Evde Yaşam Kaliteni Artıran 10 Alışkanlık
Son zamanlarda evle ilişkimiz biraz 'toksik' bir hal almaya başladı. Dört duvar üstümüze geliyor, koltukla resmen akraba olduk ama bir türlü o aradığımız huzuru, o taze enerjiyi bulamıyoruz. Aslında olay evin metrekaresinde ya da mobilyaların fiyatında değil; tamamen o alanla kurduğumuz bağda bitiyor.
Modunu yükseltmek ve 'evim evim güzel evim' dedirtecek alışkanlıklar
1. Perdeleri sonuna kadar aç.
Güneş ışığı bedava serotonin demek, şaka yapmıyorum. Sabah kalkınca o perdeleri sıkı sıkı kapalı tutmak insanı resmen depresyona sürüklüyor. Işık içeri girdiğinde beynin 'tamam kanka, uyandık, başlıyoruz' diyor.
2. O yatağı hemen topla.
Biliyorum, 'akşam yine bozacağım ne gerek var' diyorsun ama o iş öyle değil. Yataktan çıkar çıkmaz o dağınıklığı toplamak, günün ilk golünü atmak gibi bir şey. Akşam yorgun argın odaya girdiğinde jilet gibi bir yatak görmek, insana 'hayatım düzende' hissi veriyor, resmen omuzlarından bir yük kalkıyor.
3. "Hemen yap" kuralına güven.
Bak bu hayat kurtarır. Eğer bir iş (mesela kirli bardağı makineye atmak, montu askıya asmak, çöpleri kapı önüne koymak) 2 dakikadan az sürüyorsa asla erteleme, o saniye hallet. O küçük küçük dağınıklıklar birikince dev bir kaos dağına dönüşüyor.
4. Eve yeşil bir şeyler kat.
Bitki bakmak başta 'eyvah kuruturum' dedirtebilir ama bir kez o huzuru alınca bırakamıyorsun. O yeşilliğin verdiği canlılık hissi bambaşka. Onlara su vermek, yeni bir filiz verdiğini görmek resmen bedava terapi.
5. Bir imzan kokun olsun.
Koku hafızası çok acayip bir şey. Eve girdiğinde burnuna gelen o vanilya, lavanta veya taze temizlik kokusu, sana iyi hissettirir. Sevdiğin bir mum yakmak veya uçucu yağlarla ortamı kokulandırmak, günün bütün stresini kapının dışında bırakmanı sağlar.
6. Dijitalden arınmış bir köşe yap.
Telefonun, tabletin, bildirim seslerinin giremediği bir bölgen olsun. Sadece bir koltuk, bir minder bile yeter. Oraya geçtiğinde sadece kitap oku ya da kahveni yudumlayıp camdan dışarı bak.
7. Evi her gün havalandır.
Dışarısı buz gibi olsa bile o camları şöyle bir 5-10 dakika karşılıklı aç. Oksijen içeri girince evin enerjisi resmen tazeleniyor. O taze havayı ciğerlerine çekince zihnin de berraklaşıyor, kendine geliyorsun.
8. Fazla eşyaları evden at.
'Bir gün lazım olur' diye sakladığın o kutular, giymediğin o eski kazaklar... Hepsi aslında evinde değil, zihninde yer kaplıyor. Evi sadeleştirdikçe aslında ne kadar çok nefes alabildiğini fark edeceksin. Az eşya demek, daha az toz, daha az temizlik ve çok daha fazla huzur demek. Vedalaş gitsin, inan pişman olmayacaksın.
9. Yarını akşamdan hazırla.
Sabahki 'ne giyeceğim, anahtarım nerede, çantamı hazırlamam lazım' kaosu bütün gününü mahvedebilir. Yatmadan önce 5 dakikanı ayırıp kıyafetini seçmek, çantanı kapının önüne koymak sabahki stresini sıfıra indirir. Güne panik yapmadan, kahveni huzurla içerek başlamak gerçek bir lüks.
10. Çıplak ayakla yere basma.
'Aman ne olacak' deme, evin içinde ayaklarının rahat etmesi direkt sinir sistemini gevşetiyor. Şöyle pofuduk, yumuşacık bir terlik ya da kalın bir çorap giymek, vücuduna 'şu an güvendesin ve dinleniyorsun' mesajı gönderiyor. Konfor ayaktan başlar!
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın