Herkesin İşi Gücü Bırakıp İzlediği, Ortalığı Karıştıran "Bir Başkadır" Dizisinin Analizini Okumalısınız

1.8bPAYLAŞIM

Seyretmeyeni dövüyorlar, öyle söyleyeyim...

Sosyal medyayı biraz takip ediyorsanız, her yerden yükselen Bir Başkadır seslerini duymuş olmanız lazım. İlk sezonu Netflix'te yer alan 8 bölümlük bir dizi Bir Başkadır. Gelin bakalım birlikte neymiş bu kadar konuşulan şeyler?

Dizinin beyni Berkun Oya "Bir Başkadır"ın hem yazarı hem de yönetmeni. Kendisi ödüllü bir tiyatro yazarı, senarist ve oyuncu. Onu çoğu kişi 2000'lerin başındaki Defakto programıyla tanıyıp sinir olmuştu çünkü ukala ve keskin bir zekası var. Kafası bambaşka çalışıyor. Bunu da zaten Bir Başkadır'ı izleyince fark ediyorsunuz.

Dizinin omurgası Meryem ve psikiyatrist Peri görüşmelerine dayanıyor ve olaylar buradan kaptırıp gidiyor. Aynı şehirde bambaşka hayatlar yaşayan ve dünya görüşleri farklı olan insanların kesişmeleri asıl konumuz. Bu noktadan sonra aslında her karakteri hayatınızda bir kere de olsa gördüğünüze yemin edebilirsiniz ama ispatlayamazsınız...

Dizi başladığı andan itibaren sinir olacağınız Peri, aslında herkesin anlayacağı tanımla bir Beyaz Türk. Fakat modern dünyanın kölesi olmak zorunda kalmış ve çıkmazları olan her kadın gibi ona da hak veriyorsunuz. Meryem'le görüşmeleri, onun da kendisini sorgulamasına sebep oluyor. Defne Kayalar gerçekten bu rol için biçilmiş kaftan.

Meryem... Bir kere en baştan söyleyeyim: Öykü Karayel, oyunculuğu ile seyreden herkesi tokatlayıp geçiyor. İşin kötüsü, birçoğumuzun bu harikulade oyunculuktan haberi de yoktu; bu da bizim hatamız olsun. Meryem'in o kabullenilmiş çaresizliği, saflığı ama bir yandan da cinliği o mavi gözlerden fışkırıyor.

Hoca'dan icazet almadan büyük işlere kalkışmayacak kadar da muhafazakar. Ancak dizide bu Hoca ile ilişkiler, biraz Hollywood'un Peder'le sohbet havasında işlenmiş. Anadolu'nun birçok yerinde böyle bir minnoşluk olmayabilir.

Bu çocuğa Harun demeyi acilen bırakmamız lazım çünkü onun adı Fatih Artman ama dizide Meryem'in abisi Yasin. Sabırlı, iyi niyetli, ailesine düşkün ama içinden canavar çıktığını da gördük. Yönetmen bize Yasin'le ilgili çok şey sorgulattı sağ olsun. Başımıza bir şey gelse yoldan çevirip yardım istemek konusunda tereddüt ettiren bir adam Yasin.

Zaten her an hüzünlü görünen Funda Eryiğit'in dizi boyunca gözünden yaşlar eksik olmadı. Dizinin sonuna kadar Ruhiye'nin ne yaşadığını ve neden bu durumda olduğunu merak ettiriyor Funda Eryiğit. "Biz çocuktuk, sen değildin" repliği ise unutulacak gibi değil.

Sinan da Sinan dedikleri Alican Yücesoy. Sinan'ın gerçek hayatta çok popüler bir tanımı var ama ben şimdi yazarsam ayıp olur. Boş beleş bir adam ama zengin, kafayı seksle bozmuş bir işsiz. İnsan diziyi seyrederken en çok onun mesleğini merak ediyor. Sinan'da tam iç mimar tipi var aslında.

Dizinin magazinel anlamda en çok konuşulduğu sahnesi ise Gülbin'in yataktan çıplak kalktığı sahne. Tülin Özen gerçekten çok güzel kadın. Arada kalmış, kültürünü aile içinde yaşayan, her devrin adamı olan ablasıyla taban tabana zıt bir karaktere hayat vermek gerçekten zor iş. Kürtçe konuşması ise seyirciye sürpriz oldu.

Derya Karadaş sen ne manyak bir kadınsın ya! Herkesin pavyon çalışanı Zerrin olarak hafızaya kazıdığı oyuncuyu Gülbin'in ablası Gülan olarak seyrettik. Gülan, kendi başına bir Türkiye portresi. Derya Karadaş Kürtçeyi gerçekten biliyor mu yoksa dizi için mi öğrenmiş onu bilmiyoruz ama akıcı bir şekilde konuşması gözden kaçacak gibi değil.

Dizideki tüm oyuncuları ayrı ayrı öveceğiz de Öner Erkan'ı başka bir takdir etmek lazım. Gülan ve Gülbin'in zihinsel engelli kardeşini o kadar başarılı canlandırıyor ki, insan onun yaşadığı çaresizliği kalbinin tam ortasında hissediyor.

Vallahi tebrikler Öner Erkan!

Settar Tanrıöğen'i yere göğe koyamamak artık çok sıradan bir durum çünkü çıtayı sürekli yukarı taşıyan bir oyunculuğu var. Bir bakıyorsunuz Eşkiya'da eşcinsel bir otelci, bir bakıyorsunuz Bir Demet Tiyatro'da Saldıray Abi, bir bakıyorsunuz Vavien'de elektrikçi... Bu Hoca rolünün de hakkını öyle başarılı bir şekilde vermiş ki, insanın "Settar Abiiii" diye koşarak boynuna sarılası geliyor.

Hoca'nın kızı Hayrünnisa'yı ise Bige Önal ağlaya ağlaya canlandırıyor. Anne acısı, baba düşkünlüğü gibi duyguları çok samimi bir şekilde alıyorsunuz kendisinden. Aynı zamanda içinde sıkıştığı dünyanın sancısını da başarılı bir şekilde hissettiriyor.

Dizide kullanılan detaylar adeta bir iç buhranı yaşatırken nostaljinin de dibine vurmanızı sağlıyor.

Depresyonun bir resmi olsa bu olurdu herhalde...

Baktıkça rutubet kokusu geliyor...

Hayatı sevmeyen bir sofra...

Kanepenin üstündeki yastık bile deforme edildikten sonra konulmuş.

Tabii bir de Ferdi Özbeğen güzelliği var ki Aman Allah! Bölümlerin sonunda ilaç gibi gelen Şan Konseri görüntüleri var. Bu arada Ferdi Özbeğen'in Şan Konserlerini gazinoya gidemeyen halk için düzenlediğini, içerde bulunan insan kadar kapıda kalanlar olduğunu biliyor muydunuz? Yattığın yer nur olsun...

Bu arada "Bir Başkadır" Ferdi Özbeğen'in albüm isimlerinden bir tanesi.

Velhasılı kelam millet birkaç gündür işi gücü bıraktı Bir Başkadır'ı konuşuyor. Seven kadar yeren de çok. Berkun Oya gerçekten çok değişik bir adam, saygı duyulması gereken bir zeka. Bu ekibi toplamak, böyle bir hikaye çıkartmak nerden baksanız takdiri hak ediyor.

Tekrar söylüyorum, ÖYKÜ KARAYEL SEN ÇILDIRMIŞSIN! ❤️

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
shinigamitrash

Bence herkesin izlemekten keyif alacağı bir yapım değil. Şahsen ben çok beğenerek izledim ama durum öyküsü ve ince detayları sevmeyen biri için aşırı sıkıcı bir dizi. Başlangıcının Yeşilçam filmleri gibi olması, bazı bölümlerin sonundaki Şan Konseri, kültürel olarak iki farklı ucu da sorgulatması vs. çok güzel detaylar var. Aşırı modern görünen birine bakıp ne kadar dar görüşlü olduğunu görüyorsunuz. Aynı zamanda ülkemizin yumuşak karnı dinin çoğu yerlerde (hala) ne kadar her şeyin içinde olduğunu görüyorsunuz.

ml13

çok doğal, hayatın içinden, tam Türkiye'yi anlatan bir dizi... İnanç ve yaşam tarzı olarak kozmopolit bir toplumda yaşıyoruz, aynı mahallede aynı sokakta hatta aynı apartmanda bile çok çok farklı hayatlar yaşayan insanlar var... Dizi bu durumu çok doğal yorumlamış, karakterler çok tanıdık ve samimi...

selaminko

diziyi izlemedim ama derya karadaş bildiğim kadarıyla kürt kökenli zaten. yani kendi anadilini bilmesi kadar doğal birşey yok.

gizem.dikmen

Aslen Bingöllüymüş evet.

bnlyl

Güzel bir dizi, muazzam oyunculuklar seyrettiriyor filan ama. Netflix sanat dizisi ortamı değil. Bir taşı 3 dakika gösteremezsin. Bir sahneyi 7 dakika uzatamazsın. Bu olaylar ya sanat filminde olur ya da Türk dizilerinde 3 saati doldurmak için. Atlaya atlaya seyrettiğinde hiçbir şey kaçırmıyorsun. Normal bir Netflix dizisinde bu dizinin 8 bölümlük konusunu bir veya max iki bölümde bitirirler. Bi mevzu yok yani.

gizem-aktas4

zihinsel engelli değil! dikkat ederseniz serebral palsi !!

Görüş Bildir