Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Elimizden Düşürmediğimiz Cep Telefonları Korktuğumuz Gibi Beyin Tümörüne Neden Olur mu?

25PAYLAŞIM

Günde en az 10 saat elimizde duran cep telefonu beyin tümörüne sebep olur mu yoksa her şey bir efsaneden mi ibaret?

Cep telefonlarının yaydığı radyasyon ve olası rahatsızlıkları incelerken birçok akademik çalışmadan faydalandık. Detaylı verileri görmek için makaleleri incelemek isterseniz: 1, 2, 3, 4, 5, 6.

'Teknoloji gelişti, artık hepimizde telefon var' gibi klişelerle lafı uzatmaya niyetimiz yok.

Her telefon arama yapmak, internete bağlanmak yahut onu telefon yapacak işlemleri gerçekleştirebilmek için radyo frekansı kullanıyor, kısaltması RF olarak geçiyor. Son yıllarda telefonların RF değerleri yayınlanıyor ve bazı kullanıcılar bu değerlere göre yeni telefonlarını seçiyor, çünkü RF verisinin sağlıkları için önemli olacağını düşünüyorlar.

Haklılar mı yoksa boşuna mı endişeleniyorlar?

RF olarak bildiğimiz radyo frekansının insanda öncelikle beyin tümörüne sebep olabileceğinden bahsedilir.

İnsanları bu konuda kararsız bırakan, telefonların yaydığı bu zararlı dalgalar mevcutsa etkilerinin belki 20 yıl içerisinde ortaya çıkacak olması yani bugün hiçbir zararı yok denilen RF değerleri birkaç yıl sonra hiç tahmin etmediğimiz rahatsızlıklar için zemin hazırlıyor olabilir.

Hal böyle olunca netlik kazandırmak da zorlaşıyor.

Biz onlarca araştırmayı kurcaladık, yapılan bilimsel deneyleri dikkate aldık ve iki görüşü de paylaşmayı mantıklı bulduk.

Öncelikle hakemli dergilerde yapılan araştırmaların büyük bir kısmı cep telefonlarının hiçbir şekilde beyin tümörü riskini arttırmadığı sonucuna ulaşıyor, hatta biri neredeyse 350.000 kişi üzerinde gerçekleştiriliyor. Cep telefonlarının sinir sistemi, beyin tümörü yahut herhangi bir rahatsızlık için etki yaratma ihtimali olmadığı sonucuna ulaşılıyor.

Son 15 yılda yapılan çalışmalar da bu yaklaşımı destekliyor. Ayrıca RF verilerinin bir ölçü olup olmadığı da tartışmalı.

Radyo frekansı iyonize etme özelliği olmayan, yani sanıldığı gibi karşılaşıldığında bizleri herhangi bir rahatsızlığa sürüklemeye gücü olan bir etki yaratmıyor. X-Ray cihazlarının aksine radyo frekansını kullanan mobil telefon, televizyon gibi cihazlar insan bedeninde değişiklik yapabilecek kuvvete sahip olarak görülmüyor. Yani telefonlar radyo frekansıyla belli dalgalar yayıyor olsa bile bunların bizim için bir tehlikesi yok.

RF ile iş bitmiyor, bir de SAR mevzusu var. Yani cep telefonunun mümkün olan en yüksek radyasyon seviyesi.

Bu da kilograma göre oranlanarak hesaplanıyor, 1 kilogramlık vücut ağırlığı 1.6  Watt enerjiyi absorbe edebiliyor ve bu noktanın ötesi zararlı kabul ediliyor. Radyasyon ölçümleri her telefon için özel olarak yapıldığı ve test edildiği için bu oranın altında olmayan hiçbir telefonla karşılaşmıyoruz bile. 

Şayet telefonların bu tip etkileri olduğu inancına sahipsek, vücudumuzun üstesinden gelebildiği radyasyondan endişeleniyorsak hayatımızdaki elektronik cihazların büyük bir kısmı da benzer sonuçlar yaratabilir.

Bunların karşı yönündeki argümanlar da var ve onlar benzer araştırmalarla farklı sonuçlara ulaşmış.

Örneğin 2008 yılında yapılan çalışmaya göre telefon kullanımıyla beyin tümörü arasında 'belirgin bir ilişki' saptanıyor ve ortada beyin tümörü riski varsa cep telefonları bu riski tam ikiye katlıyor. Tabii kişinin sahip olduğu riskin seviyesi her durumda değişkenlik gösterdiği için oran yükselse bile ömür boyu tümörle karşılaşmamak da mümkün.

Velev ki beyin tümörü göreceli sonuçlar doğuruyor, cep telefonlarının karsinojen etkisi ne olacak?

Yani insanın genlerine işleyecek mutasyonlara sebep veren telefon radyasyonu ikinci büyük risk. Sonuçların 20-30 yıl gibi bir süreçte ortaya çıkacağından bahsetmiştik, işte bu sebeple karsinojen etki 'büyük ihtimalle' ortaya çıkabilir deniliyor. 

Aynı etki kablosuz internetin, otomobil radarlarının, televizyonun bulunduğu yerlerde de benzer oranlarla karşılaşılabiliyor. Bu da risk ölçen araştırmanın ikinci yönü.

Bu karşılaştırmayı inceledikten sonra siz de 'Ee, sonuç nedir?' diye soruyorsunuz muhtemelen.

Aslında ortaya çıkan sonuç cep telefonlarının sağlığımıza hiçbir etkisinin olmadığını gösteren, güvenilir akademik çalışmalar kadar riskleri anlatan çalışmaların da olduğu. Durum böyleyken bize düşen cep telefonlarından, kablosuz internetten radyasyon açısından öcü gibi korkmamak ama olası riskler için de hazırlıklı olmak.

Siz bu araştırmalar için ne düşünüyorsunuz?

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ali.217

oladabilr olmayada bilir demissin

Görüş Bildir