Dimdik Duruşuyla Kadın Mücadelesinin Yüzü Haline Gelen Çilem Doğan'ın Davası

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Tam bir sene önce bugünlerde, sosyal medyayı sallayan bir haber gündemimize düştü.

Dimdik duruşuyla, gururlu bakışlarıyla bir genç kadın, kocasını öldürmek suçundan tutuklanıyordu.

Çilem Doğan, o kadar pişman değildi ki, Çilem Doğan o kadar onurlu yürüyordu ki; kadın mücadelesinin adeta bir figürü haline geldi.

Çilem'in davası bugün sonuçlandı.

Aslında bu tarz haberlere yabancı değildik; şiddet gördükleri halde devlet tarafından korunmayan kadınlar hayatta kalmak, kendilerini savunmak için son çare olarak öldürmeye başvuruyorlardı.

Canına Tak Ettiren Erkekleri Öldürmüş 11 Kadının İfadesi - onedio.com
Canına Tak Ettiren Erkekleri Öldürmüş 11 Kadının İfadesi - onedio.com

Çilem Doğan, kendisine sürekli şiddet gösteren, öldürmekle tehdit eden ve fuhuşa zorlayan kocasını, kocasının silahı ile öldürmüştü.

Genç kadın, kocasını vurduktan sonra, öldüğünden bile emin olamadan şok içerisinde, 1 yaşındaki kızını alarak ailesinin evine döndü.

Şoku atlattıktan sonra ise polise teslim oldu, "sanırım ben öldürdüm" diyerek.

Çilem Doğan ekip arabasına bindirilirken gazetecilerin yönelttiği "Neden" sorusuna, "Hep kadınlar mı ölecek? Biraz da erkekler ölsün." cevabını verdi.

Çilem'in gündeme düşmesinin ilk sebebi bu kararlı tavrıydı. Diğeri ise tişörtü...

Tutuklandığı sırada üzerinde "Sevgili geçmiş, verdiğin tüm dersler için teşekkür ederim. Sevgili gelecek, ben hazırım" yazan bir tişört vardı.

Çilem bu tişörtü bilinçli olarak seçmediğini, kanlı kıyafetlerini çıkardıktan sonra giymesi için, İngilizce bilmeyen annesinin pazardan aldığını söyledi.

Detaylar kısa süre içerisinde ortaya çıktı. Çilem daha önce defalarca polise başvurmuştu!

Sancılar içerisinde doğuma hazırlanırken, hastane yatağında bile eşinden dayak yediğini belirten Çilem, kocasının uyguladığı şiddet sebebiyle polise başvurmuştu fakat her seferinde bu şikayetler yanıtsız ve cezasız kaldı.

Çilem son çare olarak ise kocasının karıştığı ticari kanunsuzlukları, haraç kesme gibi işlere girişmesini polise şikayet etti. "Beni korumayan devlet, belki malını ve parasını korur" diye düşünerek. Kocasının, kadına şiddetten değil fakat organize suçlardan hapse gireceğini umarak.

Sonuç ne oldu dersiniz? Polis, karısının kendisini ihbar ettiğini Çilem'in kocasına söyledi.

O gün kocası, Çilem'i öldürmek için eve gelmişti.

Çilem o gün kocasının kendisini öldüreceğini anladı, yatak odasına saklanmaya çalıştı fakat kocası yatak odasına girdi ve dayak atmaya devam etti.

Bu sırada Çilem'in eli, kocasının yastık altına koyduğu silaha gitti.

Çilem yaşayacaktı, tetiği çekti.

Dava başladığı günden itibaren kadınlar Çilem'i asla yalnız bırakmadılar!

Sürekli dayak yiyen, fuhuşa zorlanan, ölüm tehditi alan ve defalarca polise başvurmuş bir kadın kendisini korumak için daha ne yapmalıydı?

Çilem de kendisini yalnız bırakmayan kadınları cevapsız bırakmadı. “Kadın arkadaşlarım, hiçbir zaman kirpiğiniz yere düşmesin. Alnınız hep dik; dimdik onurlu kalsın.”

“Canım arkadaşlarım, 

Bir kadın isterse kendini doğurabilir. Bir kadın isterse dağ başında bile kalsa dimdik durabilir. Mücadele verebilir, sıfırdan başlayabilir. Burada karanlık çöktüğünde yalnız hissetmiyorum kendimi. Siz iyi insanlar iyi ki varsınız. Kadın arkadaşlarım, hiçbir zaman kirpiğiniz yere düşmesin. Alnınız hep dik; dimdik onurlu kalsın. Bir kardeş olarak ellerimi avucunuzda hissediyorum.”

Bir ay önce çıktığı mahkemenin ileri bir tarihe ertelenmesinden sonra, Çilem bugün yine hakim karşısına çıktı.

Kadınlar da elbette destek vermek için yeniden oradaydı.

Dava sonucu: Çilem Doğan tam 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

"Mini etek giydi, psikolojisi bozulmadı, erken boşaldı" gibi bahanelerle erkeklere sürekli indirim yapan adalet, Çilem Doğan'a meşru müdafaa hakkı tanımadı.

Zaten Çilem daha önce defalarca adalete başvurmayı da denemişti.

Kocası Çilem'i öldürse, bu kadar ceza alacak mıydı?

Halk verilen bu karardan oldukça rahatsız!

"Şu adliye koridorlarında yüzüm mor halde çok dolaştım koruma kararı için. Başka seçeneğim kalmamıştı."

Umuyoruz ki bu karar bozulur ve adalet yerini bulur.

Sabret Çilem, o kapıları ittire ittire açacağız elbet!

Ve sevgili gelecek, biz hazırız!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
yagiz-demirer

Kadın öldürünce özgürlük istiyorsunuz. Erkek öldürünce niye özgür oldu diyosunuz Sizin eşitlik anlayışınız nasıl bişey ?

dilara-camyar

Kadın kaç kere başvurmuş polise adliyeye geri yollamışlar birde kocasına karın seni şikayet etti demek ne aq? Bende senin zihniyetine sokayım o zaman. Kadını doğum öncesinde mi sonrasında mı da dövmüş adam. Eğer o kadın öldürmeseydi adam öldürecekti sonuç ne olacaktı. Adam diyecekti ben yapmadım yeterli kanıt yok vb. diyecek geri çıkacaktı. Çocuğunu öldürecekti. Tecavüz edecekti belki. Sonra nolacaktı konu kapanacaktı. Ama burda konu kadının öldürmesi değil mi? Adam öldürünce neden öldürdü diye sormuyorsunuz kadın yine ne yaptı diye soruyorsunuz çünkü amk. Çilem Doğan her zaman haklıdır. Haklı kalacaktır.

missperfect00

Bu ikinci oldu. Nevin Yıldırım'da müebbet hapis cezası almıştı. Kadınların kendi savunmasına izin yok. 'Adaletimiz' resmen diyor ki; ben seni korumuyorum, sende kendini koruyamazsın. Kadın şikayete geldiğinde kocasına 'seni şikayet etti' diye haber verilmesi de cabası.

hasan_isildak

Bu ülke kadar kanunsuz, çapsız bir yer daha yoktur dünya üzerinde.. O kanunları yapanlarada abuk sabuk yorumlayanlarada lanet olsun..

kibirlikedi

yazık oldu bu kadına

Başlıklar

Poliskadınlar
Görüş Bildir