Görüş Bildir

etiket Hayatı Boyunca 'Çelik Gibi İradeye' Sahip Olduğu Bilinen Atatürk'ü Hangi Olaylar Çok Sinirlendirmişti?

Haberler
> Hayatı Boyunca 'Çelik Gibi İradeye' Sahip Olduğu Bilinen Atatürk'ü Hangi Olaylar Çok Sinirlendirmişti?

Önünde sonunda o da sadece bir insandı...

Kaynak: Bilgi Otağı

17 Mart 1923 günü Mersin Yenice İstasyonu'nda karşılanan Gazi ve Latife Hanım'ı karşılayanlar arasında Mersin Milletvekili Yusuf Ziya (Eraydın) Bey de vardır.

17 Mart 1923 günü Mersin Yenice İstasyonu'nda karşılanan Gazi ve Latife Hanım'ı karşılayanlar arasında Mersin Milletvekili Yusuf Ziya (Eraydın) Bey de vardır.

Atatürk'e muhalifliği ile tanınan Ziya Bey, bu sefer karşılama komitesinin en başındadır ve herkesi tek tek Atatürk ve Latife Hanım'a kendisi tanıtmak ister. Atatürk ise Ziya Bey'e döner ve 'Sizin takdim etmenize gerek yok ben onlarla tanışırım.' der.

Dediğini yapan Atatürk ardından Mersin trenine biner. Trendeyken Kılıç Ali'ye dönerek şöyle der: "Bu adamı yanıma sokmayın yoksa ona fena muamele yaparım."

Dediğini yapan Atatürk ardından Mersin trenine biner. Trendeyken Kılıç Ali'ye dönerek şöyle der: "Bu adamı yanıma sokmayın yoksa ona fena muamele yaparım."

Kılıç Ali, Ziya Bey'i uyarmış olsa da milletvekili bu uyarıyı dinlemez ve hükumet konağındakileri Atatürk'e tanıtmaya kalkar. Atatürk dayanamaz, sesini yükseltir ve şöyle der: 'Seni buraya teşrifat memuru mu yaptılar be adam? Çekil burdan!'

Yine Mersin... Belediye bahçesine geçen Atatürk burada halk ile konuşmak, dertlerini dinlemek ister. Ancak bahçede gördüğü şey onu çok sinirlendirir.

Yine Mersin... Belediye bahçesine geçen Atatürk burada halk ile konuşmak, dertlerini dinlemek ister. Ancak bahçede gördüğü şey onu çok sinirlendirir.

Bahçenin tam ortasına bir taht kurulmuş ve üstüne Gazi ile Latife Hanım için birer koltuk konmuştur. Atatürk bahçeye girip tahtı görünce hiddetlenerek 'Bu ne maskaralık!' der ve tahta sandalyelerden birini alarak rastgele bir yere oturur.

Gazi ve Latife Hanım için hazırlanmış koltukları bu fotoğrafta görebilirsiniz.

Gazi ve Latife Hanım için hazırlanmış koltukları bu fotoğrafta görebilirsiniz.

Atatürk Florya'daki sofrasında siyasetçileri ve bilim insanlarını ağırlamaktadır. Tarih 1935, konu dil devrimidir. Yaklaşık 9 saat konuşulur ve artık güneş doğuyordur.

Atatürk Florya'daki sofrasında siyasetçileri ve bilim insanlarını ağırlamaktadır. Tarih 1935, konu dil devrimidir. Yaklaşık 9 saat konuşulur ve artık güneş doğuyordur.

Bir süre sonra Atatürk doğrulur, pencereye yönelir ve perdeyi aralar. Çok güzel bir tan manzarası vardır. Gazi, kendi kendine: 'Tan yeri, tan...' diye mırıldanır ve birden konuklara dönerek: 'Acaba 'tan' kelimesi hangi kökten geliyor?' diye sorar.

Bu soru üzerine TDK ikinci başkanı Hasan Reşit Tankut, "Tanrı'dan geliyor efendim." diye cevap verir. Bunun üzerine tartışma devam eder ve konuklardan biri şöyle der:

Bu soru üzerine TDK ikinci başkanı Hasan Reşit Tankut, "Tanrı'dan geliyor efendim." diye cevap verir. Bunun üzerine tartışma devam eder ve konuklardan biri şöyle der:

'Tanrı bizim aramızdayken neden uzaklarda arıyoruz?' Bu soru her ne kadar salondakilerin çok hoşuna gitse de Gazi sessizdir ve bir süre bunu söyleyen kişinin yüzüne bakar sonra ise soğuk bir tavırla 'İyi çalışmalar!' diyerek ortamı terk eder.

Hepimizin bildiği üzere Derviş Mehmet ve müritlerinin çıkardığı isyan sonucu Genç Komutanımız Mustafa Fehmi Kubilay 23 Aralık 1930'ta Menemen'de öldürülür.

Hepimizin bildiği üzere Derviş Mehmet ve müritlerinin çıkardığı isyan sonucu Genç Komutanımız Mustafa Fehmi Kubilay 23 Aralık 1930'ta Menemen'de öldürülür.

Belki de Atatürk'ün hayatı boyunca en çok sinirlendiği olay budur, şöyle der Atatürk: 'Bu ne haldir? Memleketin ortasında ordunun subayı din adına boğazlanıyor, binlerce Menemenliden kimse çıkıp mani olmuyor, bilakis teşvik ediyorlar.'

"Yunan idaresi altındayken bu hainler neredeydiler? Onların namusunu ve dinini kurtaran bir ordunun subayına reva gördükleri bu saldırının cezasını..."

"Yunan idaresi altındayken bu hainler neredeydiler? Onların namusunu ve dinini kurtaran bir ordunun subayına reva gördükleri bu saldırının cezasını..."

'Yalnız hain katiller değil, hepsi en ağır şekilde çekmelidir. Bu Cumhuriyet'in ve bizim de başımızı kesmektir, bundan bütün Menemen sorumludur! Bu kasaba 'lanetli şehir' ilan edilmeye müstahaktır, derhal harekete geçmeliyiz!'

Biraz olsun içinizi ısıtarak bitirelim dostlar. Gazi ve Ülkü Adatepe kamera karşısında... Ancak bu görüntülerin arka planında yine Atatürk'ü sinirlendiren bir olay olur.

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
317
157
14
12
6
5
3
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Aysun

Sen bir ülkenin başına gelebilecek en büyük öndersin Mustafa Kemal Atatürk. Çağdaşlarından ne kadar ileri görüşlü olduğunu 100 yıl sonra çok daha net görüyoruz.

Sedat Yılmaz

Sen bile o tahtı istemedin ama artık kıytırık belediye başkanları bile kendilerini tahtlara layık görüyorlar.

Uygar Aytun

Atatürk'ü sinirlendiren her şey beni de sinirlendiriyor.