Büyük İhtimalle Görmeye Ömrümüzün Yeteceği 11 Felaket Senaryosu

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Önümüzdeki günlerin neler getireceğini bilmemiz mümkün değil, ancak tahminde bulunmak çok da zor değil. Sizler için görme ihtimalimizin yüksek olduğu 11 felaket senaryosunu derledik. Allah göstermesin diyerek paylaşıyoruz.

Temiz su kaynaklarının çok çok azalması

İçilebilir su kaynaklarının tükenmesi çok da uzak gelecekte gerçekleşecekmiş gibi görünmüyor. Bugün yarın diyemeyiz ama gözümüzün görebileceği bir zamanda içme suyu konusunda büyük sıkıntılar çekeceğimiz aşikar. İstanbul barajlarının doluluk oranının %25'ler seviyesinde olduğunu aklımızda tutalım.

Dolayısıyla ortaya çıkan su savaşları

Temiz su kaynaklarının azalmasıyla bunlara ulaşmak için verilen mücadeleler de artacak, neticesinde tıpkı enerji savaşları gibi yakın gelecekte su savaşları patlak verecektir.

Fosil yakıtların tükenmesi

Uzmanlar yıllardır fosil yakıtların artık sonuna gelmek üzere olduğumuzun altını çiziyor. Gün gelecek fosil yakıtlardan enerji temin edemeyecek duruma geleceğiz. Suyla çalışan motor yapıldı yapıldı yoksa işimiz zor gibi.

Enerji darboğazı

Dünya nüfusunun ve sanayinin enerji ihtiyacının artması, fosil yakıt kaynaklarının azalması neticesinde dünyanın bir enerji darboğazına girmesi kaçınılmaz gibi görünüyor. "Revolution" dizisinde provasını yaptığımız gelecek çok da uzağımızda değil sanki.

Orta doğu eksenli büyük bir savaş

Yıllardır savaşın hiç eksik olmadığı orta doğu coğrafyasının bu savaş birikimini tüm dünyaya yayması çok zaman almayacak gibi. Şu an gerçekleşmekte olan olaylar bile savaşın ne kadar yakınımızda olduğunun habercisi gibi.

Beklenen büyük İstanbul depremi

1999 yılından beri bekleniyor. Dünyanın öbür ucunda olan bir depremin, büyük İstanbul depremini tetikleyip tetiklemeyeceği konuşuluyor. Peki bu kadar farkındayız da ne yapıyoruz? Rant uğruna kentsel dönüşümler, acil ulaşım yollarının İspark yapılması, toplanma alanlarına AVM yapılması dışında hazırlığımız var mı? Yok, ama beklemeye devam.

Nükleer felaket

Yakın geçmişte, Fukuşima ile bir örneğini yaşadığımız nükleer felaketlerin Çernobil benzerini yaşamamız çok da uzun sürecek gibi görünmüyor. Türkiye de bu felaket senaryosuna yapımına başlayacağı iki nükleer santral ile katkıda bulunmaya hazırlanıyor.

Kıtlık

Dünya nüfusundaki hızlı artış, su kaynaklarındaki azalma, ekilebilir toprakların imara açılması, sanayileşmenin son sürat devam etmesi gibi faktörler yakın gelecekte insanoğlunun kıtlık felaketi ile karşı karşıya kalacağının habercisi gibi.

Küresel ısınma neticesinde buzulların tamamen erimesi

Aslında pek çok uzmana göre yaşadığımız pek çok sıkıntının temelinde yatan sorun. Yıllardır küresel ısınma ile ilgili binlerce makale, araştırma, vs. yayınlanmasına rağmen insanoğlu hala bu konuyu yok saymakta kararlı. Kyoto protokolünü bile imzalamayan onlarca gelişmiş ve gelişmekte olan ülke var. Netice olarak deniz birkaç ülkeyi yutunca aklımız başımıza gelecek gibi görünüyor.

Sert iklim değişiklikleri

Küresel ısınmanın bir başka sonucu da iklimlerdeki ani ve sert değişiklikler. Kışların kış, yazların yaz gibi geçmemesi, ara mevsimlerin ortadan kalkması, 50 dereceleri bulan sıcaklıklar, şehir merkezlerine yağan 50 cm karlar... Buzul çağı yakın gibi.

Ekonomik kriz

Yıllardır zaman zaman Amerika'da zaman zaman Avrupa'da zaman zaman da uzak doğu'da kendini gösteren ekonomik krizlerin, bir araya gelip tek bir kriz olarak dünyayı vurması. 1929 Amerikan buhranı gibi bir buhranı tüm dünyaya yaşatması gözlerimizin görebileceği bir olgu olmaktan uzak değil.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
adlazimdegil

insan kendi kuyusunu kazıyor...

taitava

Ve kesinlikle büyük istanbul depremi'nde 1999'dakinden çok daha fazla can kaybı olacak. Her yer dokunsan dağılacak, kalitesiz binalarla dolu. Off off.

Başlıklar

İstanbulNükleer SantralSavaşUzak Doğu
Görüş Bildir