Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Cem Kınay Yazio: Herkes Bir Gün Dijital Göçebe Olacak!

38PAYLAŞIM
Yazio Banner

Geçtiğimiz senelerde 2030 yılına kadar bir milyar insanın dijital göçebe olacağı söyleniyordu. 

İnanılacak gibi değildi, birçok insan için, pek ciddiye alınmıyordu. 

İlk dijital göçebeler ise Portekiz, Sri Lanka, Filipinler vs. gezmeye, yaşamaya ve topluluklarını fiziksel ve dijital kurmaya başlamışlardı bile. 

Peki kim bunlar? 

Dijital göçebeler internet ortamında çalışan konumdan bağımsız genç profesyonellerdi. 

Hızla gelişen teknoloji geleceğin çalışma modellerini yeniden tasarlamamızı gerektirecekti. 

Bunlar normal seyrinde devam eden trendlerdi. 

2020 yılı sanki bir milat. Boyunu ve ağırlığını bile gözümün önüne getiremediğim Corona virüsü her şeyi bütün dünyada altüst etti.

İnsanların düşünce ve yaşam tarzını değiştirmeye başladı ve daha da değiştirecek.

Günlük hayatta Zoom, Google Meet, Microsotf Teams ve birçok örnekleri hayatımızın tam göbeğine kuruldular. 

Coğrafya, dil, din, cinsiyet, yaş, gelir vs. fark etmeksizin hepimiz onlarsız günü geçiremez olduk. 

Hem özel hem de iş hayatımızda. 

Evlere kapandık ve konumdan bağımsız hayatı deneyimlemeye başladık. 

Facebook, Google, Microsoft gibi dijital dünyayı yöneten şirketler çalışanlarının 2021 Haziranına kadar ofislere gelmelerinin gerekmediğini, istedikleri yerden çalışabileceklerini açıkladılar. 

British Petrol (BP) 2020 Eylül ayından itibaren Londra ofisindeki 6.500 çalışanının önümüzdeki iki yıl uzaktan çalışacaklarını duyurdu. 

Şirketler de yepyeni deneyimler yapıyorlar. 

İstanbul, New York, Londra, San Francisco gibi pahalı şehirlerde neden iş ve yaşam kurmaları gerekliliği yoğun olarak tartışılıyor. 

Covid’in getirdiği çalışma devrimi birçok insanın istediği yerde yaşamasını ve çalışmasını sağlayacak, yani yeni bir yaşam tarzı tasarlandı gelecek için.

Görünen o ki birkaç sene önceki tahminleri çok daha fazla yukarı çekmek lazım. Dünya çalışan nüfusun yakın bir zamanda yarısı dijital göçebe olacaktır demek artık mümkün.

Konumdan bağımsız yaşam ve çalışma tarzlarına sahip dijital göçebelerin diğer uzaktan çalışanlara göre önemli farklılıkları var. 

Dijital göçebelerin temel felsefesi deneyim ve özgürlüktür. Onlar saatleri belli olan, mecburiyetler, kurallar, hiyerarşi, katı disiplin üzerine kurulu iş hayatına meydan okumaktadırlar. Yaşamlarının tasarımını kendileri yapmak istemektedirler. Az çalışma değil dertleri, ancak performanslarını artırdıklarını düşündükleri hobilerinden vazgeçmek istemiyorlar, iki tane önemli Zoom toplantısının arasında pekâlâ bir saat sörf yapabilme özgürlüğüne sahip olmak istiyorlar. Onlar için artık seyahat, eğlence ve iş arasında keskin sınırlar yok. Bütünsel bir yaşam tarzını yaratmak amaçları. 

Dijital göçebelerin trend topik olması modern yaşamda ucu başı belli olmayan rekabet, vahşi iş hayatı zorlamasından kaçmasıyla ortaya çıkmıştır. 

Bir gün bu duruma yeter artık demişler ve hayatlarını kendileri tasarlamaya başlamışlardır. 

Şiddetli gezme, deneyimleme, öğrenme ve serbest çalışma onların sıhhatine daha iyi gelmiştir, dijital göçebeleri mutlu etmiştir. 

Bence bu trend iş verenler ve çalışanlar için kazan-kazan modelidir. 

Peki hiç mi zorluklar yoktur. 

Tabi ki var. 

Organizasyonlardan bağımsız olarak çalışan göçebeler “güvencesiz çalışma” durumundalar. 

Pozitif, bütünsel ve dengeli bakış tarzına sahip dijital göçebeler çevre baskısı, finansman, yalnızlık, sosyal güvensizlik gibi zorluklarla karşılaşmaktadırlar. 

Seyahat sektörü için gelecekte en büyük hedef guruplarından biri dijital göçebeler. 

Kozmopolit yaşam tarzı olan Ubud, Endonezya, Chiang Mai, Tayland, Lizbon, Portekiz’de yaşayan dijital göçebeler, önümüzdeki senelerde İstanbul, Alaçatı, Marmaris, Fethiye, Kalkan, Kaş gibi yerleri de tercih edeceklerdir. 

Türkiye on2ay 4 Mevsim sloganıyla pekâlâ bütün dünyadan dijital göçebelerin yeni mekânı olabilir. 

Unutma, dijital göçebelik bir yaşam tarzıdır, deneyimleme ve özgürlük en önemli fişekleyen duygudur. Ha bir de yüksek hızda internet ağları şart. 

Ne dersiniz, sizden de dijital göçebe olur mu? 

Kaynak: Prof. Mustafa Şeref Akın 

Instragram
Twitter

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
feyk

uzak bir gelecekte insanlarin fiziksel dunyadan tamamen elini ayagini cekip sanal dunyada tum yasamlarini surmeleri hicde ihtimal disi degil. istedigin an istedigin yerde istedigin isi, istedigin eglenceyi gerceklestirebiliyorsun. hatta fermi paradoksunun tahmin edilen nedenlerinden bir tanesi de bu. fermi paradoksu zeki bir canli formunun isik hizini asamasa dahi bir kac on milyon yilda butun galaksiyi kolonilestirmesi mumkunken 14milyar yillik evren neden bu kadar bos sorusurunu soruyor. olasi cevaplardan bir taneside yeterince ilerleyen bir medeniyetin gercek dunyadan soyutlanip kendi sanal dunyasinda yasiyor olusu.

Görüş Bildir