insanlar böyle yapmaz. Çok okuyan ve bilginin gücüne inanan her insan, sadece konuşma yolunu seçer. Sizden olmayanları yok etmek yerine, bilginin ve fikrin gücüyle, sizin gibi düşünmesini sağlamalısınız.

#6

İnsanlara ölümden sonraki hayata inanıp inanmadıklarını sorsanız genel olarak inandıklarını söylerler. Ama ben öbür dünyaya gerçekten inandığı izlenimini uyandıran biriyle hiç karşılaşmadım.

#7

Snowball, "Bak yoldaş," demişti. "Senin onsuz edemediğin kurdele, köleliğin simgesidir. Özgürlüğün kurdelelerden çok daha değerli olduğunu kafan almıyor mu?"

#8

İnsanın azınlıkta olması, tek kişilik bir azınlık olması bile, deli olduğu anlamına gelmiyordu. Bir doğru vardı, bir de doğru olmayan; doğruya sarıldığın zaman, tüm dünyayı karşına bile alsan, deli olmuyordun.

#9

Her davranışın sonuçlarını, o davranışın kendisi doğurur.

#10

İnsan ile hayvanların ortak çıkarı vardır, birinin dirliği öbürlerinin de dirliğidir, diyen çıkabilir. Onlara sakın kulak asmayın. Hepsi yalan. İnsanoğlu, kendinden başka hiçbir yaratığın çıkarını gözetmez.

#11

Karanlığın olmadığı yer, düşlenen gelecekti; hiçbir zaman göremeyeceğimiz, ama belli belirsiz de olsa paylaşabileceğimizi sezdiğimiz gelecek...

#12

Düşünmek, düşünmek, bir saniyecik bile kalmış olsa düşünmek tek umuttur.

#13

Küçük kurallara uyarsan, büyük kuralları çiğneyebilirsin.

#14

Dua kitabı tanrıyı sevmenizi ve ondan korkmanızı söylüyordu; fakat korktuğunuz birisini nasıl sevebilirsiniz ki? Kişisel duygularınız söz konusu olduğunda aynısı geçerliydi. Ne hissetmeniz gerektiği genelde yeterince açıktı, ama doğru duygu emredilemezdi.

#15

Biz kelimeleri yok ediyoruz. Her gün sürü ile yüzlercesini... Dili iskelet haline getirinceye kadar kesip biçiyoruz.

#16

İnsanlar yalnızca yaşamın amacının mutluluk olmadığını düşünmeye başlayınca mutluluğa ulaşabilir.

#17

Açlık çekiyorlarsa, zorba insanları doyuralım diye çekmiyorlardı; çok çalışıyorlarsa, hiç değilse kendileri için çalışıyorlardı. Hiçbir hayvan iki ayak üstünde yürümüyordu. Hiçbir hayvan hiçbir hayvanın "efendisi" değildi. Bütün hayvanlar eşitti.

#18

Oysa, temel gerçekler görüş alanları dışındaydı. Karıncalar gibiydiler; ancak küçük olayları görebiliyorlardı, büyüklerini görmekten yoksundular.

#19

Ne okumak istediysem onu okudum ve onlardan, bana okulda öğrettiklerinden çok daha fazlasını öğrendim.

#20

Winston yazmayı sürdürdü: "Bilinçleninceye kadar asla başkaldırmayacaklar, ama başkaldırmadıkça da bilinçlenemezler."

#21

Ama işte, görüyorsunuz, para neler yaptırıyor. Paranın ya da parasızlığın berbat edemeyeceği davranış yoktur.

#22

İlle de gerçekten savaşılıyor olması gerekmez; belirleyici bir zafer mümkün olmadığından, savaşın nasıl gittiği de önemli değildir. Gerekli olan tek şey, bir savaş halinin var olmasıdır.

#23

Yapmak istediğimiz şeyleri yapamıyoruz. Hep çalıştığımız için değil. Sebep bizi sonu gelmez aptallıklara koşan içimizdeki şeytan. Her şeye vakit var ama yapmaya değer şeyler hariç.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
kemal-baltaci

onedio sayfa tasarımcıları, okunacak içerik yaptığınızda lütfen yazıların üzerlerine saçma sapan sürekli hareket eden GIF ler koymayın aşırı rahatsız edici oluyor...

dvah

Anket çözerek para kazanabilirsiniz. ( h ttps://csl.ink/3Fgp ) üye ol kazanmaya başla. tesekkurler (linki birleştir)

gunesliler

Gereksiz içerikler vol 123141414... Üretemeyen editörler. pfffhhh!!!

bykzlt

1984 ve Hayvan Çiftliği kitaplarıyla tanınsa da en çok Paris ve Londra'da Beş Parasız kitabını sevmiştim. Köleliğin modern zamanlarda bile ortadan kalkmadığını çelişkileriyle sadece görünüm değiştirdiğini diğer kitaplarına göre daha net anlatır. Düşünmüyorlar çünkü düşünecek vakitleri yok hayatları onları köleleştirmiş...

psychocrisis

1. ve 10. madde tam bir saçmalık. geri kalanını okuma gereği dahi duymadım. 1. madde saçmalık çünkü insan dolaylı olarak üretir. yumurtlayamaz ama tavuk çiftliği kurar. süt veremez ama inek çiftliği kurar. o hayvanları besler ve büyütür. ne bir tavşan kadar hızlı koşabilir ne de bir aslan kadar güçlüdür. ama hayvanların efensidisir çünkü tüm hayvanların arasında en zekisidir. zeka kazanır.

psychocrisis

10. madde saçmalık çünkü temelde hayvanlar da kendilerinden başka kimsenin çıkarlarını düşünmez. istisnalar hariç. örneğin bir aslan yavrusunun çıkarını gözetebilir veya bir köpek de sahibinin çıkarını gözetebilir -ki bu tür durumları baz aldığımızda insan da kendisinden başkasının çıkarlarını gözetir. ör: kendi evcil hayvanının ya da yavrusunun. hatta şunu diyebiliriz ki, hiç bir canlı ne insan kadar kötü olabilir, ne de insan kadar merhametli olabilir. insan en kompleks canlıdır ve dolayısıyla tüm hisleri de komplekstir. nefret doluysa, en kötüsü olur. sevgi doluysa, en iyisi olur. bu şartlar altında "tüm insanlar kötüdür" yahut "tüm insanlar iyidir" demek saçmalıktır. bu tür sözler ancak aşk meşk sözleriyle kafası bulanmış çoluk çocuğa hoş gelir. biraz realist olun.

psychocrisis

hatta 3. madde de kısmen saçmalık. çünkü başımıza gelen tüm kötülükler sadece "insan" olmaktan kaynaklı değildir, "canlı" olmaktan kaynaklıdır. her canlı hayatta kalmaya çalışır ve önceliği kendisine, ailesine ve sürüsüne verir. dolayısıyla "kendilerinden" olmayana yaşama hakkı tanımaz. bu doğrultuda da kendisine fayda sağlayacak her türlü canlıyı sömürür. biz en zeki varlıklarız ancak zekamız hayatta kalma kanunlarını alt edemedi. sadece onları törpüledi. yine de hala aynı iç güdülere sahibiz. peki nasıl törpüledi? mesela eskiden kendimizden olmayanı öldürürken, artık farklı ideolojilere bürünüp onları "dışlıyoruz". bize engel olanların kafasını taşla ezmek yerine onları maddi ve manevi açıdan sömürüp önümüzden çekiyoruz. yani insanlar kötü falan değil.

psychocrisis

hatta tecavüz, cinayet, hırsızlık vb temelde hayatta kalma içgüdüleridir. hayvanlarda da bunlar gözükür. fakat zeki canlılar olduğumuzdan dolayı hayatta kalmak için bu eylemlere muhtaç olmadığımızı, daha 'etik' olarak nitelendirdiğimiz ve diğer canlılara kısmen zarar vermeyen eylemler de olduğunu biliyoruz ve o yüzden onları (cinayet tecavüz vs) kural dışı kılıyoruz. ne demeye çalışıyorum? aslında kötü değiliz. sadece hayatta kalmaya çalışıyoruz. eğer siz mutsuzsanız (sağlık vb elinizde olmayan durumlar dışında) örneğin terk edildiyseniz veya dışlandıysanız, hayatta kalma becerilerinizi tam olarak kullanamıyorsunuz demektir. kendinizi geliştirin.

belphegor

İnsanın dolaylı yoldan ürettiğinden bahsetmişsin fakat insanın bu üretime bir katkısı yok. Yumurtayı tavuk, eti ve sütü de küçükbaş-büyükbaşlar üretiyor, insan bunu alıp fabrikası olan diğer insana satıyor, fabrikası olan insan da buları işleyip, fiyatı da üç katına çıkarıp diğer insanlara satıyor. İnsanın saf üretici olduğu sadece iki şey var; teknoloji ve sanat. Hayvanlar sadece hayatta kalmak için öldürürken biz insanlar saf kibrimiz, kör duygularımız ve sığ düşüncelerimiz için öldürürüz. Kimimiz üzerinde güzel dursun diye hayvan avlar, kimimiz bizi hayvandan ayıran zekaya sahip olmasına rağmen hayvana ve insana tecavüz eder, kimimiz koca bir topluluğu zevki için kendine köle eder, kimimiz o sözde efendiyi takip eder. Kötülük insanın doğasında vardır. Kötülük için ağzımızı açmamız yeterliyken iyiliğin çabalar sonucu gelişmesi buna küçük bir örnek. Dinozorlar, bakteriler, Tanrılar ve Şeytanlar bilinç sahibi insanın kötülüğünün yanında masum kalırlar.

alya-akbas

Eğer zihninin alamayacağın şeyleri okumaya cüret ediyorsan bari anlamadığını belli etme. Bu dünyada her insan bir şeyleri anlamak zorunda değil ama anlamadığını da bilmek gerekir. Bunlar felsefi düşüncelerdir ve bu düşünceler hakkında fikrine yine felsefik bir cümleyle cevap vermek istiyorum. Yorumundan anladığım tek şey felsefe bilmeyişindir. "Tek bildiğim şey hiçbir şey bilmediğimdir. "cümlesini yorumladım. büyük ihtimal bilmiyorsundur diye dipnot geçtim.

alya-akbas

Eğer bir felsefi düşünce sana uymuyorsa izlemen gereken yolları öğrenmek için anlaşmazlıklar hiyerarşisine bakmalısın. Ne de olsa bilmemek değil öğrenmemek ayıp. Bir göz atarsan belki ne demek istediğimi anlarsın ve sana seninle aynı seviyeden yorum yazmaya çalıştığımı anlarsın. Tabi eğer aklın buna yetiyorsa.

psychocrisis

o tavuklar, inekler, koyunlar vahşi doğada hayatta kalamaz. kalsalar dahi 7 milyar insan için yeterli besin üretemezler. üretseler dahi bunun bir devamlılığı olmaz. insan bu nokta da sürekliliği, güvenliği ve miktarı ayarlıyor. insanın bunları saf olarak üretmediğini söylemişsin, aksini iddia etmedim, edeni de görmedim. bu konuda neyi tartışıyorsun, anlamadım. insanın ürettiği iki şey var, teknoloji ve sanat demişsin. saçmalık. en basitinden insan ağaç eker, ağaç üretir. veya hayvan çiftleştirir, hayvan üretir. vb. bu örnekler çoğaltılabilir.

psychocrisis

gelelim hayvanların hayatta kalmak için öldürmesi ve insanın bencilliği için öldürmesi konusuna. kısmen haklısın, ancak bunu zaten ben de söyledim. insanın iyiliği de, kötülüğü de hayvanınkinden daha komplekstir. bir kişi bir hayvanı hayatta kalmak için de öldürebilir, sırf öldürmekten keyif aldığı içinde. biri iyi, diğeri kötü oluyor, değil mi? evet. söyler misin, bu muhalif tavrın tam olarak benim hangi söylemime karşıydı? zira ben bir çelişki göremiyorum.

psychocrisis

ancak asıl komik bulduğum şey, "kötülük insanın doğasında vardır" sözün. hayır yoktur. eğer insan kötüyse, hayvan da kötüdür. çünkü hayatta kalmak için hayvanlarla aynı içgüdüye sahibiz. öldür, korun, üre. hayvanlar sürü kurar, insanlar da kurar. hayvanlar savaşır, insanlar da savaşır. hayvanlar çalar, insanlar da çalar. insan kötüyse, hayvan da kötüdür. aramızda bir fark var, hayvan daha az zekidir. dolayısıyla biz bu çalma, çırpma eylemlerine alternatifler üretebiliyoruz. bu alternatiflere rağmen de bunları yapan kişilere "kötü insan" diyoruz. bu doğrudur. yapanlar kötüdür. ancak bu denklemde insanlara "doğuştan kötü" diyemezsin. çünkü kısmen hayvanlarla paralel içgüdülere sahip bir şekilde var oluyoruz. hayatımızda bu içgüdülere karşı ürettiğimiz etik alternatifleri uygulayamazsak, kötü insan oluyoruz. yani kötülüğü sonradan ediniyoruz. doğamızda yok.

psychocrisis

Alyacım, bana bir özür borçlusun. hiç bir şey ifade etmeyen şu yazını okumak için dakikalarımı harcadım.

pastil

aynennn hepsi sacma geldi

belphegor

Benim ''muhalif tavrım'' senin her şeyi hayatta kalma içgüdüsüne dayandırman. İnsanı kompleks bir yapıya dönüştüren şey de bu zaten; sadece hayatta kalma içgüdüsünden ibaret olmaması. Hayvanlar ve insanlar hayatta kalmak için yer, içer ve hayatı tehlikedeyse dövüşür, hayatta kalma içgüdüsü bunu oluşturur. Fakat yazında bahsettiğin ''bizden olmayanı öldürmek, dışlamak, engel olanların kafasını taşla ezmek, maddi ve manevi açıdan sömürmek'' hayatta kalma içgüdüsü değil, kötülüğün tasviridir. Hatta bundan daha iyi tasvir edilmemesine rağmen senin cümlenin sonuna ''yani insanlar kötü değil'' demen komik. Gelişmiş zekadan dolayı insanları tüm hayvanların efendisi ilan etmen ise tam bir insan egoizmi. İnsan efendi değildir, efendi doğadır. Seni oksijeniyle yaşatan da, bir fırtınayla canından eden de odur. İnsanınsa doğaya bir yararı yoktur, tüketicidir, olmasa da olan, hatta olmasa daha iyi olandır.

alya-akbas

Hiçbir şey ifade etmiyor mu Psycho? Sandığımdan daha da bilgisizmişsin felsefe konusunda. Özür dilememi istemene gelirsek benim sana bir özür borcum var haklısın. Biz insanlar bir şeyi anlamıyoruz. Her insanın zekası kısıtlıdır ve sadece belli şeyleri kavrar. Benim en baştan yorumundan felsefeye aklının yatmayacağını anlamam gerekirdi. Özür dilerim. Anlaşmazlıklar hiyerarşisinde dünkü cevabım en alt kısma giriyor diye düşündüm ama yanılmışım. Bunun olması için ilk önce senin George Orwell'ın felsefi düşüncesine karşıt argüman (yani karşıt bir düşünce öneri sürmen umarım karşıtın anlamını biliyorsundur.) oluşturman gerekir. Aslında senin yorumun Hiyerarşinin en alt kısmında. Benimki bir eleştiri sadece. Umarım seviyene uygun bir mesaj olmuştur. Anlamak için vakit kaybetmezsin.

alya-akbas

Ha bir de insanın doğasında kötülük vardır. Bunun dinimizdeki karşılığı nefistir. Eğer sen içinde kötülük olduğunu düşünmüyorsan kendini peygamber sanıyorsun. Gerek hayvanlar gerek bitkiler olsun, hiç birinin nefsi yoktur. Bir hayvan, aç olduğunda avlanır. Üreme zamanında çiftleşir. Öldürmek zorunda olduğunda öldürür. Ama insanoğlu bunları zevk için yapar. Allah yaratılışımıza iyiliği ve kötülüğü koymuş, seçme hakkını insana bırakmıştır. "Ben yine de nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis şiddetle kötülüğü emreder. Ancak Rabbim'in rahmetiyle yargıladığı müstesna. Muhakkak ki, Rabbim bağışlayıcı ve merhametlidir."(YUSUF/53) “Ona (insanın nefsine, öz benliğine) kötülük ve iyiliği idrak kabiliyetini ilham edene yemin olsun ki, nefsini (kötülüklerden) temizleyen gerçekten kurtuluşa ermiştir. Onu kirletip (kötülüklere) gömen de hüsrana uğramıştır.” (Şems, 91/8-10)

psychocrisis

belphegor, bu sana son yorumum. anlaşılan taşa konuşuyorum, karşımda duvar var.... mesela aslanlar, diğer aslanların "yavrularını" acımasızca katleder. çünkü o yavrular "ondan" değildir ve gelecekte kendine rakip olacaktır. insanlarda temelde bu güdüye sahiptir. fakat direkt olarak aynı olay vuku bulmaz. yani a kişisi b kişisinin çocuklarını öldürme güdüsüne sahip değildir, sadece "kendinden" olmayanı dışlama eğilimine sahiptir. bu yüzden çeşit çeşit ideoloji, örgüt, grup vs vardır. etrafına bakarsan, futbol takımlarında bile bunu görebilirsin. insanlar sevmedikleri takımın taraftarına ana avrat sövüyor, maçlarda kavgalar çıkıyor... hatta buna "kitlesel psikoloji" de denir. freud'un bu konu hakkındaki kitabını oku.

psychocrisis

ve eğer sen bu davranışları kötülük olarak adlandırmak istiyorsan, o zaman hayvanlara da "kötü" demelisin. eğer hayvanlar kötü değil diyorsan, öyleyse insanlara da kötü dememelisin. yalnız ben "kötü insan yoktur" demiyorum, bu senin saydığın davranışların temelinin kötülüğe dayanmadığını, insiyaklara dayandığını söylüyorum. ve bu insiyaklara üretilen alternatiflere uymayan, bunu göz göre göre keyfiyata döken kişilerin kötü olduğunu söylüyorum. hatta bu mantıkla insanlara doğuştan "iyi" bile diyebiliriz, çünkü bizde hayvanlarda olmayan bir yeti var; "empati".

psychocrisis

ya alya sana hiç dil dökemem, işkence gibisin anasını satayım..

psychocrisis

belgephor, şunu da söylemeliyim ki, bizden olmayanın kafasını taşla ezmek de kötülük değildir. (geçmiş şartlara göre, günümüzde kötülüktür) makro evrime göre sonradan gelişen prefrontal korteks olmadan önce, primitif sapiensler lider olabilmek için ve kadınlardaki hipergamiyi tatmin edebilmek için, yahut yiyecek bulabilmek için kendinden güçlü olanı, alfa olanı alt etmek, kendini kanıtlamak zorundaydı. bu hayatta kalma ve üreme içgüdüsüdür. ancak r-komplekse karşı gelen, daha doğrusu "etik" alternatifler üreten prefrontal kortekse insan kişisi uymadığı zaman, yani "ahlak kurallarına" baş eğmediği zaman, işte buna "kötülük" denir.

psychocrisis

hatta bebeklerle ilgili yapılan bir deneyde bebeklerin kötülüğü ve iyiliği ayırt edebildiğini, "iyi" olana daha fazla ilgi gösterdiği söyleniyor. fakat aynı deneyde bebeklerin bağnazlığa, "kendinden olmayanı dışlama" eğilimine sahip olduğu da görülüyor. işte bunlar içgüdüdür. deneyi merak ediyorsan mesaj at link göndereyim.

alya-akbas

İnsanların içine kötülükle birlikte iyilik de yerleştirilmiştir. Seçme hakkı insandadır. İnsan düşünür, iradesiyle karar alır, ister hakkı ister batılı seçer. İnsan bu yüzden sorumlu bir varlıktır. Cennet ve cehenneme gidecek olan yine insandır. Biyolojik bakımdan hayvanlar gibiyiz lakin insan, hayvanla bir değil. Çünkü hayvanlar, yaptıkları şeyin iyi yada kötü olmasına bakmaz. Sadece yapması gerektiği için yapar. İnsanın hayvana en çok benzediği zamanı çocukluk ve bebeklik dönemidir. Çünkü olanları idrak edebilecek bir yapıya sahip değillerdir. Bu yüzden insan 18 yaşındayken hür bir bireydir. Araştır. Dünyanın en kötü insanının bile masum olduğu anlar vardır. Araştırmalara göre bir çocuk bir yetişkine göre daha güvenilirdir. Çünkü yetişkin bir birey, yaptığı yanlışların farkındadır ve bunları inkar ederek yalanın arkasına saklanmasını bilir.

psychocrisis

ee? ben ne diyorum? ben farklı bişey mi demişim?

alya-akbas

Farklı bir şey dediğini düşünseydim kesinlikle bir iğneleyici ifadem olurdu. Ama benimki destekleyici. Bu görüşüne katılıyorum. Daha önceki yorumlarına cevap yazmamın sebebi yanlış düşündüğünü düşünmemdi. Yanlış düşüncelerine biraz fazla yüklendiğimi düşündüm. Bu yüzden doğru düşüncene de destekleyici bir yorum yazdım. Eğer istemiyorsan kaldırayım

psychocrisis

yok yok kalsın. ayrıca yanlış bir şey düşündüğümü de sanmıyorum, hatta senin yazdıklarımı yanlış anladığını düşünüyorum. konu hakkında detaylı konuşmak istersen mesaj at.

Görüş Bildir