Herkese Umut Olacak! Suudi Arabistan’da Araba Yarışlarına Katılan İlk Kadın Sürücü: Reema Juffali

-

Reema Juffali’nin dediğine göre kendisi asla böyle bir şeyi beklemezken, geçtiğimiz sene içerisinde Suudi Arabistan’da kadın sürücülere karşı çıkan yasanın kaldırılmasıyla, kendisini bu tecrübeyi yaşarken buldu.

Kaynak: https://www.timesofisrael.com/in-first-s...

Şık bir elektrikli SUV’nin direksiyonuna geçen Reema, erkek dominant bu sporun kurallarını değiştirmeye hazır olduğunu söylüyor!

Böylesine adrenalin dolu hız sporları, aşırı tutucu bir İslam krallığı olan Suudi Arabistan’da geçtiğimiz Haziran'da kadınlara yönelik araç kullanmayı kısıtlayan yasanın kaldırıldığı zamana kadar düşünülmeyecek bir şeydi. Prens Mohammed bin Salman’ın emirleriyle değiştirilen bu olgu, beraberinde birçok değişikliği de getirmiş gibi gözüküyor. Hadi bu değişim konusunu biraz daha irdeleyelim.

Juffali: Yasa geçen sene kalkana kadar böyle bir düşüncem bile yoktu. Direksiyonun arkasına bile geçme fırsatı yakalayamayan, bu tecrübeyi deneyimleyemeyen milyonlarca kadının varlığını bilmek çok üzücü, yarışırken onların hepsi için bunu yapıyorum.

Cidde’nin batı bölgesinde bir şehirde doğmuş ve A.B.D’de eğitim görerek ülkesinde konuk yarışçı olarak dönen Juffali, ilk Suudi kadın yarışçı olarak anılmaya başladı.

Suudi Arabistan Spor Kurumu'nun yetkili sorumlusu olan Prens Abdulaziz bin Turki al-Faisal, bunun krallık için bir dönüm noktası olacağını söylerken, Juffali'nin şimdiden toplumun gözdesi olduğunu da vurguluyor.

Nisan ayında Brands Hatch'teki F4 British Championship'te yapılan bir yarışmada ilk kez katılımcı olan Juffali, direksiyon başında sadece bir yıl kadar profesyonel yarış tecrübesine sahip.

Ancak genç yaşından beri engelleyemediği ve bunu takip etmesine sebep olan bir tutkusu vardı, hızlı arabalar… Formula 1’i izleyerek büyüdü, birkaç yıl önce okumak için taşındığı Amerika Birleşik Devletleri'nde girdiği sürüş testini başarıyla geçerek, yarışmalara katılabilmek için lisansını aldı. 

Fransa'da yapılan ve 24 saat boyunca süren, dünyanın en prestijli ve yorucu yarışlarından biri olan Le Mans’a katılmayı çok istediğini belirtti genç kadın. Riyad'da ise sezonun kıdemlilerine karşı yarışacak, fakat puan kazanmayacak.

Prens Muhammed erkeklerin, kadın akrabaları üzerinde keyfi otorite sağlamalarına olanak tanıyan “vesayet” kurallarını hafifletmek de dahil olmak üzere, kadınlar için daha fazla özgürlük sağlayarak ülkesinin aşırı muhafazakar imajını ortadan kaldırmaya çalışıyor.

Ancak reformların yanı sıra, düşüncelerini açıkça belirtmek isteyen insanlara karşı kapsamlı bir baskı başlamıştı ve muhaliflere karşı yürüttüğü bu genel baskı, otoriter imajını da ortaya çıkarıyor.

Araba kullanabilme hakkı için uzun süredir eylemler yürüten bir düzine kadın eylemci, geçen yıl tutuklandıktan sonra yargılanmış ve bu, Prens Muhammed’in toplumda geniş çaplı olarak kınanmasına yol açmıştı. Bazıları, sorgulama esnasında işkence gördüklerini ve cinsel tacize uğradıklarını iddia ederken; erkek egemen ve otoriter toplumlarda alışık olduğumuz gibi Suudi yetkililer de iddiaları reddediyor.

Sürüş reformu birçok Suudi kadın için kırılma noktası oldu ve onları özel şoförlere veya erkek akrabalara bağımlı olmaktan kurtardı.

Kadınların araba tercihlerine yönelik kalıplar da yavaş yavaş toplumdan silinmeye şimdiden başladı. Kadın müşterilerle ilgili röportajlar yapan otomobil galerileri, vişne çürüğü Mini Cooper’ların en çok tercih edilen model olduğunu belirtse de satış uzmanları, “Kadınların çoğu, Chevrolet Camaro veya Mustang gibi üstü açılır ve kaslı otomobiller için sıraya giriyor” diyor.

Halka açık ve bu tip şeylerin legal olduğu alanlarda, arabalarıyla çeşitli çılgınlıklar yapmaya başlayan kadınlar, dar kot pantolonları ve Harley Davidson ayakkabılarıyla motosiklet sürmek için sürücü kurslarının listelerini doldurmuş durumda.

Juffali, “Pek çok insan burada meydana gelen değişimlere karşı hala çok şaşkın, beni bir arabada yarışırken görmeye inanamayan yarışçılara denk geliyorum. Birçok insan için bu sürpriz ama insanları şaşırtmaktan mutluyum. Her şeye rağmen düşüncenizi savunmaya devam edin, bir farklılık olmanız sizi hastalıklı değil daha güçlü birisi yapar” diyor.

Helal olsun Reema al-Juffali! Başarıların daim olsun!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
abrakadavra

Demedi demeyin bu araplar hızla gelişiyor çok yakın bir zamanda yallah Arabistana sözü yallah Türkiyeye'ye evrilebilir..

abrakadavra

Demedi demeyin bu araplar hızla gelişiyor çok yakın bir zamanda yallah Arabistana sözü yallah Türkiyeye 'ye evrilebilir..

panik-anne

herkese umut mu olacak?!!! ulan niye yasak zaten.

Görüş Bildir