Evde En Sık Temizlemenmesi Gereken Yerler
Hepimiz gün içinde evin içinde koşturup duruyoruz; bazen bir bakıyoruz her yer her yerde, bazen de görünürde her şey pırıl pırıl ama içimiz bir türlü rahat etmiyor. Kabul edelim, evin her köşesine aynı anda yetişmek imkansız. Ama bazı yerler var ki, 'bugün de kalsın' dediğimiz an mikroplara davetiye çıkarabiliyoruz.
Senin için evin gizli bakteri yuvalarını ve aslında her gün şöyle bir üstünden geçmen gereken o kritik noktaları listeledik!
Mutfak tezgahını her kullanımdan sonra silmelisin.
Günün yarısı burada geçiyor. Bir yandan ekmek kesiyoruz, bir yandan sebze doğruyoruz; yani orası aslında evin hareketli alanlarından. Görünürde kırıntı olmasa bile o yüzeyde biriken görünmez mikroplar bir sonraki yemeğine ortak olmasın diye, işin bitince şöyle bir dezenfektanla üstünden geçiver, için rahat etsin.
Kapı kollarını ve düğmeleri her gün dezenfekte etmelisin.
Düşünsene gün içinde kaç kez ışığı açıp kapatıyoruz ya da kapıları açıyoruz? Ellerimizden buralara, buralardan da ellerimize tam bir mikrop trafiği akıyor. Elinde fısfıslı bir bezle şöyle bir turlasan evin içinde zaten iki dakikanı almaz ama etkisine inanamazsın.
Mutfak lavabosunu her akşam fırçalamalısın.
İçinde sürekli su ve sabun olduğu için lavabonun temiz olduğunu düşünebiliriz ancak yemek artıkları ve nem, burayı bakteriler için birer yuvaya dönüştürür. Her akşam bulaşık mesaisi bittiğinde lavaboyu bir fırça ve temizleyici yardımıyla ovmak, hem kötü kokuları engeller hem de hijyen sağlar.
Temizlik süngerlerini ve bezlerini sık sık temizlemelisin.
Temizlik yaptığımız şeylerin kendisi kirli olursa işimiz zor. Süngerleri sık sık dezenfekte etmeyi veya yenisiyle değiştirmeyi unutma. Temizlik aracın temiz değilse yaptığın işin de pek bir anlamı kalmıyor
Elektronik cihazların yüzeylerini her gün silmelisin.
Televizyon kumandası, bilgisayar klavyesi ve elimizden düşmeyen telefonlar, tuvalet oturağından daha fazla bakteri taşıyabilir. Gün sonunda bu cihazları elektroniklere zarar vermeyen uygun bir dezenfektan veya bezle silmek, kişisel hijyenin için hayati önem taşır.
Yastık kılıflarını birkaç haftada bir değiştirmelisin.
Bütün gece yüzümüzü, gözümüzü dayadığımız o yastıklar; aslında deri döküntülerini ve teri sünger gibi çekiyor. Sabah kalktığında yüzünde durduk yere çıkan sivilcelerin suçlusu bazen o kılıflar olabilir. Taze ve mis gibi kokan bir yastıkta uyumanın verdiği o huzur ise zaten bambaşka bir keyif.
Banyo bataryalarını ve muslukları kurulamalısın.
Ellerimiz kirlenince ilk iş musluğa sarılıyoruz, haliyle bütün o kir önce oraya bulaşıyor. Bir de üstüne su lekeleri eklenince o metalik parlaklık bir anda gidiveriyor. Her el yıkama sonrası ya da en azından gün sonunda bir bezle muslukları kurularsan, banyon her an yeni temizlenmiş gibi ışıl ışıl durur.
Kesme tahtalarını her kullanımın ardından arındırmalısın.
Ahşap ya da plastik fark etmez, o bıçak izlerinin arasına nelerin saklandığını tahmin bile edemezsin. Hele bir de aynı tahtada hem et hem sebze kesiyorsak işler iyice karışıyor. Tahtanı her kullanımdan sonra bol sıcak su ve deterjanla, hatta vaktin varsa sirkeyle bir güzel temizle bir sonraki yemekte tadın kaçmasın.
Çöp kovasını ve kapağını düzenli yıkamalısın.
Poşet kullanıyoruz diye kovayı hep temiz sanıyoruz ama o sızmalar, o kenara kıyıya dökülenler zamanla 'o koku nereden geliyor?' dedirtiyor. Sadece çöpü atmak yetmez, o kovanın kapağına da elin değiyor sonuçta. Haftada birkaç kez içini dışını bir güzel temizle ki mutfağının ferahlığı bozulmasın.
Buzdolabı kapak tutacaklarını her gün silmelisin.
Gün içinde buzdolabının kapağını kaç kez açıp kapattığını bir düşün; bazen yemek yaparken kirli ellerle, bazen sadece bir şeylere bakmak için sürekli oraya dokunuyoruz. O kapak tutacakları ve kapak lastikleri, parmak izlerinin ve mutfak kirlerinin en sevdiği yerler. Şöyle nemli bir bezle üzerinden geçmek yeterli.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın