Çocuk Psikologları Açıkladı: Çocukları Uyutmayı Kolaylaştıran Basit Alışkanlık
Birçok ebeveyn için akşam saatleri günün en zorlu mücadelesine dönüşebiliyor. Bir bardak daha su isteme, son bir hikaye pazarlığı ya da diş fırçalamamak için direnen çocuklar, ebeveynleri zihinsel ve fiziksel olarak tüketebiliyor. Ancak uzmanlar, yatma vakti krizlerini sona erdirmenin yolunun 'çocuğu yormaya veya kandırmaya çalışmak' değil, beklenmedik kadar basit tek bir alışkanlıktan geçtiğini belirtiyor: Çocukla gerçek ve dingin bir bağ kurmak.
New York'ta çalışan lisanslı çocuk psikoloğu Dr. Amanda Whitehouse, ebeveynlerin en büyük hatasının yatma zamanına "üstesinden gelinmesi gereken bir görev" olarak bakmaları olduğunu vurguluyor.
Dr. Whitehouse’a göre çocuklar için yatma vakti sadece bir uyku zamanı değil, aynı zamanda günün sonunda ebeveynden ayrılmayı temsil eden stresli bir an. Ebeveynlerin yorgunluktan bir an önce yalnız kalmak istemesi, çocuk tarafından hissediliyor ve bu durum tam aksi bir etki yaratarak direnci artırıyor.
'Uykuya, çocukları kandırarak veya zorlayarak uyutmamız gereken bir süreç gibi bakma eğilimindeyiz,' diyen Dr. Whitehouse, uykuya geçişin anahtarını şöyle açıklıyor:
'Belirli aktivitelerin veya uyku listelerinin kendisi, çocuğun sinir sistemine güvenlik hissi veren güvenilir bir yetişkinle kurulan öngörülebilir bir bağlantı anından çok daha az önemlidir. Çocuğunuzu yorgun hissettiren şeylere odaklanmak yerine, her ikinizin de birbirine yakın hissetmesini sağlayan ebeveyn-çocuk bağlarına odaklanmalısınız.'
Ekran kullanımından kaçınmak şartıyla; birlikte kitap okumak, sarılmak, ninni veya sakinleştirici müzikler dinlemek gibi duyusal tecrübelerin çocuğun beyin ve sinir sistemine 'her şey yolunda ve güvendesin' sinyali gönderdiği ifade ediliyor.
Dr. Whitehouse, çocukların uykuya sorunsuz geçiş yapabilmesi için ebeveynlerin dikkat etmesi gereken 3 ek kritik alışkanlığı da şöyle sıralıyor:
1. 'Aşırı Yorgunluk' Tuzağına Düşmeyin
Çocukların aniden enerjikleşmesi, gülmesi veya hareketlenmesi çoğu zaman onların yorulmadığı anlamına gelmez. Bu durum, aşırı yorulan vücudun uyanık kalabilmek için verdiği bir stres yanıtı (ikinci enerji dalgası) olabilir. Oyun ilgisinin azalması, göz yorgunluğu ve koordinasyon kaybı gibi ilk ve ince belirtiler görüldüğü an sakinleşme rutini başlatılmalıdır.
2. Katı Değil, Esnek Bir Düzen Kurun
Seyahat, hastalık veya bakıcı değişiklikleri gibi durumlara karşı rutinler esnek olmalıdır. Yatma zamanı beyni yormayacak kadar tutarlı ama ek stres yaratmayacak kadar esnek tutulmalıdır. Örneğin her gece bir kitap okuma kuralı konabilir ancak her gece aynı kitabın aynı sırayla okunması şart koşulmamalıdır.
3. Çocuk Büyüse de Bağ Kurmayı Bırakmayın
Çocuklar kendi başlarına uyuyabilecek yaşa gelse veya ergenlik dönemine girse bile yatma vakti iletişimi tamamen kesilmemelidir. Davranışlar değişse de büyük çocuklarla yatmadan önce bir kart oyunu oynamak, sıcak bir içecek sunmak veya sohbet etmek ebeveynin 'Hala buradayım ve seninle bağ kuruyorum' mesajı vermesini sağlar.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın