Film Çekimi İçin Hazine Ararken Gerçek Tarih Buldular!
Polonya’da yeni bir hazine filmi için hazırlanan oyuncular, Pielaszkowice Sarayı’nın hendeğinde düzenlenen gerçek araştırmaya katıldı. Çamurlu alanda çalışan ekip, filmdeki kurmaca hazine yerine 19. yüzyıldan kalma bir muhafız süvari zırhıyla karşılaştı. Buluntuyu inceleyen uzmanlar, metal göğüslüğün gerçek bir tarihî eser olduğunu açıkladı.
Oyuncular sarayın hendeğinde gerçek bir araştırmaya katıldı
Keşif, “Szatan z siódmej klasy. Tajemnica skarbu Napoleona” adlı filmin çekimleri başlamadan önce yapıldı. Film ekibi, tarih araştırmacısı Joanna Lamparska, HiHistory kanalı ve yerel keşif gruplarıyla birlikte Pielaszkowice Sarayı’nın çevresindeki araştırmaya katıldı.
Sarayın eski hendeğinde gerçekleştirilen çalışmaya DRACO Żmigród Tarih Kâşifleri Derneği ile Polkowice’den Hunter grubu da destek verdi. Araştırmacılar, su ve yoğun çamur nedeniyle ilerlemenin zor olduğu bölgede metal parçaları ve geçmişten kalan eşyaları aradı.
Çalışmalar sırasında DRACO üyesi Wiesław Andrysiak, çamurun altında büyük bir metal nesne fark etti. Buluntu çıkarılıp yüzeyi temizlendiğinde bunun altın renkli perçimlerle süslenmiş bir süvari göğüslüğü olduğu anlaşıldı. Zırhın yaklaşık 200 yıldır hendeğin tabanında bulunmuş olabileceği düşünülüyor.
Zırhın hangi birliğe ait olduğu araştırılıyor
İlk incelemeler, buluntunun 19. yüzyıldan kalma bir muhafız süvari zırhı olduğunu gösterdi. “Kirys” adı verilen bu metal göğüslükler, ağır süvari birliklerindeki askerlerin gövdelerini kılıç darbelerine ve mızrak saldırılarına karşı korumak amacıyla kullanılıyordu.
Polonya’daki resmî ve uzman kaynaklar, zırhın Prusya ya da Alman süvari birliklerinden birine ait olabileceğini belirtiyor. Ancak parçanın üzerindeki işaretler henüz ayrıntılı biçimde incelenmediği için hangi ordu, birlik veya askere ait olduğu kesinleşmedi.
Pielaszkowice çevresinin Napolyon ve 1813’te bölgeden geçen Fransız ordusuyla bağlantılı olması keşfi daha dikkat çekici hale getirdi. Buna rağmen zırhın Napolyon’un askerlerine ait olduğunu gösteren bir kanıt bulunmuyor. Konservasyon çalışmalarının ardından eserin Ziębice’deki Silezya Evi Müzesine teslim edilmesi planlanıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın