Hayatındaki Neşeyi Geri Kazanmanı Sağlayacak 10 Tavsiye
Sabah alarmıyla fırlayıp akşam eve dönerken günlerin birbirine ne kadar benzediğini fark ettiğin oluyor mu? Sorumluluklar bir şekilde yetişiyor ama günün sonunda içimizde tuhaf bir yorgunluk kalıyor. Hayatı sadece yapılacaklar listesi üzerinden yaşamayı bırakıp o tanıdık yaşama sevincini geri çağırmak aslında çok kolay!
1. Güne başkalarının gündemiyle başlamamalısın.
Gözünü açar açmaz telefona uzanıyorsan güne yorgun başlıyorsun demektir. İş maillerine veya sosyal medyadaki gürültüye kapılmadan önce sabahın ilk yirmi dakikasını kendine ayır. Camı aç, çayını veya kahveni demle ve ekranlara bakmadan önce zihninin kendi hızında uyanmasına izin ver.
2. Zihninin arka planında açık kalan sekmeleri kapat.
Aylardır sıkılmayı bekleyen gevşemiş dolap kapağı ya da sürekli ertelenen dişçi randevusu, beynin arka planında durmadan enerji tüketir. Hafta sonu sadece yarım saatini ayırıp gözünde büyüttüğün tek bir angaryayı aradan çıkar. İş bittiğinde omuzlarından nasıl bir yük kalktığına inanamayacaksın.
3. Bir müzikale bilet alabilirsin. Mesela Gırgıriye Müzikali!
Akşamları kanepede uzanıp ekran karşısında vakit geçirmek bir süre sonra insanı iyice içine kapatır. Oysa kalabalık bir salonda yüzlerce insanla aynı anda kahkaha atmanın enerjisi bambaşkadır. Tam da böyle bir etkinlikle geldik! Neşeli şarkılara eşlik edip haftanın bütün pasını atmak istersen Gırgıriye biletlerine Passo üzerinden hemen göz atabilirsin.
4. Algoritmaların dışına çıkıp eski şarkılarına dön.
Müzik uygulamalarının hazırladığı otomatik listeler bir süre sonra hep aynı tonda dönmeye başlar. Bu akşam o listeleri kapatıp lise yıllarında bağıra çağıra söylediğin şarkıları aç. Bazen tek bir nakarat bile yıllar önceki tasasız ruh halini geri getirmeye yeter.
5. Basit ama etkili: Her gün yürüdüğün yolu değiştir.
Her gün aynı sokaktan yürümek ve aynı markete girmek beyni otomatik pilota bağlar. Akşam eve dönerken yolu biraz uzatıp hiç girmediğin bir ara sokağa sap. Yeni bir fırın görmek ya da farklı bir bahçedeki kediyi sevmek bile seni içinde bulunduğun tekdüzelikten hemen çıkarır.
6. Plansız ve hesapsız sohbetlere biraz daha alan aç.
Arkadaş buluşmaları bile artık haftalar öncesinden resmi bir toplantı gibi planlanıyor. Yanında hiç kasılmadığın o yakın arkadaşını bugün hiçbir sebep yokken ara. Ayaküstü içilen bir kahve ya da on dakikalık boş bir muhabbet bile insana yalnız olmadığını hatırlatır.
7. Mutfakta sonucunu dert etmediğin bir şeyler pişir.
Sadece karın doyurmak için hızlıca yemek yapmaktan bahsetmiyoruz. Telefonu sessize al, arkadan sevdiğin bir albümü aç ve daha önce hiç denemediğin bir tarife giriş. Şekli biraz bozuk olsa da kendi ellerinle fırından sıcak bir şeyler çıkarmanın verdiği tatmin duygusu çok başkadır. Hele ki yanında sevdiğin bir insan varsa! 💖
8. İçinden gelmeyen davetlere "Hayır" demeyi öğren.
Başkalarını kırmamak adına gitmek istemediğin ortamlara girdikçe kendi enerjini tüketirsin. Kibar ama net bir dille 'Bu akşam dinlenmeye ihtiyacım var' diyebilmek bencilce değildir. Kendine ayırdığın o boş akşam, kafanı toplamak için en doğal hakkın.
9. Ellerini toprağa veya somut bir uğraşa değdir.
Bütün gün klavyeye ve telefon ekranına dokunarak yaşadığımız için zihinsel yorgunluğumuz hiç bitmiyor. Balkonundaki çiçeklerin toprağını değiştirmek ya da kağıt kalem alıp bir şeyler karalamak seni anında gerçek dünyaya döndürür. Fiziksel bir şeyle uğraşmak, kafanın içindeki bitmeyen düşüncelerin sesini kısar.
10. Günü kapatırken sadece iyi geçen tek bir anı seç.
Yatağa girdiğimizde genelde o gün yetişmeyen işleri veya canımızı sıkan bir diyaloğu düşünürüz. Bu gece uyumadan önce kendine sadece 'Bugün yüzümü güldüren ne oldu?' diye sor. Sabah içtiğin taze bir çayı veya iş yerinde yapılan kısa bir şakayı hatırlayıp gözlerini kapatmak, sabaha çok daha hafif uyanmanı sağlar.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın