article/comments
article/share
Haberler
Eğitimcilerin “Her Şey Çocuğun Üstün Yararına” Dediği Çocukların Gerçekte Durumu Nedir?

etiket Eğitimcilerin “Her Şey Çocuğun Üstün Yararına” Dediği Çocukların Gerçekte Durumu Nedir?

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Eğitim toplantılarında, okul tanıtımlarında ve müfredat tartışmalarında sıkça duyduğumuz bir cümle var: “Her şey çocuğun üstün yararına.” Peki, bu cümlenin öznesi olan çocuklar nasıl yaşıyor?

Eğitimde başarıyı, sınav sonuçlarını ve öğretim yöntemlerini tartışırken çocukların hangi koşullarda öğrenmeye çalıştığını yeterince konuşuyor muyuz?

Türkiye’de çocukların durumunu gösteren 5 önemli veri, eğitim tartışmalarına farklı bir açıdan bakmamızı gerektiriyor.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

1. Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski: %36,8

1. Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski: %36,8

TÜİK’in 2025 verilerine göre çocukların %36,8’i yoksulluk veya sosyal dışlanma riskiyle karşı karşıya. Toplam nüfusta ise bu oran yüzde 27,9. Bu gösterge doğrudan açlık anlamına gelmiyor. Ancak önemli bir gerçeği hatırlatıyor: Çocukların öğrenme fırsatları eşit değil.

Evinde uygun bir çalışma ortamı, eğitim materyalleri veya düzenli destek bulunmayan çocuklardan aynı performansı bekleyebilir miyiz?

2. Beş yaşta okullaşma: %82,5

2024–2025 eğitim yılında 5 yaş grubunda net okullaşma oranı %82,5. Okul öncesi eğitim; dil gelişimi, oyun, sosyalleşme ve öğrenmeye hazırlık açısından önemli. Ancak her çocuk bu fırsata erişemiyor.

Eğitimde fırsat farklılıkları ilkokul başlamadan ortaya çıkıyor.

3. Ortaöğretimde okullaşma: %82,9

3. Ortaöğretimde okullaşma: %82,9

2024–2025 eğitim yılında ortaöğretimde net okullaşma oranı % 82,9. Bu veri, eğitim başarısını yalnızca sınav kazanan öğrenciler üzerinden değerlendirmenin yetersizliğini gösteriyor.

Çocukların eğitime erişebilmesi de başarının önemli bir parçası.

4. Ortaöğretimi tamamlama: %81,3

Aynı dönemde ortaöğretimi tamamlama oranı % 81,3. Okullaşma ve tamamlama farklı göstergeler; aralarındaki fark doğrudan okul terkini göstermiyor.

Ancak önemli soru değişmiyor: Çocukların yalnızca okula başlamasını mı, eğitimlerini tamamlamasını da mı önemsiyoruz?

5. 15–17 yaş grubunda işgücüne katılım: %25,5

5. 15–17 yaş grubunda işgücüne katılım: %25,5

2025 verilerine göre 15–17 yaş grubunda işgücüne katılma oranı %25,5. Bu oran doğrudan çocuk işçiliği oranı değil; iş arayanları da kapsıyor. Ancak çocukların eğitim çağında ekonomik hayatla ilişkisini gösteriyor.

Ders sonrasında dinlenebilen çocukla ekonomik sorumluluk taşıyan çocuğun öğrenme koşulları aynı değildir.

Peki, bütün bu veriler bize ne söylüyor?

Öğretmenin emeği çok değerli. Ancak öğretmenler sosyal politikaların eksiklerini tek başlarına gideremez. Ücretsiz ve nitelikli okul öncesi eğitim, okulda beslenme desteği, erişilebilir ulaşım, güçlü rehberlik hizmetleri ve ailelere sosyal destek, eğitim politikalarının merkezinde bulunmalı.

Bu veriler, dezavantajlı çocukların başarılı olamayacağını göstermiyor. Ancak bazı çocukların güç koşullarda başarıya ulaşması, bu koşulları kabul edilebilir kılmıyor.

Eğitimde kalıcı başarı istiyorsak yalnızca öğretimi değil, çocuğun yaşam koşullarını da iyileştirmeliyiz.

“Her şey çocuğun üstün yararına” diyorsak, bunun karşılığını çocuğun beslenmesinde, güvenliğinde, oyun zamanında ve eğitim fırsatlarında görebilmeliyiz.

Çocukların hayatı iyileşmeden eğitimde elde ettiğimiz başarıları nasıl kalıcılaştıracağız?

Instagram

LinkedIn

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
1
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam