Hayaletleri Var Eden Frekans: 19 Hz ve İnfrases
Bir odada tek başınıza otururken ensenizde aniden soğuk bir rüzgar hissettiğiniz veya göz ucuyla tuhaf gölgeler gördüğünüz oldu mu? Bunun doğaüstü varlıklarla hiçbir ilgisi yok. Bütün mesele duyma sınırımızın hemen altında gezinen ve bedenimizle sessizce oynayan bir ses dalgası. İnfrases dediğimiz bu fiziksel gerçeğin insanları nasıl kandırdığına yakından bakalım.
Her şey lanetli sanılan bir laboratuvarda çalışan Vic Tandy'nin masasında titreyen bir metali fark etmesiyle çözülüyor.
Vic Tandy 1998 yılında çalıştığı laboratuvarda sürekli gri gölgeler görüyor ve nedensiz bir panik hali yaşıyordu. Ortamda hayaletler olduğunu düşünmeye başlamışken masasına sabitlediği bir metal çubuğun kendi kendine titrediğini gördü. Ortada hiç ses yoktu ama metali titretecek kadar güçlü bir fiziksel dalga vardı.
Metali titreten şeyin ortalıkta dolaşan bir hayalet değil odaya yeni takılan havalandırma fanı olduğu ortaya çıkıyor.
Tandy elindeki cihazlarla ölçüm yaptığında laboratuvara kısa süre önce takılan bir havalandırma fanının tam 18.98 Hz frekansında sessiz bir dalga yaydığını buldu. Sorun diğer taraftan gelen ruhlar değil, hatalı monte edilmiş bir fandı. Bu bulgu olayın seyrini tamamen değiştirdi.
İnsan kulağı 20 Hz altındaki düşük frekansları duymasa da bedenimiz bu sesleri mekanik bir darbe olarak doğrudan hissediyor.
Normal şartlarda kulağımız bu frekansları işitemez. Ancak ses temelde havada yayılan bir titreşimdir. İnfrases dediğimiz bu düşük frekanslar havayı öyle bir iter ki sesi kulağınızla duymazsınız ama göğüs kafesinizde ve iç organlarınızda ağır bir baskı olarak algılarsınız. O nedensiz iç ürpertisinin kaynağı tam olarak budur.
İşin asıl korkunç tarafı insan göz küresinin doğal rezonans frekansının tam olarak 19 Hz civarına denk gelmesinde yatıyor.
Fizikte her nesnenin doğal bir titreşim frekansı vardır. Yapılan araştırmalar insan göz küresinin de 18 ile 19 Hz arasında bir frekansla titreşime girdiğini gösteriyor. Fanın yaydığı sessiz dalga doğrudan Tandy'nin göz küresini titretiyordu.
Göz küreniz ses dalgası yüzünden titremeye başladığında görüş alanınızın kenarlarında gri lekeler ve hayalet benzeri silüetler oluşuyor.
Gözünüz titreştiği için beyniniz bu durumu optik bir hata olarak algılar. Gözünüzün odak noktası dışında kalan yerlerde siyah ve gri lekeler belirmeye başlar. Siz de bu lekeleri odada dolaşan silüetler veya hayaletler olarak yorumlarsınız.
Bu fiziksel gerçek yüzyıllar önce devasa kilise orglarını tasarlayan ustalar tarafından insanları etkilemek için bilerek kullanılmıştı.
Yüzyıllar önce inşa edilen büyük gotik kiliselerdeki devasa borulu orgların en büyük boruları 19 Hz frekans üretecek şekilde tasarlanmıştı. İnsanlar kilisede bu orglar çalınırken sesi duymuyor ama göğüslerinde derin bir titreşim hissediyordu. O dönemki insanlar bu hissi ilahi bir dokunuş sanıyordu.
Günümüzde korku filmi yönetmenleri sinema salonundaki seyirciyi nedensiz yere germek için aynı düşük frekansları müziklerin içine gizliyor.
Bugün ses tasarımcıları 19 Hz frekansının insanda yarattığı kaygı ve panik hissini çok iyi biliyor. Gerilim filmlerinde ortamda aniden düşük frekanslı altyapılar devreye girer. Ortada korkutucu bir sahne olmasa bile salonda bu titreşimi hissettiğiniz an kalp atışınız hızlanır.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın