Dünya Rekoru Denemesi İçin Gitmişti: Milli Sporcu Fatma Uruk, Koronavirüs Nedeniyle Meksika'dan Dönemiyor

 > -
Abone ol

Serbest dalış alanında elde ettiği sayısız başarı ile adından sıkça söz ettiren milli sporcu Fatma Uruk, mart ayında dünya rekoru denemesi için gittiği Meksika'da koronavirüs engeline takıldı. Ancak Uruk yine de hayallerinden vazgeçmiş değil, destek bekliyor.

Serbest dalışta dünya rekoru kırmak için Meksika'nın Valladolid kentine giden milli sporcu, koronavirüs salgını nedeniyle dalış yapacakları yerlere ulaşma imkanları olmadığı için yaklaşık 1 aydır rekor denemesi için bu ülkede bekliyor. Salgın nedeniyle Türkiye'ye de dönüş yapamayan Fatma Uruk, birçok zorlukla mücadele ediyor.

"Geldikten 1 hafta sonra dalış yaptığımız yerlere ulaşma imkanımız kalmadı"

DHA'da yer alan habere göre, rekor kırmak için Meksika'ya gittiğini ancak, gittikten 1 hafta sonra dalış yapacakları yerlere ulaşma imkanları kalmadığını belirten Fatma Uruk, "Tüm Türkiye'ye sağlık ve sabır diliyorum. Sağlık çalışanları başta olmak üzer işine devam etmek zorunda olan herkese kolay gelsin. Bende bu salgına talihsiz dönemde yakalananlardanım. Bir süredir dünya rekoru denemem için antrenman yapmakta olduğum Meksika'dayım. Buraya mart ayının başında gelmiş. Amacım rekor denemesini 23 Nisan'da yapıp, hayata benim gibi spor ile tutunan çocuklara kendi çocukluk hayalimi gerçekleştirerek cesaret vermekti. Fakat ne yazık ki geldikten 1 hafta sonra dalış yaptığımız yerlere ulaşma imkanımız kalmadı. Resmi görevliler ve Türkiye'den bana destek olacak arkadaşlarım gelemediler. Ben de burada kaldım. Size şu anda Valladolid'deki karantina evimden sesleniyorum. Buradaki koşullar ve gidişattan bahsedersem neden dönemediğim daha iyi anlaşılacaktır. Öncelikle çok turistik bir yerdeyiz. Ocak ayından beri buraya Çin dahil hiçbir ülkeden uçuş yasağı gelmedi. Ben buraya maskeyle geldiğimde arkadaşlarım boşuna endişelendiğimi söylüyorlardı. Etrafımda her şey normal seyrederken ben de kendimi paranoyak gibi hissetmeye başladım. Henüz vaka da yoktu. Bekleyip gidişatı görmek istedim. Fakat 18 Mart itibarıyla aynı evde olduğum arkadaşlarımdan birinin olduğunu bilmesek de hastalandı ve kısa sürede bir değişim başladı. Sokağa çıkma yasağı olmasa bile korktuk, doğrusunu söylemek gerekirse. Kendi kendimize tedbir almaya başladık" dedi.

"Ciğerleriyle ilgili sıkıntı yaşamak nefes tutan bir sporcu için gerçekten çok korkutucu"

Virüsün yaygın olduğu dönemde yolculuk yapmayı göze alamadığını da ifade eden milli serbest dalışçı, "Ciğerleriyle ilgili sıkıntı yaşamak nefes tutan bir sporcu için gerçekten çok korkutucu. Sağlık nedeniyle daha önce 1 kere sporu bırakmak zorunda kaldım. Kronik vertigom var. Virüsün bu kadar yaygın olduğu bir dönemde yolcuğu açıkçası göze alamadım. Neler yapabileceğimi düşündüm. Maddiyat, sağlık ve hayatımı adadığım hayalimin arasında sıkıştım. Rekor denemelerinde masraflar bireysel olarak sporcunun kendisine ait. Bende kendi imkanlarımla minimum sayıda insanla altından kalkabileceğim bir organizasyon yapmıştım. Dönme fırsatı olduğu dönemde ise bilet fiyatları bütçenin neredeyse tamamıydı. Özel bir bankada çalışıyorum. İzinlerimi yöneticilerimin sayesinde böyle ayarlayabildim. Tekrardan madden değil izin anlamında da böyle bir imkan yaratmak mümkün değildi. Beni en çok üzen şey, buraya gelip sudan uzak kalmak. İstanbul'da zaten denizde antrenman yapma imkanım yok. Senede 1 kere yarışmalardan, yarışmalara dalıyorum. Günümün tamamı masa başında çalışarak geçerken ben bu dünya rekorunu kıracak seviyeye geldim. Sonuçta yılların emeği var. Bu sadece benim sayemde olmadı. Bana inanan ve destek olmak için çaba gösteren pek çok insan var. Buraya gelmek için sarf ettiğimiz emek dönmeyi göze alamayacağım kadar fazla. Fakat her şeyi bir kenara bırakıp neden dönmediğimi kendime sorduğumda şu cevabı veriyorum ve bundan dolayı çok mutluyum. Bu beni hayata bağlayan şey ve ben bunun hayaliyle yaşıyorum" şeklinde konuştu.

"Ben iyiyim, tek endişem Türkiye, Türkiye'deki gidişat, ailem ve sevdiklerim"

Meksika'da birçok zorluk yaşadığını, polis kontrolünden geçip markete gidemediğini söyleyen Fatma Uruk, "Şu anda kimse benim kaldığım yerde bu koşullarda kalmayı istemez. Bende istemezdim. Örneğin dün, polis kontrolünden geçip markete gidemedik. Çünkü, adresimi kaydettirmem gerekiyor. Şimdi bunu çözmeye çalışıyorum. Bunun gibi daha birçok zorluk çıkıyor. Ancak bunları da halledecek gücü ve enerjiyi bulabiliyorum kendimde. Güvenlik nedeniyle korkuyordum ama bunu da aştım. Çünkü neden burada olduğumu biliyorum. En azından bir ihtimal var, bunun için buradayım ben. Bunu bekliyorum. Her şeyden öte insanların öldüğü ve çaresiz kaldığı günlerde gerçekten sızlanmaya şikayet etmeye hakkım olmadığımı düşünüyorum. Ben iyiyim, tek endişem Türkiye, Türkiye'deki gidişat, ailem ve sevdiklerim. Kendimi açıkçası daha az düşünüyorum. Türkiye'dekilere moral veriyorum yeri geliyor. Ben buradayım. Bu enerjiyle, bu hayalin verdiği güçle bir şekilde burada daha uzun kalmanın yolunu bulacağım" ifadelerini kullandı.

Bakan Kasapoğlu'ndan Fatma Uruk'a moral telefonu

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu da, milli sporcuya ulaştı. Kasapoğlu'nun telefonla aradığı Fatma Uruk'a, nelere ihtiyacı olduğu ve destek olmak için neler yapabileceklerini sorduğu öğrenildi. Kasapoğlu ayrıca sürekli irtibatta olmak ve gelişmelerle ilgili bilgi almak istediğini söyleyerek milli sporcuya moral verdi.

Spor Bakanı Kasapoğlu'nun kendisini aramasından dolayı çok mutlu olduğunu belirten Fatma Uruk, "Burada bazen kendimi yalnız hissediyordum. Artık hissetmiyorum. Çok mutluyum" dedi.

"Daha insancıl bir dünyada yaşamak için hepimizin birbirine ihtiyacı olacak"

View this post on Instagram

🇹🇷TR Aşağıda 👇🏻 This storm hit each of us in very different times and periods of our lives. Maybe you were expecting to have a happy wedding ceremony or about to kick off a new business or maybe you just made a very radical decision in life or you needed some peace nothing speacial has to happen anyway. But all of a sudden things became upside down. For me, since January we're alarmed as family because my brother lives in China and now my country and now whole world and me in a very unexpected time, living quarantine. But i wanna tell you something, truly from heart, -not even a second- i didn't lose my hope. If there is hope, there is light. If there is will, there is a way. Please, keep washing your hand and hoping for the best as well. Because, those who stand strong gonna help others at the end of this. And that's how we are going to fix everything. Not only "you" need yourself, we all need each other. Dropping this sparkling, blue water here as a proof of what i've said that there is always light 💙 Kisses. . .#freediving #quarantinedays #hope #underwaterworld . . . 🇹🇷Bu fırtına hepimizi farklı zamanlarda yakaladı. Belki yeni bir işe başlamak üzereyken, belki sevdiklerimizle olmak istediğimiz en mutlu günümüzde, çok radikal kararlar aldığımız bir dönemde veya özel bir şey olması da gerekmez zaten yeteri kadar dolmuşken biraz huzur aradığımız bir zamanda... Fakat her şey alt üst oldu. Biz ailecek, ocak ayından bu yana korkuyu alarm modunda yaşıyoruz çünkü kardeşim Çin'de yaşıyor ve henüz gitmişti. Sonra kendi ülkem, şimdi bütün dünya ve ben de en baş edemeyeceğim ve en yalnız olduğum bir dönemde hiç olmak istemediğim bir pozisyonda karantinadayım. Fakat tüm kalbimle söylüyorum ki ümit etmekten bir saniye bile vazgeçmedim. Ellerimizi yıkayıp kurallara uyarken, umut etmeyi de unutmayalım. Umut varsa ışık vardır. İstek varsa bir yol vardır. Sadece kendimiz için değil, bu günler bittiğinde hasarı kaldırmak için, başkalarına yardım edebilmek için de güçlü kalmak ve böyle düşünmek zorundayız. Çünkü daha insancıl bir dünyada yaşamak için hepimizin birbirine ihtiyacı olacak. Hep bir ışık olduğunun kanıtı olarak eskiden kalma bu maviyi buraya bırakıyorum 💙 Öpüyorum.

A post shared by Fatma Uruk (@fatma.uruk) on

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir