İçinde Boğulduğumuz Yalnızlığı Tokat Gibi Yüzümüze Vuran Yazar Yusuf Atılgan'dan 19 Alıntı

-

28 yıl önce hayata gözlerini yuman Yusuf Atılgan'ın incecik bir kitabından, insana nasıl büyük bir dünyanın kapılarını açtığına dair alıntılar yapacağız sizler için.

İşte, "İçinde Boğulduğumuz Yalnızlığı Tokat Gibi Yüzümüze Vuran Yazar Yusuf Atılgan'dan 19 Alıntı"

1. “Konuşmam yetmiyormuş gibi düşünmeye de başladım. En kötüsü buydu. Çoğu insanlar gibi düşünmeden konuşsaydım kimse bir şey demeyecekti ama ben düşündüğümü söylemeye kalktım.”

2. “Bir gün sana dünyada katlanılacak tek şeyin sevgi olduğunu öğreteceğim.”

3. İnsanları yalan söyledikleri zaman dinlemeyi severim. Olmak istedikleri ama olamadıkları “kişi"yi anlatırlar…"

4. “Değişmez tek bir kesinlik vardı insan için: Ölüm.”

5. "Ne çok yalan söyleniyordu yeryüzünde; sözle, yazıyla, resimle ya da susarak…"

6. “Bir cümle üstünde saatlerce durmak vardı: Kafasına yürüyenlerden birini seçmenin sorumluluğu vardı. Kelimelerin yetersizliğini öğreniyordu. Bazı günler sigara içtiğini küllüğün doluşundan anlardı.”

7. "Ben çoğu geceler içiyorum. Şakağımdaki ağrıyı duymamak için, iştah açmak için falan diyorum ama değil, biliyorum. Bir çeşit umutsuzluktan kurtulmak için içiyorum. Belki kendi kendimden...

...İki çeşit içen vardır. Biri, benim gibi, kurtuluşu içkiden beklemenin utancıyla içer. Bir de şu çevrendekilere bak. Bunlar neden içiyorlar? Toplum içinde yaşamanın baskısını, yükünü hafifletmek için. Çekinmeden bağırmak, yüksek sesle gülmek için. Dışarda bağırmak, kahkaha atmak yasaktır. Sokakta hiç gülmemek için burda gülerler. Böylesi az içer. Ya ben? İçiyorum da kurtulabiliyor muyum? Belki yalnız baş ağrısından…"

8. "Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar...

...Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez."

9. "İnsan geçmiş bir olayı kafasından kazıyıp attığını sanıyor. Değil. Tortuya benzer bir kalıntı var."

10. "Yatsam, hiç kalkmasam! Kalkıp düşmanlıklarla dolu bir güne başlamakta ne var?"

11. “Birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi. İçimdeki sıkıntı eridi.”

12. "Her deliğe uyan anahtar: Para"

13. "Eve gelirken on paket sigarayla bir deste kibrit aldı. Odasının ışığını yaktı..."

"...Elindekileri karyolanın altına, boş bavula koydu. Çevresine bakındı. Yoktu. Oturma odasını da aradı. Orada da yoktu. Bunca lüzumsuz eşya vardı da, neden en gereken, bir sigara küllüğü yoktu. Kadınlar da böyleydi. Dünyada gereğinden çok kadın vardı ama, yalnız bir teki yoktu."

14. " -Neden bu kadar kötümsersin?"

"-Sen neden değilsin? Çevrene bakmıyor musun? En mutlu görünenlere bile? Bütün bunlar, üç oda, bir mutfak, iki çocuk düşüyle başlıyor. Sonra? Haydi bayanlar, baylar! Bu fırsatı kaçırmayın. Siz de girin, siz de görün. Üç perdelik dram. 

Birinci kısım: Dağlar dümdüz. 

İkinci kısım: Ne çok tepe! 

Üçüncü kısım: Ova batak."

15. “Ben toplumdaki değerlerin iki yüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü gördüğümden beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum..."

"...Gerçek sevgiyi! Bir kadın. Birbirimize yeteceğimiz, benimle birlik düşünen, duyan, seven bir kadın!”

16. "Yaşamanın amacı alışkanlıktı, rahatlıktı. Çoğunluk çabadan, yenilikten korkuyordu."

17. "C., sırtında kabuğu gibi taşıdığı ceketiyle şimdinin mekanlarında yürür. Geçmiş, ceketinin ceplerindedir..."

"...İleriye doğru attığı her adımda gölgesi geriye doğru ilerler. Beden şimdiki zamanın bir parçasıyken gölgesi geçmişte bir yerlerde gezinir."

18. "Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. Doğar doğmaz, o bilmeden başkaları veriyor. Ama yapışıp kalıyor ona, onsuz olamıyor..."

"... (Sustu,bir sigara yaktı.) Bakın, şimdi adımdan daha önemli bir şey biliyorsunuz: Sigara içtiğimi..."

19. "Belli bir yaşayış uygulamışlar bana. Görünmeyen bir giysi giydirmişler..."

"...Sıkıyor beni, çıkarıp atamıyorum. Düğmelerini çözemem mi? Bu bile güç. Ya çıkarıp atanlar? Tutuyorlar onları. Deliler evine kapıyorlar ya da kodese."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
karayel2009

bu kadar düşünürsek kafayı yeriz. bu ne...

Görüş Bildir