Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Dağ Gibi Hayvanlar Olan Tüylü Mamutların İç Sızlatan Yok Oluş Süreci Ortaya Çıkarıldı!

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Tüylü mamutlar dünyanın gelmiş geçmiş en görkemli canlılarından biri olan, Mısır Piramitleri'nin yapılış zamanına kadar aramızda yaşayan, şimdiyse sadece tarih kitaplarında ve mağara duvarlarında yer alan güzel mi güzel bir hayvan türü. 

Geçtiğimiz günlerde ortaya çıkarılan yok oluş süreçleri ise, gerçekten oldukça acı ve üzücü...

Kaynak: http://journals.plos.org/plosgenetics/ar...

Tüylü mamutların hayatta kalan son bireyleri, 4000 yıl önce Wrangel Adası'nda dünya tarihinden sessizce silinip gitmişti.

İnsanlar tarafından eti, kemikleri ve dişleri için avlanan tüylü mamutlar, yok olarak gezegeni terk etmeden önce tam 400 bin yıl boyunca yaşadılar.

6-7 ton ağırlığına ulaşabilen, 60 yıl boyunca yaşayabilen, çimen ve hasır otu ile beslenen, küçük kulaklara ve küçük bir kuyruğa sahip olan ve Buzul Çağı'nı bile çok rahat atlatan bu güzel hayvanların yok oluş süreçlerine dair yeni bir veri var elimizde.

Bilim insanlarına göre bu hayvanların sonunu getiren şey, genler.

Plos Genetics'te yayınlanan bu makaleye göre, geçmişte mağara duvarlarından eksik etmediğimiz, şimdiyse çocuklara yönelik oldukça başarılı bir film serisi olan Buz Devri'nde yer verdiğimiz bu hayvanların genetik yapıları öylesine bozulmuş ki, hayati değişimler geçirerek ölüme doğru sürüklenmişler.

Wrangel Adası'nda insanlardan korunmayı başaran 300 kadar tüylü mamut, az miktardaki sayıları nedeniyle yeterli genetik çeşitliliğe sahip olamamış haliyle.

Normal şartlarda elenecek olan kötü mutasyonlar, var olmaya devam ederek her yeni nesilde giderek daha artmaya başlamış. Bunun sonucunda ilk önce koku duyguları giderek zayıflamaya başlamış. Daha sonra idrarlarında bulunan proteinler değişmiş.

Bu iki değişiklik tüylü mamutlar için hayli hayati öneme sahip.

Çünkü bu hayvanlar eşlerini seçerken ve sürü içerisindeki hiyerarşiyi belirlerken, idrarlarının kokusuna göre hareket ediyorlar. Hem koku alma duyuları zayıflayınca, hem de idrar kokuları değişince ne eş seçebilmişler, ne de sürünün hayatta kalması için hayli önemli olan hiyerarşik düzeni oturtabilmişler.

Tüm bunların sonucunda sürü içerisindeki bireyler giderek birbirlerinden kopmaya, yalnızlaşmaya başlamışlar...

Değişimler bunlarla sınırlı değil.

Kürklerinin de genetik mutasyonlardan etkilendiği ortaya çıkarılmış. Son kalan mamutların ipeksi ve oldukça parlak renkli tüylere sahip olduğu düşünülüyor. Bu da eş bulma konusunda zaten sıkıntılılarken, iyiden iyiye çiftleşme şanslarının azalmasına neden olmuş olabilir.

Bu hüzünlü yok oluş hikayeleri, bilim dünyası açısından aslında hayli önemli.

Bilim insanları son yıllarda tüylü mamutları geri getirebilmek için pek çok projeye odaklanmış durumda. Fillerin rahimlerine yerleştirilecek tüylü mamut embriyoları ile türün yeniden canlandırılması gündemde.

Fakat bu araştırma, bunu yaparken hayli dikkatli olmamız gerektiğini ortaya çıkarmış durumda.

Nitekim genetik açıdan sorunlara yol açabilecek bireylerin DNA'larını kullanırsak, türü yeniden canlandırabilsek bile yine aynı acı sona doğru ilerleyecekler. Şimdilik, kullanılacak DNA Sibirya'da yaşamış bireylerden elde edildiği için, böyle bir sorunun olmayacağı düşünülüyor; ancak durumdan emin olmamızı sağlayacak araştırmalar yapılması şart gibi duruyor.

İkinci bir önemli konu ise bu araştırmada elde edilen bilgilerin, günümüzde tehlike altında olan türler konusunda yardımcı olabileceği.

Her halükarda, umuyoruz ki bu görkemli hayvanları olabilecek en doğru ve başarılı şekilde dünya üzerine tekrar döndürebiliriz. Neticede bilim sadece insanlığı değil, küçük gezegenimizdeki diğer tüm canlı dostlarımızı da kurtarmalı...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
umut.edu

filleri ve gergedanları dişleri için, köpekbalıklarını yüzgeçleri için, balınaları vs vs avlayan insanoğlu dinazorları getirse ne yazar! önce yoketmeye başladığımız türleri kurtaralım.

midnight_blue

Yok olmadılar form değiştirdiler,referandumda evet diyecekler bunlar işte.

melek_subasi

Hayırcılar da maymun olarak mı kalmış oluyor o zaman?

midnight_blue

Aaa bakın burda birtane var,zıpladı hemen.

melek_subasi

Bu verdiğin cevap mantıklı bir cevap değil. Sana insani bir şekilde cevap yazdım. Sadece seninle aynı fikirde olmayan insanları neden mamuta benzettiğini merak ettim. O zaman onlardan da seni maymuna benzeten çıkabilir. Ayrıca böylesi bir haberin altına bile siyasi yorum yapıyorsun, ne alaka?

midnight_blue

Fikir tartışması bu ülkede bitti artık kardeşim,ülkenin bugün geldiği ve yakın gelecekte götürülmek istediği çukurda artık bu konunun destekçilerine fairplay ruhu göstermek zorunda değiliz,siyasi fikirler tartışılır,akıl tutulmaları değil.

muertonovia

Ekolojik dengeye el uzatmak bizi felakete sürükler sayın bilim insanları, bunu da mı ben söyleyeyim size?

_oishii_

ekolojik dengeyi bozan zaten yine insanoğlu ama..şimdi de düzeltmeye çalışıyorlar akıllarınca, daha kötü olması ihtimali çok yüksek

hitchhikermarvin

Küçücüktüm ufacıktım birgün bir yılan gördüm kurbağayı yicekti.Abim aldı taşı yılanı kovdu,Abi dedim napıyorsun ekolojik dengeyi niye bozuyorsun.Ulan dedi biz insanlar da ekoloji pramidinin içinde değil miyiz? dolayısıyla dışardan müdahele etmedim,ekolojik dengenin bir parçası olarak sürecin içinde yer aldım dedi.Heeee dedim. Şimdi acaba bu yazdığın şeyi de mi böyle düşünmeliyim, yoksa dediğin gibi tanrıcılık mı? Ah Melisa hanım naptınız,düşün dur şimdi.

muertonovia

Nesli yüzyıllar önce tükenmiş bir canlıyı doğal olmayan yollardan tekrar geri getirmeye çalışmak ile bir yılanın kurbağayı yemesine engel olmak arasında bayağı fark var yalnız

muertonovia

Bence bu yaptıkları düzeltmeye çalışmak değil, dengeyi daha da bozmak. Getirmeye çalıştıkları şey fare değil sonuçta :)

just-like-animals

Fare dediğin hayvan dünya üzerinde olumlu veya olumsuz orası size kalmış çok büyük etkileri var boyut yüzünden küçümseme hayvanları =) bu arada tartışdığınız konuya dahil oluyim mamutlar dolaylı yada dolaysız yoldan insanlar tarafından yok oldular yani mamutları geri getirmek dengeyi bozmaz yanlışı düzeltir dediğin şey anca söyle olur bizim etkimiz altında nesli tükenen bir canlıyı geri getirirsek dengeye zarar veririz misal imkansız bir örnek ama dinozorlar vs...

eastking

doğal seleksiyonda zincirden çıkmış bir canlıyı getirmek mi bilim?

fizikci-skywalker

Zincirden çıkmış değil,bizler tarafından çıkarılmış 😬 Tabi destek olmam herhalde yine de getirilmelerine o ayri

feyk

buyuk memeli turlerinde sayi 10bin ureyebilen ciftin altina dustugunde teknik olarak o turun soyu tukenmistir, uzatmalari oynuyordur. butun bir turun tek bir erkek ve kadindan geldigi yada her hayvandan bir ciftin gemiye doldurulup yokolus sonrasi tum dunyaya yeniden soylarinin yayildigi masallari gecersek, bir turun genetik bilgisi asla tek bir kisi yada cift tarafindan tasinamaz. genetik bilgiyi butun bir populasyon tasir ve o populasyon belli bir sayinin altina dustugunde o turun hastaliklara, parazitlere ve degisen sartlara karsi gosterebilcegi hic bir esnekligi kalmaz. mamut ornegindeki gibi kisa surede yok olur gider.

feyk

benzer bir durum su an orta asyaya has bir antilop turu olan saigalarda yasanamakta. zamaninda asiri avlanmayla sayilari tehlikeli bicimde azalmisti. sonradan koruma onlemleriyle sayilari tekrar yuzbinlere ulasti ama turun genetik hazinesi bir kere kaybolunca is isten geciyor. genetik cesitlilik olmadigi icin tek bir salgin hastalikla populasyonun %90ni ortadan kayboluyor, koca koca suruler halinde oluyorlar. ne yazikki balinalar gergadanlar dahil dunyada pek cok tur bu tehlikeli sinirin altina inmis durumda. yokuluslari mamutlarda oldugu gibi son bir oldurucu darbeyi bekliyor. muhtemelen gene mamutlarda oldugu gibi bu son darbe kuresel isinmayla gelen iklim degisimi olacak.

enk-capital

O zaman insan türünün bilgisi de aslında tek bi kişi tarafından taşınmadı. Yani sudan çıkan tek bi türden evrimleşip gelmedik, öyle mi? Ne oldu da bizdeki bu genetik çeşitlilik sağlandı? Of çok cahil hissettim şu an! Anlamadım ben bi şey.

feyk

Xmen filmlerinden ogrenilen evrimle kafa karisir normaldir. Evrim tek bireyin super mutasyonuyla gerceklesmez, mutasyonu genler gecirir, evrimiyse o turun butun populasyonu degisen gen frekanslariyla gerceklestirir, birey sadece dogal seleksiyonla onun testinin aracidir. Karaya cikan tek bir hayvanin kara yasamini baslattigini dusunuyorsan, bazi konularda arastirmadan ogrenmeden hukme variyorsun demektir.

enk-capital

Bilmiyorum. Pek de ilgi duymadığım bi konu. Parça parça bilgilerle anca bu kadar oluyo. Ama anladığım kadarıyla, şimdi üzerinde yaşam olan tıpkı dünya gibi bi gezegen bulsak, burdaki canlıları oraya götürüp çoğalmalarını sağlayamıyoruz. Yani, çoğalmalarını sağlasak bile genetik çeşitliliği sağlayamadığımız için oraya götürdüğümüz canlıların kısa süre sonra soyları tükenir, öyle mi? Neyse ya boşver. Daha fazla cahil durumuna düşmeden gideyim ben.

jsy

Yapay seçilimle yapabilirsin söylediklerini. Koşullara uyum sağlamayı beklemek yerine buna uygun genler tasarlarsın. Ama iş senin kontrolünde olur. Doğal seçilim için neden gen çeşitliliği gerekir ? Şöyle anlatayım. Eğer senin koruman gereken bir toprağın ve cephanen varsa, o cephaneyi tek bir yerde barındırırsan senin yok olman tek hamledir. Ama cephaneni dağıtırsan her biri sana bir şans tanır. Yani yaşama devam etme olasılığını arttırırsın. Örneğin büyük bir sülaleye virüs bulaşsın 100 kişiden 90'ı ölsün kalan 10 üreyebilir bireyin soyu bu virüse karşı daha dayanıklı bir şekilde yaşamlarını sürdüreceklerdir. Bunu uzun uzun yıllara oranladığında canlıların neden değiştiğini anlayabilirsin.

mehmet-akif-kocaman

masal değil gerçek

fizikci-skywalker

Masallara inanacak yaşı geçmiş gibi duruyordunuz oysaki..

Başlıklar

BilimMısır
Görüş Bildir