Görüş Bildir

Evliya Çelebi'nin Seyahatlerinde Karşılaştığı Cadı, Vampir ve Zombilerin Tüyler Ürpertici Hikayeleri!

Haberler
> Evliya Çelebi'nin Seyahatlerinde Karşılaştığı Cadı, Vampir ve Zombilerin Tüyler Ürpertici Hikayeleri!

Kabuslarıma girecek hikayeler öğrendim.😱

Kaynak: https://www.millifolklor.com/PdfViewe...

17. yüzyıl Osmanlı Döneminde yaşayan Evliya Çelebi'nin yazdığı 'Seyahatname' adlı eseri hepimiz biliyoruz.

17. yüzyıl Osmanlı Döneminde yaşayan Evliya Çelebi'nin yazdığı 'Seyahatname' adlı eseri hepimiz biliyoruz.

Peki bir yandan tarihi olarak bizlere ışık tutan eserin cadılar, vampirler ve zombilerle olan hikayelerini duymuş muydunuz?

Esere göre Çelebi'nin Kafkasya'ya gittiği bir gün, Çerkes cadılarının ve Abaza cadılarının gökyüzünde savaştığı görülür.

Esere göre Çelebi'nin Kafkasya'ya gittiği bir gün, Çerkes cadılarının ve Abaza cadılarının gökyüzünde savaştığı görülür.

Gece saatlerinde yapılan savaş boyunca gök gürültüsü ve şimşekler hiç durmaz. Savaşın ardından da geriye et parçaları kalır.

Çelebi'nin şahit olduğu savaşta iki Abaza cadısı öldürülerek yakılır. Günün ilk saatlerinde ise tüm cadılar oradan kaybolur.

Çelebi'nin şahit olduğu savaşta iki Abaza cadısı öldürülerek yakılır. Günün ilk saatlerinde ise tüm cadılar oradan kaybolur.

Bununla birlikte, yılın belli zamanında gelen ve bir kötülük cini olan Karakoncolos'un geldiği gecelerde zombiler de ortaya çıkar.

Zombiler, insanların kanını emerek onları hasta ettiği için cadılardan yardım alınır ve o zombiler aranır.

Zombiler, insanların kanını emerek onları hasta ettiği için cadılardan yardım alınır ve o zombiler aranır.

Ölü bedenlerinin bulunmasının ardından ise gövdelerine kazık çakılarak yakılır ve hasta olan kişiler iyileşmesi sağlanır.

Bir seyahati sırasında Bulgaristan'a giden Çelebi, gece saatinde istirahat ederken bulunduğu yere bir kadın girer ve üstü başı dağınık olan kadın farklı bir dilde bir şeyler söylemeye başlar.

Bir seyahati sırasında Bulgaristan'a giden Çelebi, gece saatinde istirahat ederken bulunduğu yere bir kadın girer ve üstü başı dağınık olan kadın farklı bir dilde bir şeyler söylemeye başlar.

Aradan biraz zaman geçtikten sonra ise kadının etrafında toplanan yedi çocuğu görür. Bir çeşit ayin yapıldıktan sonra ise çocuklar pilice dönüşür.

Bu hikayelere inanan ve inanmayan birçok insan bulunsa da bu hikayelerin nesiller boyunca aktarıldığı gerçeği değişmiyor.

Bu hikayelere inanan ve inanmayan birçok insan bulunsa da bu hikayelerin nesiller boyunca aktarıldığı gerçeği değişmiyor.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım...

Bu içerikler de ilginizi çekebilir 👇

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
94
36
32
24
9
7
3
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
TOLGA

uyusturucu olabilir mi acaba ?? o dönemlerde afyon, esrar kullanımı oldukca yaygın oldugu biliniyor

Olayları abartılı bir dille anlattığı bilinir. Belki gerçekten de bir şeyler görmüş olabilir. Ama bire bin katarak anlatmıştır. Erzurum'un soğuğunu anlatırke... Devamını Gör

Mehmet Can Atar

torbacısı kimmiş acaba?