Ermenek'te İlk Duruşma: '20 Bin Dolarlık Makinayı Almayı, 18 İşçinin Hayatına Tercih Etmişler'

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Karaman'ın Ermenek İlçesi'nde, 28 Ekim 2014'te meydana gelen ve 18 işçinin yaşamını yitirdiği maden faciasıyla ilgili Ermenek Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan 3'ü tutuklu olmak üzere 16 sanıklı davanın görülmesine bugün başlandı. İddianamenin okunmasının tamamlandığı duruşmada madenci yakınları, sanıklara "Oğlum nerede?", "Biz yandık, siz de yanın" diye tepki gösterdi. Müşteki avukatlarından Caner Durak; "20 bin dolarlık sondaj makinasını almayı, 18 işçinin canına tercih etmişler" dedi. Duruşma yarına ertelendi.

62 müştekinin katıldığı davada, 3'ü tutuklu 16 sanık bulunuyor. Maden ocağının sahibi Saffet Uyar, maden sahasının ruhsat sahibi Abdullah Özbey, daimi nezaretçi maden mühendisi Yavuz Özsoy, Mehmet Zeybek, daimi nezaretçi maden mühendisi Cemile Karaca, maden mühendisi Nuray Yetiş, iş güvenliği uzmanları Engin Yetim ve Cemal Demircioğlu, bir süre ocakta çalışan Hayrettin Kirazcı, firma yöneticisi Hüseyin Hüsnü Özbey, bir firmada yönetici Şerafettin Zeybek, teknik nezaretçiler Öjen Ünlü ve Ahmet Dağdeviren, "Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçlamasıyla yargılanacak.

Teknik nezaretçi Ali Kurt, "Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" ve "özel belgede sahtecilik", ocakta çalışan Naci Özsoy, "özel belgede sahtecilik", puantör Mustafa Ayan, "bildirim yükümlülüğünün ihlali"nden hakim karşısında...

'Kömür uğruna bizim evlatlarımızı yediniz'

Mahkeme başlamadan önce tutuklu sanıklar Saffet Uyar, Abdullah Özbey ve Ali Kurt, salona alındıktan sonra, aileler, 'Katilller, utanmadan karşımıza çıkarıyorsun', 'Kömür uğruna bizim evlatlarımızı yediniz' diyerek saldırmak istedi. Ölen madencilerden bazılarının eşleri, sanıklara çantalarını fırlattı. Bunun üzerine sanıklar salon dışına alındı. Bazı ailelerde sakinleştirilmek için dışarı alındı. 

'Utanmadan bize davadan vazgeçmek için para teklif ediyorsunuz'

Sakinleştirilmek için koridora alınan sanık yakınları, bu kez burada da sanıklara tepkilerini sürdürdü. Bazıları 'Utanmadan bize davadan vazgeçmek için para teklif ediyorsunuz' diye bağırdı. Ailelerin tepkisi üzerine salona takviye jandarma ekibi alındı. Madenci babası Şükrü Haznadar, "Ben size iki evladımı verdim. Katiller" diye bağırarak tepkisini dile getirdi. 

'Herkes hak ettiği cezayı alacak'

Salona giren Mahkeme Başkanı Mustafa Başer, aileleri sakinleştirmeye çalıştı. Başer, "Acınızı anlıyoruz ama yargılamanın sağlıklı olması için lütfen sakin olun" dedi. 

Bir madenci yakını ise mahkeme başkanına, "Siz bizim yerimizde olsaydınız ne yapardınız?" dedi. Başkan Başer, bunun üzerine "Bu yargılama esnasında herkes hak ettiği cezayı alacak" diye yanıt verdi.

Aileler sakinleştikten sonra tutuklu 3 sanık tekrar salona alındı. Ancak ailelerden bazıları yine tepkisini dile getirdi. Bazıları sanıklara, "Bir kara kömüre değiştiniz evlatlarımızı" dedi. Mahkeme Başkanı Başer de, "'Bu şekilde nasıl yargılama yapacağız?" diyerek tepkisini dile getirdi. Tepkilerini sürdüren aileler, "Çocuklarımızdan bir tas çorbayı kıskandınız" dedi. Bir madenci işe ise, "Bu mahkeme burada bitsin. Onları da suya atalım.'dedi. Bu sırada sanık avukatları, mahkeme başkanına, 'Mahkeme huzurunu sağlayın sürekli hakaret oluyor'diye taleplerini dile getirdi. Başkan Başer de, madenci ailelerine 'Lütfen sizde bir daha hakaret etmeyin. Yoksa tutanaklara geçirmek zorunda kalacağız. Kimse üzülsün istemeyiz" diye uyarıda bulundu. 

Ardından iddianame okunmaya başladı. Bu sırada madenci ailelerinden bazıları gözyaşlarını tutamadı. 

Sanıkların iddianamedeki ifadeleri de tek tek okundu. Yaklaşık 3 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye olan Has Şekerler Madencilik şirketinin daimi nezaretçi ve fiilen işletme müdürü Yavuz Özsoy'un, ifadesi de okundu. Özsoy'un "Yaptığım incelemelerde ocağın birçok yerinden damlayarak su geldiğini gördüm. Bu doğal suydu, içilebiliyordu, kokmuyordu. Bu nedenle herhangi bir sorun olduğunu düşünmedim." şeklindeki ifadesi okunduğu sırada bir madenci yakını, "Suyun tadına bakılıp analiz yapılır mı? Ne kadar aptalca" diye tepkisini gösterdi. 

Bir madenci yakını, sanığın bastonla başına vurdu

Diğer sanıkların iddianamedeki ifadesi okunduğu sırada 1990-2010 yılları arasında Ermenek Cenne Kömür İşletmeleri'nde teknik nezaretçi olarak çalışan ve tutuksuz yargılanan Ahmet Dağdeviren, tuvalete gitmek için mahkeme başkanından izin istedi. Dağdeviren, salondan çıkmak isterken karşısında duran bir madenci yakını bastonla başına vurdu. Ardından da diğer madenci yakınları da tepki gösterip saldırdı. Arbede sırasında başına yumruk darbesi alan Dağdeviren, güvenlik güçlerinin müdahalesiyle salondan çıkartıldı. Bir madenci eşide fenalaşınca salon dışına alındı ve sağlık görevliler müdahale etti. Salondan gerginliğin artması üzerine, sanıklar yeniden salon dışına çıkartıldı. Güvenlik güçleri de madenci yakınlarını sakinleştirmeye çalıştı. Mahkeme heyeti duruşmaya 15 dakika ara verdi.

Aranın ardından mahkeme tekrar başladı. Mahkeme Başkanı Mustafa Başer, sanığa saldıranların kimliklerinin tespit edilip, haklarında tutanak tutulup, tahkikat başlatılmasını istedi. Salondaki diğer madenci yakınlarını da uyaran Başer, aynı durum yaşandığı takdirde, duruşma salonundan çıkartılıp bir daha alınmayacaklarını söyledi. 

Ara sırasında basın açıklaması yapan Has Şekerler Madencilik Şirketi’nin sahibi tutuklu Saffet Uyar’ın avukatı Şeref Han, yargılama aşamasında sadece maden sahasının sahibi, işletme sahibi ile teknik nezaretçi ve maden mühendislerinin bulunduğunu, MİGEM yetkililerinin bilirkişi görüşünce asıl sorumlu olmalarına rağmen, onların henüz yargılanmadığını ve yargılamanın tek taraflı yapıldığını belirtti. Han, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) yetkililerinin, Has Şekerler Madencilik’e, eski ocakla ilgili her hangi bir uyarı ve bildirimde bulunmadığını öne sürdü.

“20 bin dolarlık sondaj makinesi olmadığı için facia yaşandı” iddiası

Madenci ailelerine destek vermek için davaya müdahil olan Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi Caner Doruk, farklı illerden gelen meslektaşlarıyla madenci ailelerine destek vermek istediklerini belirtti.

20 bin dolarlık, 25 metrelik sondaj makinasının olmaması nedeniyle facianın yaşandığını öne süren Doruk, “Sondaj yapabilecek makineyi almayı, 18 işçinin canına tercih etmişler” dedi.

Ölen madenci eşlerinden Ayşe Gökçe ve Zeynep Tokat, ölen bir madencinin eşi ile maden sahiplerinin yakınlarının kendilerini ziyaret ettiğini ve ziyaret sırasında da madenci ailelerinin davacı olsalar da olmasalar da bu davanın devam edeceğini ve sanıkların ceza alacağını belirterek, dolaylı yönden davadan vazgeçmeleri karşısında para teklifinde bulunulduğunu iddia etti.

İddianamenin okunması tamamlandı

Gergin başlayan duruşmada, 168 sayfalık iddianamenin tek tek okunmasının uzun sürmesi üzerine, bazı aileler köylerdeki evlerine dönecekleri için salondan ayrıldı. Saat 17.00 sıralarında ise salonda hiçbir aile kalmadı. İddianamenin okunması ise, saat 19.45 sıralarında tamamlandı. Ardından mahkemeye heyeti, duruşmanın yarın saat 09.15’de başlayacağını belirterek, bugünkü duruşmayı sonlandırdı. 

AA, DHA

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Tercihtahliye
Görüş Bildir